Temyiz, mahkeme tarafından verilen ve kanunen temyiz yoluna açık olan bir kararın, üst derece yargı merciince hukuka uygunluk yönünden incelenmesini sağlayan kanun yoludur. Temyiz incelemesi, hukuk ve ceza yargılamasında kural olarak Yargıtay, idari yargıda ise Danıştay tarafından gerçekleştirilir. Temyizin temel amacı, yargı kararlarının hukuka uygunluğunu denetlemek ve hukukun doğru uygulanmasına katkıda bulunmaktır.
Temyiz, davanın her yönüyle yeniden görülmesi anlamına gelmez. Özellikle istinaf incelemesinden farklı olarak temyiz aşamasında ağırlıklı olarak hukuki denetim yapılır. Bu aşamada mahkemenin ilgili kanun hükümlerini doğru uygulayıp uygulamadığı ve kararın hukuki gerekçelerinin yeterliliği gibi konular değerlendirilir.
Kısaca: Temyiz, bir mahkeme kararının hukuka uygunluğunun Yargıtay veya Danıştay tarafından incelenmesini sağlayan kanun yoludur. Ancak her karar temyiz edilemez ve temyiz başvurusunun süresi yargılama türüne göre değişir.
Temyiz Ne Demek?
Temyiz, yargılamada verilen belirli kararların üst derece mahkemesinin hukuki denetiminden geçirilmesini ifade eder. Bu kanun yolu, mahkeme kararlarında hukukun doğru uygulanıp uygulanmadığının incelenmesini sağlar.
Örneğin bir hukuk davasında ilk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf başvurusu yapılmış ve bölge adliye mahkemesi tarafından karar verilmiş olabilir. Bu karar kanunen temyize açıksa ilgili taraf, süresi içinde temyiz başvurusu yapabilir.
Temyiz incelemesinde kararın hukuka uygun bulunması durumunda onama, hukuka aykırılık tespit edilmesi durumunda ise kanuni şartlar çerçevesinde bozma kararı verilebilir.
Bununla birlikte temyiz incelemesinin kapsamı ve verilebilecek kararlar, hukuk, ceza ve idari yargılama usullerine göre farklılık gösterebilir.
Temyiz Etmek Ne Demek?
Temyiz etmek, kanunen temyiz yoluna açık olan bir mahkeme kararının üst derece yargı merciince incelenmesini istemektir.
Bir kararın temyiz edilmesi, o kararın mutlaka bozulacağı anlamına gelmez. Temyiz mercii, başvurunun kabul edilebilirliğini ve ileri sürülen hukuki nedenleri ilgili usul hükümleri çerçevesinde değerlendirir.
Örneğin bölge adliye mahkemesinin verdiği temyize açık bir kararda kanunun yanlış uygulandığı düşünülüyorsa, ilgili taraf Yargıtay incelemesi talep edebilir.
Ancak bir karardan memnun olmamak, tek başına temyiz hakkının bulunduğunu göstermez. Kararın niteliğinin ve kanunda öngörülen başvuru şartlarının incelenmesi gerekir.
Temyiz Mahkemesi Nedir?
Temyiz mahkemesi, temyiz yoluna başvurulan kararların hukuka uygunluğunu incelemekle görevli yüksek yargı merciidir.
Türkiye’de temyiz incelemesini yapan başlıca yüksek mahkemeler şunlardır:
- Yargıtay: Adli yargıda, hukuk ve ceza mahkemelerine ilişkin temyize tabi kararların incelemesini yapar.
- Danıştay: İdari yargıda, kanunen temyize açık olan kararları inceler.
Temyiz merciinin hangisi olduğu, uyuşmazlığın hangi yargı kolunda bulunduğuna göre belirlenir.
Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru ise temyizden farklı bir hukuki başvuru yoludur.
Temyiz ile İstinaf Arasındaki Fark Nedir?
İstinaf ve temyiz, mahkeme kararlarına karşı başvurulabilen kanun yollarıdır. Ancak incelemeyi yapan merciler ve denetimin kapsamı bakımından birbirinden ayrılır.
İstinaf, ilk derece mahkemesi kararlarının kanuni sınırlar içerisinde hem maddi olay hem de hukuki yönlerden incelenmesini sağlayabilir.
Temyiz ise ağırlıklı olarak kararın hukuka uygunluğunu denetlemeye yönelik bir kanun yoludur.
- İstinaf mercii: Adli yargıda bölge adliye mahkemeleri, idari yargıda bölge idare mahkemeleri.
