Temlik, hukuk dilinde bir hakkın, alacağın veya mülkiyetin başka bir kişiye devredilmesini ifade eden terimdir. En yaygın kullanım alanlarından biri alacağın temliki olup, bir alacaklının sahip olduğu alacak hakkını başka bir kişiye geçirmesi anlamına gelir. Temlik işlemi sonucunda devredilen hakkın sahibi değişebilir.
Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde temlik; devir, alacağın başkasına devredilmesi ve mülkiyetin geçirilmesi anlamlarıyla açıklanmaktadır. Bununla birlikte her hakkın devri aynı hukuki kurallara tabi değildir. Özellikle alacakların devri ile taşınmaz mülkiyetinin devri arasında önemli farklılıklar bulunmaktadır.
Kısaca: Temlik, bir hakkın başka bir kişiye geçirilmesidir. Örneğin bir kişinin başka birinden olan para alacağını üçüncü bir kişiye devretmesi, alacağın temlikidir. Ancak bu işlem, borcun başka bir kişiye devredilmesiyle aynı anlama gelmez.
Temlik Ne Demek?
Temlik kelimesi, bir mal veya hak üzerindeki yetkinin başka bir kişiye geçirilmesini ifade eder. Hukuki işlemlerde temlik kavramıyla özellikle alacak haklarının devrinde karşılaşılır.
Örneğin bir şirketin müşterisinden 100.000 TL alacağı bulunduğunu düşünelim. Şirket, bu alacak hakkını kanuni şartlara uygun şekilde başka bir şirkete devredebilir. Böylece alacağı talep etme yetkisi, devrin kapsamına göre yeni alacaklıya geçer.
Bu işlemde üç kişi veya taraf söz konusu olabilir:
- Temlik eden (devreden): Sahip olduğu alacak hakkını başka bir kişiye geçiren eski alacaklıdır.
- Temellük eden (devralan): Alacak hakkını devralan yeni alacaklıdır.
- Borçlu: Devre konu alacak bakımından ödeme veya başka bir edimi yerine getirme yükümlülüğü bulunan kişidir.
Alacağın devri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 183 ila 194. maddelerinde düzenlenmiştir.
Alacağın Temliki Nedir?
Alacağın temliki, güncel kanuni terminolojiyle alacağın devri, mevcut alacaklının bir alacak hakkını başka bir kişiye geçirmesidir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 183. maddesine göre kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını almadan alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir.
Bu işlem sonucunda borç ilişkisindeki alacaklı değişir. Buna karşılık borçlu, sırf alacak devredildiği için yeni bir borç altına girmiş olmaz.
Örneğin Ahmet’in Mehmet’ten 80.000 TL alacağı bulunduğunu düşünelim. Ahmet, alacağını geçerli bir temlik sözleşmesiyle Ayşe’ye devrederse, alacağı talep etme hakkı Ayşe’ye geçer. Mehmet’in borcu ise yalnızca alacaklının değişmesi nedeniyle artmaz.
Ancak devrin kapsamı, alacağın niteliği ve borçlunun sahip olduğu savunmalar ayrıca değerlendirilmelidir.
Temlik Sözleşmesi Nedir?
Temlik sözleşmesi, bir alacak hakkının mevcut alacaklıdan başka bir kişiye devredilmesini sağlayan sözleşmedir.
Türk Borçlar Kanunu’nun 184. maddesine göre alacağın iradi devrinin geçerli olması, yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır.
Bu nedenle alacağın devri konusunda tarafların yalnızca sözlü olarak anlaşması, kanunun aradığı yazılı şekil şartını karşılamaz.
Temlik sözleşmesinde genellikle şu bilgiler yer alır:
- Alacağı devreden ve devralan tarafların kimlik veya unvan bilgileri,
- Devredilen alacağın hangi hukuki ilişkiden kaynaklandığı,
- Alacağın tutarı veya belirlenmesini sağlayan bilgiler,
- Alacağın tamamının mı yoksa belirli bir bölümünün mü devredildiği,
- Devir karşılığında bir bedel kararlaştırılıp kararlaştırılmadığı,
- Tarafların hak ve yükümlülüklerine ilişkin hükümler,
- Yazılı şekil şartını karşılayan taraf imzaları.
Bu unsurların tamamı her sözleşme bakımından ayrı ayrı kanuni zorunluluk değildir. Ancak devredilen alacağın belirlenebilir olması, işlemin kapsamı ve ispatı açısından önemlidir.
