araçtan yoksun kalma

Araç mahrumiyeti bedeli, trafik kazasında hasar gören ve onarım süresi boyunca kullanılamayan taşıtlar için talep edilen maddi bir tazminattır. Söz konusu hak, araç sahibinin makul onarım süresi boyunca yaşadığı kullanım kaybını karşılar. İkame araç bedeli olarak da bilinen tazminatın dayanağı ise Türk Borçlar Kanunu’dur.

Araçtan yoksun kalma tazminatı, taşıtın günlük kira değerinin onarımda geçen süreyle çarpılmasıyla hesaplanır. İlgili mevzuat, bedelin ödenmesi için fiilen yedek bir araç kiralama zorunluluğu aramaz. Zorunlu trafik sigortası kapsamında olmayan bu talep, kazaya kusuruyla sebebiyet veren sürücüye, araç işletenine ya da malikine yöneltilir. Ayrıca herhangi bir hak kaybı yaşamak istemeyenlerin onarım başlangıç-bitiş tarihlerini gösteren belgeleri ve kusur tespit tutanağını saklaması da gerekir.

Araç Mahrumiyet Bedeli Nedir?

Araç mahrumiyeti bedeli, taşıtı trafik kazası sebebiyle gören kişinin onarım süresi boyunca yaşadığı ekonomik kaybın tazminidir. İlgili tazminat türü, kişinin ulaşım konforundan mahrum kalmasını telafi etmeyi mümkün kılan hukuki bir haktır. Haksız fiil sorumluluğu ilkesine dayanan sistem sayesinde hem aracın fiziki hasarı karşılanır hem de kullanım imkanının geçici kaybı telafi edilir.

Türk Borçlar Kanunu’na göre kusuruyla başkasına zarar veren bir kimse, bu mağduriyeti gidermekle yükümlüdür. Dolayısıyla kazaya sebep olan taraf, maddi hasarın yanı sıra onarım süresince doğan kullanım yoksunluğunu da tazmin etmek durumundadır. Ayrıca tazminatın talep edilebilmesi için aracın onarılabilir durumda olması ve makul bir onarım süresinin bulunması gerekir.

Araçtan mahrum kalma bedeli, piyasadaki benzer bir taşıtın günlük kira bedeli ve vasıtanın kullanılamadığı makul sürenin çarpılmasıyla hesaplanır. Yargıtay içtihatlarına göre mahkeme, zarar görenin araç kiralamadığı durumlarda dahi benzer bir taşıtın rayiç kira bedelini esas alarak tazminata hükmedebilir. Aynı zamanda bu sürede tasarruf edilen yakıt ve bakım gibi olağan giderlerin tazminat tutarından düşülmesi de söz konusu olabilir.

Araç Mahrumiyet Bedelini Sigorta Öder mi?

Bedel, Zorunlu Trafik Sigortası kapsamında yer almaz. Bu noktada zorunlu sigorta, kazada karşı tarafa verilen doğrudan maddi hasarları (kaporta, boya vb) ve bedeni zararları karşılar. Araç kullanılamamasından kaynaklanan kayıplar ise dolaylı zarar olarak değerlendirilir ve bu teminatın dışında kalır. Dolayısıyla mağdur taraf, araç mahrumiyeti tazminatını ilgili sigorta şirketinden talep edemez.

Tazminatın asıl sorumlusu; kazaya kusuruyla sebebiyet veren sürücü, aracın maliki ve işletenidir. Bu kapsamda taraflar, Türk Borçlar ve Trafik Kanunu uyarınca doğan zarardan müteselsilen sorumludur. Hak talebi ise öncelikle kusurlu tarafa yapılan yazılı ihtarla başlar. Anlaşma sağlanamadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesi’nde tazminat davası açılması yoluna gidilir. Söz konusu davalar için zamanaşımı süresi, failin ve zararın öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıldır.

aracı bozulan bir kadın

Araç Mahrumiyet Tazminatı Şartları

Araç mahrumiyeti tazminatı almak isteyen hak sahibinin meydana gelen trafik kazasında tamamen kusurlu olmaması gerekir. Kendi hatasından dolayı aracından mahrum kalan kişi, araç mahrumiyet bedeli talep edemez. Bu çerçevede teknik bilirkişi, hasarın giderilmesi için gereken makul tamir süresini esas alır. Ayrıca mağdur taraf, aracın serviste kaldığı günlerde ikame bir vasıta kiraladığını belgeleyebilir ya da bu süreçte ulaşım mahrumiyeti yaşadığını ispat edebilir.