- Temyiz mercii: Adli yargıda Yargıtay, idari yargıda Danıştay.
- İstinaf incelemesi: İlgili usul hükümlerine göre maddi olay ve hukuki değerlendirme yapılabilir.
- Temyiz incelemesi: Kural olarak hukuki denetim ön plandadır.
Her istinaf kararının temyize açık olduğu söylenemez. Bazı uyuşmazlıklarda istinaf incelemesi sonucunda verilen karar kesin nitelikte olabilir.
Temyiz Süresi Kaç Gündür?
Temyiz süresi, kararın hangi yargılama usulüne tabi olduğuna göre değişir. Türkiye’de bütün davalar için geçerli tek bir temyiz süresi bulunmamaktadır.
Temel düzenlemeler şöyledir:
- Hukuk davaları: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi kapsamında, temyize açık kararlar için kural olarak tebliğ tarihinden itibaren iki haftadır.
- Ceza davaları: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 291. maddesine göre, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki haftadır.
- İdari davalar: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. maddesi kapsamında, temyize açık kararlar için kural olarak kararın tebliğinden itibaren otuz gündür.
Özel kanun hükümleri ve geçiş düzenlemeleri farklı sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle somut dosyada uygulanacak temyiz süresi, kararın niteliği ve ilgili mevzuat üzerinden belirlenmelidir.
Temyiz Süresi Ne Zaman Başlar?
Temyiz süresinin başlangıcı, uygulanacak yargılama usulüne ve ilgili kanun hükümlerine göre belirlenir.
Hukuk yargılamasında Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi, ceza yargılamasında ise Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 291. maddesi uyarınca kural olarak kararın usulüne uygun tebliği esas alınır.
Özellikle ceza yargılamasında hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edilmesi önemlidir.
İdari yargıda ise temyiz süresinin başlangıcı bakımından kararın tebliğ tarihi dikkate alınır.
Tebligatın usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, elektronik tebligat hükümleri ve özel süre düzenlemeleri somut olayda önem taşıyabilir.
Temyiz Süresi Geçerse Ne Olur?
Temyiz süresinin geçirilmesi, kanuni başvuru hakkının kaybedilmesine neden olabilir.
Süresinden sonra yapılan temyiz başvuruları, ilgili usul hükümleri çerçevesinde reddedilebilir.
Ancak bazı durumlarda kanunun öngördüğü şartların bulunması hâlinde eski hâle getirme gibi özel hukuki kurumlar gündeme gelebilir.
Bu nedenle temyiz süresinin kaçırılmış olması durumunda hangi hukuki imkânların bulunduğu, ilgili yargılama usulü ve gecikmenin nedeni dikkate alınarak değerlendirilmelidir.
Hangi Kararlar Temyiz Edilebilir?
Her mahkeme kararı temyize açık değildir. Temyiz edilebilecek kararların kapsamı ilgili usul kanunları tarafından belirlenir.
Hukuk yargılamasında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 ve 362. maddeleri; ceza yargılamasında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286. maddesi ve ilgili diğer hükümler; idari yargıda ise 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. maddesi önem taşır.
Temyize başvurulabilmesi bakımından kararın türü, uyuşmazlığın niteliği, kanunda öngörülen kesinlik sınırları ve özel düzenlemeler dikkate alınmalıdır.
Özellikle parasal sınırlar, kanuni değişiklikler ve yeniden değerleme hükümleri nedeniyle zaman içinde farklılık gösterebilir.
Temyiz Edilemeyen Karar Ne Demek?
Temyiz edilemeyen karar, kanun gereği temyiz incelemesine götürülmesi mümkün olmayan karardır.
Örneğin bazı uyuşmazlıklarda bölge adliye mahkemesinin verdiği karar kesin niteliktedir. Bu kararlar hakkında olağan temyiz yoluna başvurulamaz.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi, bölge adliye mahkemelerinin temyiz edilemeyen kararlarını düzenlemektedir.
Ceza ve idari yargılama bakımından ise farklı kesinlik ve temyiz edilebilirlik hükümleri bulunmaktadır.
Bir kararın temyize kapalı olması, bütün olağanüstü başvuru yollarının veya diğer hukuki imkânların da mutlaka kapalı olduğu anlamına gelmez. Ancak bunlar temyizden ayrı koşullara tabidir.
Temyiz Başvurusu Nasıl Yapılır?
Temyiz başvurusu, ilgili yargılama usulünde belirtilen süre ve şekil şartlarına uygun olarak gerçekleştirilir.