Temlik İçin Borçlunun Rızası Gerekir mi?
Alacağın devrinde kural olarak borçlunun rızası aranmaz.
Türk Borçlar Kanunu’nun 183. maddesi uyarınca, kanun, sözleşme veya işin niteliğinden kaynaklanan bir engel bulunmadığı sürece alacaklı, alacağını borçlunun onayı olmadan üçüncü kişiye devredebilir.
Ancak bazı alacakların devri kanunen yasaklanmış olabilir. Ayrıca taraflar arasında geçerli bir devir yasağı bulunması veya alacağın niteliği gereği devredilememesi de mümkündür.
Kanunun 183. maddesinin ikinci fıkrasında, yazılı bir borç tanımasına güvenen üçüncü kişinin korunmasına ilişkin özel bir düzenleme de bulunmaktadır.
Dolayısıyla her alacağın hiçbir sınırlama olmaksızın devredilebileceği söylenemez.
Temlik Noterden Yapılmak Zorunda mı?
Alacağın iradi devrinde Türk Borçlar Kanunu’nun 184. maddesi uyarınca yazılı şekil şartı bulunmaktadır. Ancak genel olarak alacağın devri sözleşmesinin mutlaka noter huzurunda düzenlenmesi zorunlu değildir.
Kanunun öngördüğü yazılı şeklin sağlanması, kural olarak geçerlilik bakımından yeterlidir.
Bununla birlikte devredilen hakkın türüne göre özel şekil şartları bulunabilir. Örneğin taşınmaz mülkiyetinin devri, sıradan bir alacağın devrinden farklı hukuki kurallara tabidir.
Bu nedenle “temlik sözleşmesi her durumda noter olmadan yapılabilir” şeklinde genel bir değerlendirme doğru değildir. Öncelikle hangi hakkın devredildiğinin belirlenmesi gerekir.
Temlik Borçluya Bildirilmek Zorunda mı?
Alacağın iradi devrinin geçerli olması için kural olarak borçluya bildirim yapılması şart değildir. Ancak bildirimin yapılmaması, borcun kime ödeneceği bakımından önemli hukuki sonuçlar doğurabilir.
Türk Borçlar Kanunu’nun 186. maddesine göre, alacağın devredildiği devreden veya devralan tarafından borçluya bildirilmemişse borçlu, belirli koşullarda önceki alacaklıya iyiniyetle ödeme yaparak borcundan kurtulabilir.
Örneğin bir alacak başka bir kişiye devredilmiş ancak borçluya bu durum bildirilmemiş olabilir. Borçlu, devri bilmeden ve iyiniyetli olarak eski alacaklıya ödeme yaptığında kanundaki şartlar çerçevesinde borcundan kurtulabilir.
Bu nedenle alacağın devredildiğinin borçluya açık ve ispatlanabilir şekilde bildirilmesi, uygulamada önemli bir işlemdir.
Temlik Edilen Alacak Geri Alınabilir mi?
Geçerli şekilde gerçekleştirilen alacağın devri, yalnızca devredenin sonradan fikir değiştirmesiyle kendiliğinden ortadan kalkmaz.
Ancak tarafların yeni bir devir işlemi gerçekleştirmesi, sözleşmenin geçersizliği veya ilgili hukuki işlemin sona erdirilmesini sağlayan başka bir nedenin bulunması hâlinde farklı sonuçlar ortaya çıkabilir.
Örneğin temlik sözleşmesinin geçerlilik şartlarını taşımaması veya irade sakatlığına ilişkin kanuni koşulların bulunması, somut olayın özelliklerine göre hukuki değerlendirme gerektirebilir.
Bu nedenle temlik edilen alacağın geri alınıp alınamayacağı, sözleşmenin içeriğine ve devrin hukuki durumuna göre belirlenir.
İcra Dosyasında Temlik Ne Demek?
İcra dosyasında temlik, icra takibine konu olan alacak hakkının başka bir kişiye devredilmesini ifade eder.
Örneğin bir alacaklı, borçlu hakkında icra takibi başlattıktan sonra takip konusu alacağını başka bir kişiye devredebilir. Geçerli bir devir hâlinde yeni alacaklının takipteki haklarını kullanabilmesi gündeme gelebilir.