İlgili mevzuat; aracın modeli, markası, günlük kiralama bedeli ve kullanım amacı gibi kriterleri dikkate alarak tazminat miktarını belirler. Davanın zararın öğrenilmesinden itibaren başlayan 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde açılması gerekir. Yargıtay içtihatları, benzer nitelikte ikinci bir araca sahip olmanın tazminat hakkını ortadan kaldırmadığını ortaya koyar. Çünkü her vasıta, işletenine farklı bir fayda ve mali değer sağlar.

Taşıtın kullanılamadığı sürenin belirlenebilir ve makul olması gerekir. Bu kapsamda süre, aracın niteliğine ve hasarın boyutuna göre uzmanlar tarafından belirlenir. Gerçek onarım süresi, daha uzun olsa dahi ilgili zaman dilimi baz alınır. Ayrıca araç mahrumiyeti tazminatı alabilmek için fiilen bir vasıta kiralamış olma şartı aranmaz. Farklı bir deyişle mahrum kalınan kullanım hakkının kendisi tazminata konu olur.

Araç Mahrumiyet Tazminatı Kimden Alınır?

Araç mahrumiyet tazminatının kusurlu tarafın olan zorunlu trafik sigortasından talep edilmesi mümkün değildir. Söz konusu sigorta, dolaylı zararları karşılamaz. Tazminatın asıl sorumluları, kazaya kusuru nedeniyle sebebiyet veren kişilerdir. Türk Borçlar Kanunu’na göre zarar veren kişi, tazminatı karşılamakla yükümlüdür.

Kazaya neden olan sürücü, haksız fiili gerçekleştiren taraf olarak doğrudan yükümlüdür. Ayrıca aracın maliki (sahibi) ve işleteni de kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince müteselsilen sorumludur. Dolayısıyla araç mahrumiyeti bedeli, bu kişilerin herhangi birinden talep edilebilir.

Mağdur, kusurlu kişilerin ödeme yapmaması halinde yasal süre içinde dava yoluna başvurabilir. Söz konusu davalar, çoğu durumda Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülür ve kaza tarihinden itibaren 2 yıllık bir zamanaşımı süresine tabidir. Öte yandan kasko poliçesinde ikame araç gibi özel teminat yer alanlar, sınırlı bir süreliğine buradan yararlanabilir.

Araç Mahrumiyet Bedeli Zamanaşımı

Araç mahrumiyeti bedeli için zamanaşımı süresi, hukuki hakkını kaybetmek istemeyenler için oldukça önemli bir husustur. Bu noktada talebin tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl içinde gerçekleştirilmesi gerekir. Süre, Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesiyle açıkça düzenlenmiştir. Ayrıca kazanın gerçekleştiği an, sürenin başlangıcı olarak kabul edilir. Hak sahibinin dava açma ve tazminat talep etme hakkı, 2 yıllık sürenin geçmesi halinde zamanaşımına uğrayarak ortadan kalkar.

Nihai süre olarak adlandırılan hüküm, zamanaşımına ilişkin göz önünde bulundurulması gereken bir diğer unsurdur. Kanun, kaza gününden itibaren her halükarda 10 yıl içinde dava açılmasını öngörür. Dolayısıyla zararı ve sorumluyu daha geç öğrenenler, kazanın üstünden on yıl geçtiği takdirde dava açamaz. Bunun yanı sıra Asliye Hukuk Mahkemeleri, araçtan mahrum kalma davalarına bakmakla yükümlüdür.

