← Hukuk Sözlüğü

İmtiyaz, hukuk dilinde bir kişiye, kuruluşa veya belirli bir hak sahibine kanun, sözleşme ya da yetkili makam tarafından tanınan özel hak, üstünlük veya ayrıcalığı ifade eder. İmtiyaz, özellikle idare hukukunda kamu hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin özel yetkiler; ticaret hukukunda ise anonim şirketlerde belirli paylara tanınan üstün haklar bakımından kullanılır. Ancak her ayrıcalık veya avantaj, hukuken imtiyaz niteliği taşımaz.

İmtiyaz kavramı, kullanıldığı hukuk alanına göre farklı sonuçlar doğurabilir. Kamu hizmeti imtiyazında belirli bir hizmetin yürütülmesine ilişkin hukuki yetkilendirme söz konusuyken anonim şirketlerde imtiyaz, belirli paylara tanınan özel hakları ifade eder. Bu nedenle imtiyazın kapsamı, dayanağı ve kullanım şartları ilgili mevzuata göre belirlenir.

Kısaca: İmtiyaz, hukuken tanınmış özel hak veya ayrıcalık demektir. Örneğin bir şirketin kamu hizmetini imtiyaz sözleşmesi kapsamında yürütmesi ya da anonim şirkette belirli payların diğer paylara göre daha fazla oy hakkına sahip olması, farklı hukuk alanlarındaki imtiyaz uygulamalarına örnektir.

İmtiyaz Ne Demek?

İmtiyaz kelimesi genel olarak ayrıcalık, üstün hak veya özel yetki anlamına gelir. Hukukta ise belirli kişilere veya hukuki konumlara ilgili düzenlemeler çerçevesinde tanınan özel hakları ifade eder.

Örneğin anonim şirketin esas sözleşmesinde belirli paylara diğer paylardan daha fazla oy hakkı tanınması, kanuni koşulların bulunması hâlinde oyda imtiyaz oluşturabilir.

İdare hukukunda ise kamu hizmetinin özel bir kişi veya şirket tarafından belirli şartlarla yürütülmesi imtiyaz sözleşmesinin konusu olabilir.

Bu nedenle imtiyazın yalnızca avantaj sağlama anlamında değerlendirilmesi yeterli değildir. Hakkın hangi düzenlemeye dayandığı ve hangi sınırlar içerisinde kullanılabileceği de önem taşır.

İmtiyaz Hakkı Nedir?

İmtiyaz hakkı, belirli bir kişiye, kuruluşa veya paya hukuken tanınan özel yetki ya da üstün haktan yararlanabilme imkânıdır.

İmtiyaz hakkının niteliği, ilgili hukuk alanına göre değişebilir.

  • Kamu hizmeti imtiyazında belirli bir hizmetin yürütülmesine yönelik sözleşmesel hak ve yükümlülükler bulunabilir.
  • Anonim şirketlerde imtiyazlı paylar, kâr payı veya oy hakkı gibi alanlarda üstün haklar sağlayabilir.
  • Özel kanunlarla belirli faaliyetler için özel yetki veya haklar tanınabilir.

Ancak imtiyaz hakkı, sahibinin kanuni kurallardan muaf olduğu veya hakkını sınırsız biçimde kullanabileceği anlamına gelmez.

Hukukta İmtiyaz Ne Anlama Gelir?

Hukukta imtiyaz, genel kurallardan farklı olarak belirli bir kişiye, kuruma veya hak grubuna özel bir hukuki konum tanınmasını ifade eder.

Ancak imtiyazların tamamı aynı hukuki niteliğe sahip değildir.

Örneğin idare hukukundaki imtiyaz sözleşmesi kamu hizmetinin yürütülmesiyle ilgiliyken ticaret hukukundaki imtiyazlı pay, anonim şirket ortaklarının pay sahipliği haklarıyla bağlantılıdır.

Bu nedenle bir uyuşmazlıkta imtiyazın hukuki sonuçlarının belirlenmesi için öncelikle hangi imtiyaz türünün söz konusu olduğunun tespit edilmesi gerekir.

Kamu Hizmeti İmtiyazı Nedir?