Hukuk davalarında temyiz başvurusu, ilgili usul hükümleri kapsamında dilekçeyle yapılır.
Ceza yargılamasında Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 291. maddesi uyarınca temyiz istemi, hükmü veren mahkemeye dilekçe verilmesi veya kanunda belirtilen şekilde zabıt kâtibine beyanda bulunulması suretiyle gerçekleştirilebilir.
İdari yargıda ise temyiz başvurularında İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun ilgili hükümleri uygulanır.
Başvurunun değerlendirilmesinde özellikle şu hususlar önemlidir:
- Kararın temyize açık olup olmadığı,
- Temyiz süresine uyulup uyulmadığı,
- Başvuru yapacak kişinin temyiz hakkının bulunup bulunmadığı,
- Dilekçede gerekli bilgilerin bulunması,
- Temyiz nedenlerinin ilgili kanuna uygun şekilde belirtilmesi,
- Gerekli harç ve giderlere ilişkin yükümlülükler.
Başvuru usulündeki eksikliklerin sonuçları ilgili kanun hükümlerine göre değerlendirilir.
Temyiz Dilekçesi Nedir?
Temyiz dilekçesi, kanunen temyize açık bir yargı kararının hukuka aykırılık gerekçeleriyle üst derece mahkemesince incelenmesini talep eden başvuru belgesidir.
Dilekçede kararın hangi yönlerden hukuka aykırı görüldüğü ve neden bozulmasının istendiği ilgili usul hükümlerine uygun olarak açıklanmalıdır.
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 294. maddesine göre temyiz eden, hükmün neden bozulmasını istediğini başvurusunda göstermek zorundadır. Aynı madde kapsamında temyiz sebebi, hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.
Hukuk davalarında ise Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun temyiz dilekçesine ilişkin düzenlemeleri dikkate alınır.
Bu nedenle temyiz dilekçesinin yalnızca karara katılınmadığını belirten genel ifadelerle hazırlanması, hukuki denetim bakımından yeterli bir gerekçelendirme sağlamayabilir.
Temyiz İncelemesinde Ne Yapılır?
Temyiz incelemesinde kararın ilgili hukuk kurallarına uygun olup olmadığı değerlendirilir.
Örneğin:
- Kanunun yanlış uygulanıp uygulanmadığı,
- Kararda hukuki gerekçe eksikliği bulunup bulunmadığı,
- Yargılama usulüne ilişkin hukuka aykırılıkların bulunup bulunmadığı,
- Kararın bozulmasını gerektiren hukuki nedenlerin mevcut olup olmadığı
ilgili usul kanununun belirlediği inceleme kapsamı içerisinde ele alınabilir.
Temyiz aşaması, kural olarak yeni bir ilk derece yargılaması değildir. Delillerin değerlendirilmesi ve maddi olaylara ilişkin incelemenin sınırları, yargılama türüne göre farklılık gösterir.
Temyiz Sonucunda Hangi Kararlar Verilir?
Temyiz incelemesi sonucunda ilgili yüksek mahkeme, başvurunun niteliğine ve tespit edilen hukuki duruma göre farklı kararlar verebilir.
En çok karşılaşılan kararlar arasında şunlar bulunur:
- Onama: İncelenen kararın hukuka uygun bulunarak onanmasıdır.
- Bozma: Kararda hukuka aykırılık bulunması nedeniyle kararın bozulmasıdır.
- Düzelterek onama: Kanunun izin verdiği durumlarda belirli hukuki yanlışlıkların düzeltilerek kararın onanmasıdır.
- Başvurunun reddi: Temyiz başvurusunun kanuni koşulları karşılamadığı durumlarda ilgili usul hükümlerine göre reddedilmesidir.
Bu kararların hukuki sonuçları ve yargılamanın sonraki aşamaları, hukuk, ceza ve idari yargılama usullerine göre değişir.
Temyizde Onama Ne Demek?
Temyizde onama, temyiz merciinin incelediği kararı ilgili denetim kapsamında hukuka uygun bularak onamasıdır.
Örneğin Yargıtay tarafından yapılan temyiz incelemesinde kararın bozulmasını gerektiren bir hukuka aykırılık bulunmazsa onama kararı verilebilir.
Onama kararı, ilgili uyuşmazlıkta kararın kesinleşmesi bakımından önemli sonuçlar doğurabilir.
Ancak kararın kesinleşme durumu ve diğer usuli işlemler, somut dosya ve ilgili kanun hükümlerine göre değerlendirilmelidir.