Araç Mahrumiyet Bedeli Belirsiz Alacak Davası

İlgili dava, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107. maddesinde öngörülmüştür. Dava, zarar gören tarafın talep edeceği tazminat miktarını belirleyebilmesinin imkansız olduğu durumlarda açılır.

Araç mahrumiyeti bedeli, uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen raporlarla tespit edilir. Ancak net tutarı tam olarak belirlenemeyen tazminat talepleri, belirsiz alacak davası şeklinde formüle edilir. Davacı, bu gibi hallerde haklarını saklı tutarak asgari bir miktar belirtebilir ya da nihai tazminat miktarının bilirkişi incelemesiyle belirlenmesini isteyebilir. Ayrıca belirsiz alacak davası, zamanaşımını durduran bir etki yaratır.

Araç Mahrumiyet Bedeli Ödenmezse Ne Olur?

Mağdur, araç mahrumiyeti bedelinin ödenmemesi halinde ihtarname göndererek hukuki süreci başlatabilir. İhtarnameyle net bir şekilde belirtilen tutarın ödenmemesi halinde ise dava yoluna başvurulur. Bu kapsamda süreç, kazadan sonra hızlı bir anlaşma beklentisiyle başlar. Ancak uzlaşma sağlanamadığı takdirde mahkeme aşamasına geçilir.

Karar, zarar gören tarafın Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açtığı davayı kazanması halinde kesinleşir ve araç mahrumiyeti bedeli icra yoluyla tahsil edilir. Vasıtanın onarım giriş-çıkış tarihlerini gösteren belgeler, ekspertiz raporu ve kusur tespit tutanağı, dava için gerekli olan dokümanlar arasında yer alır. Mahkeme, aracın piyasa günlük kira değeri ve makul onarım süresini göz önünde bulundurarak tazminat miktarını belirler.

Araç mahrumiyeti bedeli, sorumluların kesinleşen karara rağmen ödeme yapmaması halinde icra daireleri aracılığıyla zorla tahsil edilebilir. Bu süreçte zamanaşımı, kazanın öğrenildiği tarihten itibaren başlayan 2 yıllık süreyle sınırlıdır. Dolayısıyla ilgili zaman zarfında dava açmayan mağdur tazminat hakkını kaybeder.

araçtan yoksun kalma tazminatı

Araç Mahrumiyet Bedeli Yargıtay Kararı

Araç mahrumiyeti bedeli, trafik kazalarında zarar gören ve onarım süresince kullanılamayan taşıt sahiplerinin tazminat talep hakkıdır. Bu hak, kusurlu tarafın haksız fiil sorumluluğuna dayanır ve doğrudan sigorta şirketlerinden talep edilmez. Yargıtay kararlarından bazıları ise aşağıdaki gibidir:

  • “Mahkemece alınan bilirkişi raporunda; dava konusu aracın tamirinin ekonomik olmadığı, pert total haliyle değerlendirilmesi gerektiği bildirilmiştir. Bu durumda mahkemece, yeni bir araç alıncaya kadar geçecek makul sürenin tespiti ile araç mahrumiyet zararına hükmedilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru değildir.” (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/14304E- 2019/5903K sayılı ilamı)
  • “Davacının ikame araç bedeli talebi mahkemece davacı tarafından araç kiraladığına dair belge sunulmaması nedeniyle reddedilmiş olup bu süre ile ilgili araç kiralandığına dair belge sunulmasa da B.K.42 maddesi (50.md) uyarınca hakim zararı belirleyebilir. Bu durumda mahkemece, davacı aracında oluşan hasarın niteliğine göre makul tamir süresinin belirlenmesi ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan, bu süre içinde davacının (ikame araç) ödemesi gereken bedelin ne olacağı konularında ayrıntılı, gerekçeli, denetlenebilir rapor almak suretiyle davacının mahrumiyet bedeli talebi hakkında karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde eksik inceleme ile karar verilmesi isabetli değildir.” (Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 2017/1625 E. , 2018/1686 K. sayılı ilamı)
  • “Kural olarak haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 50’nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacı tarafından araç kiraladığına dair belge veya ödeme belgeleri sunulmasa da hakim zararı belirleyebilir. Bu durumda mahkemece, davacı aracında oluşan hasarın niteliğine göre makul tamir süresinin belirlenmesi, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan ve bu süre içinde davacının (ikame araç) ödemesi gereken bedelin ne olacağı konularında alınan bilirkişi raporuna göre davacının araç mahrumiyet bedeli talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.” (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 2021/26777 E. Sayılı, 2022/11236 K. sayılı ilamı)