Bu durumda icra dosyasında alacağın devredildiğini gösteren belgelerin sunulması ve ilgili usuli işlemlerin gerçekleştirilmesi gerekebilir.
İcra dosyasında alacaklının değişmesi, mevcut takibin kendiliğinden sona erdiği veya borcun ortadan kalktığı anlamına gelmez.
Bununla birlikte takip konusu alacağın niteliği, temlikin kapsamı, borçlunun itirazları ve devam eden icra işlemleri somut dosya üzerinden değerlendirilmelidir.
Banka Borcunun Temlik Edilmesi Ne Demek?
Banka borcunun temlik edilmesi ifadesi, uygulamada çoğunlukla bankanın kredi veya başka bir hukuki ilişkiden doğan alacak hakkını üçüncü bir kişiye devretmesini anlatır.
Örneğin banka, tahsil edemediği bir alacağını hukuken devredilebilir olması şartıyla başka bir kuruluşa devredebilir. Bu durumda borçlu açısından alacaklı değişmiş olur.
Ancak alacağın devredilmesi, borçlunun eski alacaklıya karşı sahip olduğu bütün savunmaların otomatik olarak ortadan kalkması anlamına gelmez.
Türk Borçlar Kanunu’nun 188. maddesine göre borçlu, devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları devralana karşı da ileri sürebilir.
Bu nedenle kendisine bir borcun devredildiği bildirilen kişinin, alacağın dayanağını, devrin kapsamını ve varsa ödeme kayıtlarını dikkate alması önemlidir.
Temlik Edilen Borç Silinir mi?
Hayır. Alacağın temlik edilmesi, borcun kendiliğinden silinmesini veya sona ermesini sağlamaz.
Temlik işleminde esas olarak alacaklı değişir. Borçlu, mevcut borç ilişkisinden doğan yükümlülüklerini kanuni koşullar çerçevesinde yeni alacaklıya karşı yerine getirmek durumunda kalabilir.
Ancak borcun daha önce ödenmiş olması, zamanaşımı, takas, borcun geçersizliği veya başka bir savunma nedeninin bulunması hâlinde durum değişebilir.
Yeni alacaklının ortaya çıkması, borçlunun hukuken mevcut olan savunmalarını tek başına ortadan kaldırmaz.
Tapuda Temlik Ne Demek?
Tapuda temlik, uygulamada taşınmaz mülkiyetinin bir kişiden başka bir kişiye devredilmesi anlamında kullanılan bir ifadedir.
Ancak taşınmaz mülkiyetinin devri ile alacağın temliki aynı hukuki usule tabi değildir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 705. maddesine göre taşınmaz mülkiyetinin kazanılması kural olarak tapu siciline tescille gerçekleşir. Aynı Kanun’un 706. maddesi ise taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin geçerliliği için resmî şekil şartını öngörmektedir.
Bu nedenle bir taşınmazın mülkiyeti, sıradan bir yazılı alacak temlik sözleşmesiyle devredilemez.
Kanunda miras, mahkeme kararı, cebrî icra ve diğer bazı hâller bakımından tescilden önce mülkiyet kazanılmasına ilişkin istisnalar da bulunmaktadır.
Tapu devrinde işlemin niteliği, resmî şekil, tescil ve ilgili özel hükümler birlikte değerlendirilmelidir.
Bedelsiz Temlik Nedir?
Bedelsiz temlik, bir hakkın devri karşılığında devralandan bedel veya başka bir karşı edim alınmamasıdır.
Alacağın bedelsiz devri mümkündür. Ancak bedelli ve bedelsiz devir arasında, özellikle devredenin sorumluluğu bakımından farklılıklar bulunmaktadır.
Türk Borçlar Kanunu’nun 191. maddesi, alacağın bir edim karşılığında devredilmesi ile karşılıksız devredilmesi arasında garanti sorumluluğu yönünden ayrım yapmaktadır.
Kanundaki genel düzenlemeye göre karşılıksız devirde devreden, alacağın varlığı ve borçlunun ödeme gücü bakımından aynı garanti sorumluluğunu üstlenmez.
Bununla birlikte özel düzenlemeler ve taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliği ayrıca dikkate alınmalıdır.
Temlik ile Borcun Üstlenilmesi Arasındaki Fark Nedir?
Temlik ve borcun üstlenilmesi, borç ilişkilerinde taraf değişikliğiyle bağlantılı olmakla birlikte farklı hukuki işlemlerdir.