Kamu hizmeti imtiyazı, belirli bir kamu hizmetinin yürütülmesinin idare ile yapılan imtiyaz sözleşmesi kapsamında özel bir kişi veya kuruluşa bırakılmasıyla ilgili hukuki yöntemdir.

Bu yöntemde hizmetin yürütülmesi, sözleşmenin koşulları ve ilgili mevzuat çerçevesinde gerçekleştirilir.

Örneğin bir altyapı veya ulaşım hizmetinin özel bir şirket tarafından belirli bir süreyle işletilmesine ilişkin sözleşme, hukuki koşullarına göre kamu hizmeti imtiyazı niteliği taşıyabilir.

Ancak özel sektörün yürüttüğü her kamu hizmeti, imtiyaz sözleşmesine dayanmaz. Kamu hizmetleri farklı sözleşme ve işletme yöntemleriyle de yürütülebilir.

İmtiyaz Sözleşmesi Nedir?

İmtiyaz sözleşmesi, idarenin belirli bir kamu hizmetinin yürütülmesini sözleşmeyle özel bir kişiye veya kuruluşa bıraktığı, kamu hizmetinin niteliğinden kaynaklanan özel hukuki kurallara tabi olabilen sözleşmedir.

İmtiyaz sözleşmelerinde hizmetin yürütülme biçimi, finansmanı, işletme süresi, tarafların hak ve yükümlülükleri ile denetim ve sona erme şartları önem taşır.

Örneğin bir kamu hizmetinin imtiyaz yoluyla işletilmesinde özel şirket, sözleşmede kararlaştırılan şartlarla hizmeti sunabilir ve hukuken öngörülen yöntemle gelir elde edebilir.

Ancak sözleşmenin imtiyaz niteliği taşıyıp taşımadığı yalnızca başlığına göre belirlenmez. Sözleşmenin konusu, hizmetin niteliği ve taraflar arasındaki hukuki ilişki birlikte değerlendirilir.

İmtiyaz Sözleşmesinin Özellikleri Nelerdir?

Kamu hizmeti imtiyaz sözleşmelerinin hukuki özellikleri, uygulanacak mevzuata ve somut sözleşmeye göre değişebilir.

Genel olarak şu unsurlar önem taşıyabilir:

  • Belirli bir kamu hizmetinin yürütülmesine ilişkin olması,
  • İdare ile hizmeti yürütecek kişi veya kuruluş arasında kurulması,
  • İşletme ve finansman koşullarının sözleşmede düzenlenmesi,
  • Hizmetin sürekliliği ve kamu yararıyla bağlantılı yükümlülükler içermesi,
  • İdarenin hizmet üzerindeki denetim yetkilerinin bulunması,
  • İlgili şartlarla belirli bir işletme süresi öngörülmesi.

Ancak bu özelliklerin her sözleşmede aynı şekilde bulunması zorunlu değildir. Hukuki nitelendirme, sözleşmenin gerçek içeriğine göre yapılmalıdır.

İmtiyaz Sözleşmesini Kim Verir?

Kamu hizmeti imtiyazının hangi idare tarafından ve hangi usulle verilebileceği, hizmetin niteliğine ve ilgili kanuni yetki düzenlemelerine göre değişir.

Örneğin belediyelerin görev alanındaki bazı hizmetlerin imtiyaz yoluyla yürütülmesinde 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 15. maddesi önem taşır.

Bu maddede, belediyelerin belirli hizmetleri kanunda belirtilen şartlarla imtiyaz yoluyla devredebilmelerine ilişkin düzenlemeler bulunmaktadır.

Ancak her idari makamın istediği kamu hizmeti için serbestçe imtiyaz tanıyabileceği söylenemez. Yetki ve usul kurallarının ilgili mevzuata uygun olması gerekir.

İmtiyaz Sözleşmesi Kaç Yıllık Yapılır?

İmtiyaz sözleşmelerinin süresi, ilgili hizmet alanına ve uygulanacak özel kanun hükümlerine göre belirlenir.

Örneğin 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 15. maddesinde, belediyelerin maddede belirtilen hizmetleri imtiyaz yoluyla devretmesi bakımından kırk dokuz yılı geçmemek üzere bir süre sınırı düzenlenmiştir.

Ancak bu süre, Türkiye’deki bütün imtiyaz sözleşmelerine uygulanacak genel ve değişmez bir üst sınır olarak değerlendirilmemelidir.