Yargıtay kararları, mağdurların fiilen araç kiralamamış olsa dahi bu haktan yararlanabileceğini ortaya koyar. Ayrıca tazminat miktarının da nihai kusur oranına göre belirleneceğini gösterir.

Araçtan Yoksun Kalma Tazminatı Nedir?

Araçtan mahrum kalma tazminatı, bir kaza sebebiyle taşıtını kullanamayan kişilere ödenen maddi bedeldir. Hak, mağdurun onarım süresi boyunca yaşadığı kullanım kaybını telafi etmeyi mümkün kılar. Bununla birlikte tazminat, haksız fiil sorumluluğu hükümlerine dayanır ve karşı tarafın sigortasından talep edilemez. Sorumluluk, kusurlu araç sürücüsü, maliki ve işletenine aittir.

Araç mahrumiyeti bedeli için taşıtın hasar görmüş olması şarttır. Ayrıca mağdurun kazada kusursuz ya da az kusurlu olması gerekir. Fiilen araç kiralamak da zorunlu değildir. Tazminat, aracın muadilinin günlük kira bedeliyle kullanılamadığı makul sürenin çarpılmasıyla belirlenir. Hakim, fiili onarım döneminden ziyade teknik olarak belirlenen makul süreyi dikkate alır.

Araçtan Yoksun Kalma Tazminatı Nasıl Hesaplanır?

Tazminat, aracın kullanılamadığı makul süre ve ona uygun günlük ikame bedeli dikkate alınarak hesaplanır. Hesaplama sürecinde aracın serviste fiilen kaç gün kaldığından ziyade uzmanların hasarın teknik gerekliliklerini dikkate alarak belirlediği ideal onarım süresine bakılır. Ayrıca mahkemeler, servis yoğunluğu ya da parça temini gibi gecikmelerle uzayan fiili süreleri göz önünde bulundurmaz.

Günlük ikame bedeli, taşıtın nitelik ve segmentine uygun bir aracın kiralanma maliyetidir. İlgili bedel; vasıtanın markasına, modeline ve piyasa koşullarına göre belirlenir. Tazminat miktarı da bu günlük bedelle makul onarım süresinin (gün) çarpılmasıyla elde edilir.

Hesaplama sırasında sürücülerin normal zamandaki yakıt gibi giderleri de belirlenir ve toplam tutardan düşülür. Aracın tamamen kullanılamaz hale geldiği durumlarda yeni bir vasıta temin edilinceye kadar geçen makul süre de göz önünde bulundurulur. Söz konusu uygulamanın nedeni, tazminatın yalnızca kayıpları telafi etme amaçlı olmasıdır.

Araçtan Mahrum Kalma Tazminatı Kimden Alınır?

Araçtan mahrum kalma tazminatı, Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi gereğince öncelikle kusurlu taraftan talep edilir. İlgili madde, hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren kişiyi mağduriyeti gidermekle yükümlü tutar. Bu noktada tazminatın asıl sorumluları, kazaya kusuruyla sebebiyet veren araç sürücüsü ve taşıtın maliki yani sahibidir.

Sürücü ve malikin sorumluluğu, müteselsilen (zincirleme) bir nitelik taşır. Zarar gören kişi, tazminatın tamamını bu kişilerin herhangi birinden ya da ikisinden talep edebilir. Aracın işletme adına kullanıldığı durumlarda taşıtın işleteni de bu sorumluluğa dahil olur.

Zorunlu trafik sigortası, bu tür dolaylı zararları karşılamaz. Ancak karşı tarafın veya kişinin kendi kasko poliçesinde ikame araç klozu varsa poliçede belirtilen gün sayısı ve limit dahilinde bu teminattan yararlanılabilir.