- Alacağın temliki: Alacak hakkı başka bir kişiye geçer. Kural olarak alacaklı değişir.
- Borcun üstlenilmesi: Borçlunun borcunu başka bir kişinin üstlenmesi söz konusudur. Borçlunun değişmesine ilişkin özel kurallar uygulanır.
Alacağın devri Türk Borçlar Kanunu’nun 183 ve devamı maddelerinde, borcun üstlenilmesi ise 195 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
Örneğin Ahmet’in Mehmet’ten olan alacağını Ayşe’ye devretmesi alacağın temlikidir. Buna karşılık Mehmet’in borcunun başka bir kişi tarafından üstlenilmesi, borcun üstlenilmesi hükümleri kapsamında değerlendirilir.
Temlikname Nedir?
Temlikname, bir hakkın başka bir kişiye devredildiğini gösteren belge anlamında kullanılan hukuki bir terimdir.
Özellikle alacağın devrine ilişkin işlemlerde temlikname ifadesiyle karşılaşılabilir.
Ancak belgenin “temlikname” olarak adlandırılması, tek başına hukuken geçerli bir devir yapıldığını göstermez. Devredilen hakkın niteliğine göre kanunda öngörülen şekil ve geçerlilik koşullarının sağlanması gerekir.
Temlik Edilen Alacağa İtiraz Edilebilir mi?
Alacağın devredilmesi, borçlunun devreden alacaklıya karşı sahip olduğu savunma imkânlarını kural olarak ortadan kaldırmaz.
Türk Borçlar Kanunu’nun 188. maddesi uyarınca borçlu, devri öğrendiği sırada eski alacaklıya karşı sahip olduğu savunmaları yeni alacaklıya karşı da ileri sürebilir.
Örneğin borcun ödenmiş olduğu, geçerli bir borç ilişkisinin bulunmadığı veya ilgili koşullarda zamanaşımı savunmasının mevcut olduğu ileri sürülebilir.
Ancak icra takibi içerisinde yapılacak itirazlar ve başvuru süreleri, takibin türüne ve ilgili usul hükümlerine göre farklılık gösterebilir.
Bu nedenle bir alacağın temlik edildiğinin bildirilmesi ile icra takibine karşı kullanılabilecek hukuki yollar birbirinden ayrı değerlendirilmelidir.
Temlik Hakkında Bilinmesi Gerekenler
- Temlik, bir hakkın veya alacağın başka bir kişiye devredilmesini ifade eder.
- Alacağın temliki, güncel kanuni terminolojiyle alacağın devri olarak adlandırılır.
- Alacağın iradi devri için kural olarak yazılı sözleşme gerekir.
- Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça borçlunun rızası aranmaz.
- Alacağın devri, borcun kendiliğinden sona ermesini sağlamaz.
- Devrin borçluya bildirilmemesi, iyiniyetle yapılan ödeme bakımından hukuki sonuç doğurabilir.
- Borçlu, kanuni koşullar çerçevesinde eski alacaklıya karşı sahip olduğu savunmaları yeni alacaklıya karşı da ileri sürebilir.
- İcra takibine konu bir alacak da hukuken devredilebilir nitelikteyse temlik edilebilir.
- Bedelli ve bedelsiz alacak devirlerinde devredenin garanti sorumluluğu farklılık gösterebilir.
- Tapuda taşınmaz mülkiyetinin devri, alacağın temlikinden farklı şekil ve tescil kurallarına tabidir.
Hukuki dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 183 ila 194. maddeleri (alacağın devri), 195 ve devamı maddeleri (borcun üstlenilmesi); 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 705 ve 706. maddeleri (taşınmaz mülkiyetinin kazanılması ve resmî şekil).
Kaynaklar:
- Mevzuat Bilgi Sistemi – 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu
- Mevzuat Bilgi Sistemi – 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu
- Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi – Alacağın Devri Hakkında Yargı Kararı
Temlik işleminin hukuki sonuçları, devredilen hakkın niteliğine, sözleşmenin kapsamına ve ilgili mevzuat hükümlerine göre değişebilir. Özellikle alacağın devredilebilirliği, temlik sözleşmesinin geçerliliği, borçlunun savunmaları ve icra takibi üzerindeki etkileri somut olayın özellikleri dikkate alınarak değerlendirilmelidir.