Farklı kamu hizmetleri ve özel kanunlar bakımından başka süre veya yetkilendirme hükümleri bulunabilir.

İmtiyaz Sözleşmesinde Danıştayın Görevi Nedir?

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 155. maddesinde Danıştayın kamu hizmetleriyle ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmeleri hakkında görüş bildirme görevi düzenlenmiştir.

Anayasa’ya göre Danıştay, bu sözleşmeler hakkında iki ay içinde düşüncesini bildirmekle görevlidir.

Bu görev, imtiyaz sözleşmelerinin hukuki çerçevesi bakımından önemli bir anayasal düzenlemedir.

Ancak Danıştayın görüş bildirmesi ile sözleşmeden doğan uyuşmazlığı yargısal olarak karara bağlaması farklı işlemlerdir.

İmtiyaz Sözleşmesinden Doğan Uyuşmazlıklar Hangi Mahkemede Görülür?

İmtiyaz sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda görevli yargı merciinin belirlenmesi, sözleşmenin hukuki niteliğine ve ilgili mevzuata göre değişir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinde, kamu hizmetlerinin yürütülmesi amacıyla yapılan idari sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklara ilişkin davalar düzenlenmiştir.

Ancak bu hükümde, tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar bakımından istisna bulunmaktadır.

Bu nedenle imtiyaz sözleşmesine ilişkin her uyuşmazlığın mutlaka idare mahkemesinde veya mutlaka tahkim yoluyla çözüleceği söylenemez.

Uyuşmazlık çözüm yolu, sözleşmenin niteliği ve uygulanacak özel kurallara göre belirlenmelidir.

İmtiyaz ile Ruhsat Arasındaki Fark Nedir?

İmtiyaz ve ruhsat, belirli bir faaliyetle ilgili hukuki yetki veya izin sağlayabilen ancak aynı anlama gelmeyen kavramlardır.

İmtiyaz, ilgili hukuk alanına göre özel hak veya belirli kamu hizmetinin yürütülmesine yönelik sözleşmesel yetkilendirme anlamı taşıyabilir.

Ruhsat ise çoğunlukla bir faaliyetin kanuni şartlar kapsamında yürütülebilmesi için yetkili makam tarafından verilen izindir.

Örneğin bir işletmenin ruhsat alması, o işletmenin mutlaka kamu hizmeti imtiyazı sahibi olduğu anlamına gelmez.

Ancak bazı sektörlerde özel izin, lisans ve yetkilendirme rejimleri bulunduğundan somut işlemin hukuki niteliği ayrıca incelenmelidir.

İmtiyaz ile Tekel Hakkı Aynı Şey mi?

Hayır. İmtiyaz ile tekel hakkı her durumda aynı hukuki sonucu doğurmaz.

İmtiyaz, belirli bir kişiye veya kuruluşa tanınmış özel hak ya da yetkiyi ifade eder.

Tekel hakkı ise belirli bir faaliyet veya alanda başkalarının faaliyet göstermesinin hukuken sınırlandırılmasıyla ilgili olabilir.

Bir imtiyaz sözleşmesi belirli koşullarda münhasır haklar içerebilir. Ancak her imtiyazın mutlaka tekel hakkı sağladığı söylenemez.

Dolayısıyla bir imtiyazın diğer kişilerin faaliyetlerini dışlayıp dışlamadığı, ilgili kanun ve sözleşme hükümlerine göre değerlendirilmelidir.

İmtiyazlı Pay Nedir?

İmtiyazlı pay, anonim şirketlerde belirli paylara diğer paylara göre üstün haklar veya kanunda öngörülmemiş yeni pay sahipliği hakları tanınmasıyla oluşan pay türüdür.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 478. maddesine göre imtiyaz, kâr payı, tasfiye payı, rüçhan ve oy hakkı gibi haklarda paya tanınan üstün bir hak veya kanunda öngörülmemiş yeni bir pay sahipliği hakkıdır.

Örneğin anonim şirketin esas sözleşmesinde belirli paylara, kanuni koşullara uygun olarak diğer paylardan farklı oy hakkı veya kâr payı avantajı tanınabilir.