Araçtan Yoksun Kalma Tazminatı Gerekli Belgeler

Trafik kazası sebebiyle taşıtını kullanamayan kişiler, araç mahrumiyeti bedeli talep edebilir. Bu süreçte başarılı olmak ve hakkını almak isteyenlerin davalarını güçlü delillerle desteklemesi gerekir. Mağdurların dava sürecinde ihtiyaç duyduğu belgeler ise aşağıdaki gibidir:

  • Kaza tespit tutanağı, olayın yaşandığına dair en net kanıttır. İlgili merciiler tarafından düzenlenen belgenin taraflarca imzalanması gerekir.
  • Aracın servise giriş-çıkış tarihlerini net şekilde gösteren belgelere gereksinim vardır. Tazminat, onarım süresi göz önünde bulundurularak hesaplanır. Ayrıca bazı durumlarda bilirkişi raporuyla tespit edilen makul onarım süresi de kullanılır.
  • Hakim, aracın hasar durumunu ve teknik olarak makul tamir süresini netleştirmek adına bilirkişi incelemesi ister. Ekspertiz ya da bilirkişi raporu, hesaplamada kullanılacak süre ve diğer teknik konular için temel oluşturur.
  • Kazaya karışan araçların hasarlarını ve olay yerini net gösteren fotoğraflar, önemli bir görsel delildir. Araç mahrumiyeti bedeli talep eden kişi, taşıtın farklı açılardan çekilmiş fotoğraflarına ihtiyaç duyar.

Günlük ikame araç bedelini gösteren belge de taşıttan yoksun kalma tazminatı için gerekli dokümanlar arasındadır. Söz konusu bilgi, yetkili otomobil federasyonlarından veya kiralama şirketlerinden alınabilir. Mahkemeler, bu bedeli resmi kaynaklardan da tespit edebilir. Bunun yanı sıra araca ait ruhsat fotokopisiyle sürücüye ait ehliyet örneği de kimlik tespiti için gereklidir.

Araç Mahrumiyet Bedeli İtiraz

Sigorta şirketlerince önerilen ya da mahkemelerce hükmedilen tazminat tutarını yetersiz bulanlar, araç mahrumiyet bedeli itiraz sürecini başlatabilir. İtiraz, ödenen bedelin aracın piyasa kira değerini karşılamadığı, belirlenen onarım süresinin gerçeği yansıtmadığı ve zarar hesaplamasında hata yapıldığı hallerde gündeme gelir. Süreç, taşıtın piyasa değerini ve kullanılamama süresini gösteren güçlü belgelerle de desteklenmelidir.

Araç mahrumiyeti bedeli itiraz için izlenecek yol, söz konusu kararın çıktığı yere göre değişir. Sigorta şirketinin verdiği teklife ya da ekspertiz raporuna itiraz etmek isteyenler, aynı şirkete resmi bir dilekçeyle başvurmalıdır. Bu işlem, kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde gerçekleştirilmelidir. Mahkeme kararına itiraz etmek isteyenlerse olağan hukuki yollar olan istinaf ya da temyiz yollarına başvurmalıdır.

Makul onarım süresinin dikkate alınmaması ve taşıtın zorunlu giderlerinin tazminat tutarından düşülmemesi, araç mahrumiyeti bedeli itiraz nedenleri arasındadır. Ayrıca günlük kira bedelinin gerçek piyasa koşullarına uygun olarak belirlenmemesi de sıklıkla öne sürülen gerekçelerden biridir.

Araçtan Yoksun Kalma Tazminatı Davası

Trafik kazası sebebiyle taşıtından yararlanamayan kişi, bu süredeki kullanım kaybı ve ortaya çıkan ekonomik zararının tazmini için dava açar. Bu davanın hukuki dayanağı, Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesidir. İlgili madde, kusurlu ya da hukuka aykırı eylemle başkasına zarar veren kişinin söz konusu mağduriyeti gidermekle yükümlü olduğunu belirtir. Ayrıca kusurlu araç sürücüsünün yanı sıra taşıtın maliki ve işleteni de Karayolları Trafik Kanunu’nun 85. maddesi gereğince bu zarardan sorumlu tutulur.