Ancak şirketin her pay sahibi, sırf ortak olduğu için imtiyazlı pay sahibi sayılmaz. İmtiyazın geçerli şekilde tanınmış olması gerekir.

İmtiyazlı Pay Sahiplerinin Hakları Nelerdir?

İmtiyazlı pay sahiplerine tanınabilecek haklar, şirketin esas sözleşmesine ve Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili hükümlerine göre belirlenir.

Örneğin şu alanlarda imtiyaz tanınabilir:

  • Kâr payı imtiyazı: Kâr dağıtımında belirli paylara özel üstünlük tanınması.
  • Oy hakkı imtiyazı: Kanuni sınırlar içerisinde belirli paylara farklı sayıda oy hakkı verilmesi.
  • Tasfiye payı imtiyazı: Tasfiye bakiyesi üzerindeki hakların esas sözleşmede özel şekilde düzenlenmesi.
  • Rüçhan hakkıyla ilgili imtiyaz: Yeni pay alma hakkına ilişkin üstünlükler tanınması.

Ancak her imtiyazlı pay bütün bu hakları birlikte sağlamaz. Payın hangi üstün haklara sahip olduğu, esas sözleşme ve ilgili mevzuata göre belirlenir.

Anonim Şirkette İmtiyaz Nasıl Tanınır?

Türk Ticaret Kanunu’nun 478. maddesine göre bazı paylara imtiyaz, ilk esas sözleşmeyle veya esas sözleşmede değişiklik yapılarak tanınabilir.

Bu nedenle anonim şirketlerde imtiyazın yalnızca pay sahipleri arasında yapılan sözlü bir anlaşmayla geçerli şekilde ortaya çıktığı söylenemez.

Örneğin şirket kuruluşunda A grubu paylara belirli oy hakkı imtiyazları tanınması kararlaştırılabilir.

Ancak imtiyazın hukuka uygunluğu, esas sözleşme hükümleri ve Türk Ticaret Kanunu’nun emredici düzenlemeleri çerçevesinde değerlendirilmelidir.

Oyda İmtiyaz Ne Demek?

Oyda imtiyaz, anonim şirkette eşit itibari değere sahip paylara farklı sayıda oy hakkı tanınmasıdır.

Türk Ticaret Kanunu’nun 479. maddesi oyda imtiyazı düzenlemektedir.

Örneğin eşit itibari değerdeki bazı paylara bir oy, belirli imtiyazlı paylara ise daha fazla oy hakkı tanınması, kanuni koşullar altında mümkün olabilir.

Ancak oyda imtiyaz sınırsız değildir. Türk Ticaret Kanunu’nun 479. maddesine göre bir paya kural olarak en çok on beş oy hakkı tanınabilir.

Kanunda belirtilen kurumlaşma ihtiyacı veya haklı sebebin ispatı hâllerinde, mahkeme kararıyla bu sınırlamaya ilişkin istisna uygulanması mümkün olabilir.

İmtiyazlı Pay Her Kararda Fazla Oy Kullanabilir mi?

Hayır. Oyda imtiyaz tanınması, pay sahibinin şirketin bütün kararlarında sınırsız veya daha fazla oy kullanabileceği anlamına gelmez.

Türk Ticaret Kanunu’nun 479. maddesinin üçüncü fıkrasında oyda imtiyazın kullanılamayacağı belirli kararlar düzenlenmiştir.

Örneğin esas sözleşme değişikliği ve ibra ile sorumluluk davası açılması kararlarında oyda imtiyaz kullanılamaz.

Bu nedenle imtiyazın kapsamı yalnızca esas sözleşmeye değil, ilgili emredici kanun hükümlerine de bağlıdır.

İmtiyazlı Pay ile Normal Pay Arasındaki Fark Nedir?

Anonim şirketlerde imtiyazlı pay ile imtiyaz tanınmamış pay arasındaki temel fark, pay sahipliği haklarının kapsamıdır.

İmtiyazlı pay, kanuni şartlarla belirli üstün haklar sağlayabilir.

İmtiyaz tanınmamış pay ise paya özel üstün hak bulunmaksızın kanun ve esas sözleşmede öngörülen haklara sahiptir.

Örneğin A grubu paylara oyda imtiyaz tanınırken B grubu paylara bu yönde bir üstünlük tanınmamış olabilir.

Ancak A ve B grubu şeklindeki sınıflandırma, her durumda belirli grubun imtiyazlı olduğu anlamına gelmez. Esas sözleşme hükümleri incelenmelidir.

İmtiyazlı Pay Sahipleri Özel Kurulu Nedir?

İmtiyazlı pay sahipleri özel kurulu, anonim şirketlerde belirli kararların imtiyazlı pay sahiplerinin haklarını ihlal edebilecek nitelikte olması durumunda uygulanan özel karar mekanizmasıdır.

Türk Ticaret Kanunu’nun 454. maddesi, imtiyazlı pay sahiplerinin haklarını etkileyen esas sözleşme değişiklikleri ve belirli sermaye artırımı kararları bakımından bu özel kurulun rolünü düzenlemektedir.

Örneğin şirketin esas sözleşmesinde yapılacak değişikliğin belirli paylara tanınan üstün hakları ihlal etmesi durumunda, kanuni koşullarda imtiyazlı pay sahipleri özel kurulunun onayı gerekebilir.

Ancak her esas sözleşme değişikliğinin mutlaka özel kurul onayını gerektirdiği söylenemez.

İmtiyazlı Pay Sahiplerinin Hakları Kaldırılabilir mi?

İmtiyazlı paylara tanınmış haklarda değişiklik yapılması, Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili hükümlerine ve şirketin esas sözleşmesine tabidir.

Özellikle TTK’nın 454. maddesi kapsamında imtiyazlı pay sahiplerinin haklarını ihlal eden belirli kararların uygulanabilmesi için özel kurul onayı gerekebilir.

Bu nedenle şirket yönetiminin veya genel kurulun imtiyazlı pay haklarını her durumda tek taraflı ve sınırsız biçimde ortadan kaldırabileceği söylenemez.

Değişikliğin geçerliliği, kararın niteliğine ve kanunda öngörülen usuli şartlara göre belirlenir.

İmtiyazlı Pay Sahibi Dava Açabilir mi?

İmtiyazlı pay sahipleri, haklarının ihlal edildiği iddiasıyla kanuni şartların bulunması hâlinde yargı yoluna başvurabilir.

Türk Ticaret Kanunu’nun 454. maddesinde, özel kurulun toplantıya çağrılması ve özel kurul kararlarına ilişkin belirli yargısal başvuru imkânları düzenlenmiştir.

Örneğin yönetim kurulunun kanuni süre içinde özel kurulu toplantıya çağırmaması durumunda, ilgili koşullarda imtiyazlı pay sahibinin asliye ticaret mahkemesine başvurması mümkün olabilir.

Ancak dava açma hakkı, başvuru süresi ve kullanılacak hukuki yol, uyuşmazlığın niteliğine göre ayrıca belirlenmelidir.

İmtiyaz ile Rüçhan Hakkı Arasındaki Fark Nedir?

İmtiyaz ve rüçhan hakkı, anonim şirketlerde birbirleriyle bağlantılı olabilen ancak aynı anlama gelmeyen kavramlardır.

İmtiyaz, belirli paylara tanınan üstün hak veya yeni pay sahipliği hakkını ifade eder.

Rüçhan hakkı ise mevcut pay sahiplerinin sermaye artırımında çıkarılan yeni payları, kanuni koşullar çerçevesinde öncelikle alma hakkıyla ilgilidir.

Türk Ticaret Kanunu’nun 461. maddesi, yeni pay alma hakkını düzenlemektedir.

Rüçhan hakkı, pay sahiplerine tanınan kanuni bir hak olmakla birlikte belirli paylara bu hakla bağlantılı üstünlük tanınması imtiyaz kapsamında değerlendirilebilir.

Bu nedenle normal rüçhan hakkına sahip olmak ile rüçhan hakkı yönünden özel imtiyaz sahibi olmak aynı durum değildir.

İmtiyaz Hakkı Devredilebilir mi?

İmtiyaz hakkının devredilebilirliği, hakkın niteliğine ve ilgili kanun hükümlerine göre değişir.

Örneğin anonim şirkette belirli paya bağlı imtiyazlar, payın hukuken geçerli şekilde devredilmesiyle birlikte ilgili koşullarda yeni pay sahibine geçebilir.