Araç mahrumiyeti bedeli dava süreci, karşı tarafa yöneltilecek resmi bir ihtarname veya arabuluculuk girişimiyle başlar. Mağdur, anlaşma sağlanamadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesi’nde dava açmalıdır. Ayrıca kişinin talebi, tazminat miktarının kesin olarak belirlenememesi halinde belirsiz alacak davası şeklinde formüle edilir.

Davacı, mahkeme sürecinde iddiaları destekleyen tüm delilleri eksiksiz olarak sunmalıdır. Kaza tespit tutanağı, aracın servis giriş-çıkış tarihlerini gösteren belgeler, ekspertiz raporu, hasar fotoğrafları ve ehliyet, söz konusu deliller arasında yer alır. Yargıtay içtihatları, araç kiralama bedeli sunulmasa dahi hakimin taşıtın hasarına göre makul bir süre belirleyip tazminata hükmedebileceğini netleştirmiştir. Ayrıca onarım süresi boyunca tasarruf edilen yakıt giderleri, tazminat tutarından düşülür.

Mahkeme, aracın makul onarım süresiyle piyasadaki eşdeğer bir taşıtın günlük kira bedelini çarparak tazminat miktarını belirler. Öte yandan aracın tamamen kullanılamaz hale geldiği vakalarda yeni bir taşıt temin edilinceye kadar geçen makul süre dikkate alınır. Mağdur, araç mahrumiyeti bedeli hakkını kazanın öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl içinde kullanmalıdır. Aksi takdirde zamanaşımı sebebiyle dava açma hakkını kaybeder.

Ankara Trafik Kazası Avukatı | Dönmez Hukuk

trafik kazası tazminat davası

Sık Sorulan Sorular

Araçtan Yoksun Kalma Tazminatı İçin Arabuluculuk Zorunlu mu?

Tazminat için arabuluculuk zorunlu değildir. Taraflar, bu yola gönüllü olarak başvurabilir ya da doğrudan Asliye Hukuk Mahkemesi’nde dava açabilir.

Araçtan Yoksun Kalma Tazminatını Kasko Öder mi?

Karşı tarafın kasko sigortası, araçtan yoksun kalma tazminatını ödemekle yükümlü değildir. Ancak kendi kasko poliçesinde ikame araç teminatı olanlar, bundan sigorta sözleşmesinde belirtilen süre ve limit dahilinde yararlanabilir.

Araç Mahrumiyet Bedeli Kaç TL 2026?

Araç mahrumiyet bedeli; taşıtın segmentine göre değişen günlük ikame bedelinin makul onarım süresiyle çarpılmasıyla hesaplanır. 2026 yılı öngörülen günlük bedeller; ekonomik araçlarda 1.900-2.500 TL, orta segment taşıtlarda ise 2.500-3.500 TRY’dir. Ayrıca ikame tutarı, üst segment/SUV’lerde 4.000-6.500 TL arası değişir.

Araç Mahrumiyet Bedeli e-Devlet’te Görünür mü?

Araç mahrumiyet bedeli, e-Devlet’te görünmez. Ancak mağdurlar, e-Devlet üzerinden ulaşabilecekleri “Dava Bilgi Sistemi” sayesinde mahkeme sürecini takip edebilir.

Araç Mahrumiyet Bedeli Faiz Ne Zaman Başlar?

Araç mahrumiyet bedeli üzerine yasal faiz işlemesi, mağdurun tazminatın borçlusu olan kişiye dava açmasıyla başlamaz. Faiz, kazanın meydana geldiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

Araç Mahrumiyet Bedeli Kime Yatar?

Araç mahrumiyet bedeli, doğrudan zarar gören vasıtanın sahibine (malikine) ödenir. Hukuki hak, kaza günü aracı farklı bir kişi kullansa dahi taşıtın malikine aittir.

1