Ancak kamu hizmeti imtiyaz sözleşmesinden kaynaklanan hak ve yükümlülüklerin devri farklı usullere tabi olabilir.

Bu nedenle her imtiyazın sahibince serbestçe başka bir kişiye devredilebileceği söylenemez.

İmtiyaz Hakkı Sona Erer mi?

İmtiyaz hakkı, ilgili hukuki düzenlemeye ve hakkın niteliğine bağlı olarak sona erebilir.

Örneğin belirli süreli kamu hizmeti imtiyaz sözleşmesinin süresinin dolması, kanuni veya sözleşmesel sona erme nedenlerini gündeme getirebilir.

Anonim şirketlerde ise imtiyazlı paylara tanınmış hakların değişmesi veya kaldırılması, Türk Ticaret Kanunu ve esas sözleşme hükümleri kapsamında değerlendirilir.

Dolayısıyla imtiyazın sona erme şartları bütün hukuk alanlarında aynı değildir.

İmtiyaz Hakkında Bilinmesi Gerekenler

  • İmtiyaz, hukuken tanınmış özel hak veya ayrıcalık anlamına gelir.
  • İmtiyazın hukuki niteliği, kullanıldığı hukuk alanına göre değişir.
  • Kamu hizmeti imtiyazı, belirli kamu hizmetlerinin sözleşmeyle yürütülmesine ilişkin olabilir.
  • Her kamu hizmeti sözleşmesi imtiyaz sözleşmesi değildir.
  • İmtiyaz sözleşmesi ile ruhsat aynı hukuki işlem değildir.
  • Her imtiyaz, sahibine tekel hakkı sağlamaz.
  • Anayasa’nın 155. maddesi, Danıştayın imtiyaz şartlaşma ve sözleşmeleri hakkındaki görüş bildirme görevini düzenler.
  • Anonim şirketlerde belirli paylara kanuni koşullarla imtiyaz tanınabilir.
  • İmtiyazlı paylar kâr payı, tasfiye payı, rüçhan veya oy hakkıyla ilgili üstünlükler sağlayabilir.
  • Oyda imtiyaz, Türk Ticaret Kanunu’nun 479. maddesindeki sınırlamalara tabidir.
  • İmtiyazlı pay sahiplerinin haklarını ihlal eden belirli şirket kararlarında özel kurul mekanizması uygulanabilir.
  • İmtiyazların devredilmesi ve sona ermesi, ilgili hukuki düzenlemelere göre değişir.

İmtiyaz ile İlgili Hukuki Dayanaklar

İmtiyaz kavramının hukuki dayanakları, kamu hizmetleri ve şirketler hukuku bakımından farklı düzenlemelerde bulunmaktadır.

  • 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası (AY) m. 47: Kamu hizmetlerinin özel hukuk sözleşmeleriyle gerçek veya tüzel kişilere gördürülmesine ilişkin anayasal düzenleme.
  • AY m. 155: Danıştayın kamu hizmetleriyle ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmeleri hakkında görüş bildirme görevi.
  • 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) m. 2/1-c: İdari sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklar ve tahkim öngörülen imtiyaz sözleşmelerine ilişkin istisna.
  • 5393 sayılı Belediye Kanunu (BK) m. 15: Belediyelerin belirli hizmetleri imtiyaz yoluyla devretmesine ilişkin hükümler.
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 360: Belirli pay gruplarının ve azlığın yönetim kurulunda temsil edilmesi.
  • TTK m. 454: İmtiyazlı pay sahipleri özel kurulu.
  • TTK m. 461: Yeni pay alma hakkı.
  • TTK m. 478: İmtiyazlı payların tanımı ve imtiyaz tanınmasına ilişkin hükümler.
  • TTK m. 479: Oyda imtiyaz ve sınırlamaları.

Resmî kaynaklar:

İmtiyazın hukuki sonuçları; hakkın hangi mevzuata dayandığına, kamu hizmeti veya şirket ortaklığıyla ilgili olmasına, sözleşme ve esas sözleşme hükümlerine göre değişebilir. Özellikle kamu hizmeti imtiyaz sözleşmeleri ile anonim şirketlerdeki imtiyazlı payların birbirinden farklı hukuki kurumlar olduğu dikkate alınmalıdır.

Kategori
1