Temyizde Bozma Ne Demek?
Temyizde bozma, temyiz merciinin incelediği kararda hukuka aykırılık tespit ederek kararın bozulmasına hükmetmesidir.
Bozma kararı, dava hakkında mutlaka karşı taraf lehine nihai sonuç verildiği anlamına gelmez.
Bozma sonrasında dosyanın hangi mahkemeye gönderileceği, mahkemenin bozma kararına karşı nasıl işlem yapacağı ve yargılamanın devamı, ilgili usul hükümlerine göre belirlenir.
Bu nedenle temyizde bozma kararı verilmesi ile uyuşmazlığın kesin olarak sonuçlanması aynı şey değildir.
Temyizden Dönen Dosya Ne Demek?
Temyizden dönen dosya ifadesi, bir dava dosyasının temyiz incelemesinin ardından ilgili mahkemeye gönderilmesini anlatmak için kullanılır.
Dosyanın geri gönderilmesi, tek başına kararın bozulduğu anlamına gelmez.
Dosyanın dönüş nedeni, temyiz merciinin verdiği kararın içeriğinden anlaşılır.
Örneğin bozma kararı sonrasında yargılamanın devam etmesi gerekebilir. Onama kararından sonra ise kesinleşme ve diğer usuli işlemler gündeme gelebilir.
Temyizden Sonra Dava Yeniden Görülür mü?
Temyiz incelemesinden sonra davanın yeniden ele alınıp alınmayacağı, verilen karara göre değişir.
Onama kararı verilmesi hâlinde yargılamanın sona ermesi ve kararın kesinleşmesi gündeme gelebilir.
Bozma kararı verilmesi durumunda ise ilgili mahkemede yeniden yargılama işlemleri yapılması gerekebilir.
Ancak bozma kararının kapsamı ve mahkemenin bu karara karşı sahip olduğu usuli imkânlar, yargılama türüne göre farklılık gösterir.
Temyiz Kararı Kesin midir?
Temyiz incelemesi sonucunda verilen kararların hukuki niteliği ve kesinleşmeye etkisi, ilgili usul hükümlerine göre değerlendirilir.
Temyiz merciinin onama kararı, olağan kanun yolu incelemesinin tamamlanması bakımından önemli bir aşamadır.
Buna karşılık bozma kararı verilmesi hâlinde dava dosyasında yargılamanın devam etmesi söz konusu olabilir.
Dolayısıyla temyiz incelemesinin tamamlanmış olması, her durumda uyuşmazlığın tamamen sona erdiğini göstermez.
Temyiz Başvurusu İcrayı Durdurur mu?
Hukuk davalarında temyiz başvurusu yapılması, kararın icrasını kural olarak kendiliğinden durdurmaz.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 367. maddesinde temyizin kararın icrasını durdurmayacağı düzenlenmiştir. Bununla birlikte İcra ve İflas Kanunu’nun 36. maddesindeki icranın geri bırakılmasına ilişkin hükümler saklı tutulmuştur.
Aynı maddede kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal üzerindeki ayni haklara ilişkin kararların kesinleşmedikçe yerine getirilemeyeceği belirtilmektedir.
Dolayısıyla temyiz başvurusunun icraya etkisi, kararın konusuna ve ilgili kanuni düzenlemelere göre değişir.
Ceza Davasında Temyiz Nedir?
Ceza davalarında temyiz, kanunen temyize açık olan ceza mahkemesi kararlarının Yargıtay tarafından hukuki yönden incelenmesini sağlayan kanun yoludur.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286. maddesi, temyiz edilebilecek hükümlere ve temyiz edilemeyecek kararların kapsamına ilişkin hükümler içerir.
Aynı Kanun’un 291. maddesi, temyiz isteminin süresini ve başvuru usulünü düzenlemektedir.
Ceza yargılamasında temyiz nedenleri, hükmün hukuki yönüyle ilgili olmalıdır. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 294. maddesi bu hususu açıkça düzenlemektedir.
Ancak bütün mahkûmiyet veya beraat kararlarının temyize açık olduğu söylenemez. Kararın niteliği ve kanunda öngörülen istisnalar dikkate alınmalıdır.
İdari Davalarda Temyiz Nedir?
İdari yargıda temyiz, kanunda belirtilen idari yargı kararlarının Danıştay tarafından hukuki denetime tabi tutulmasını sağlayan kanun yoludur.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. maddesinde temyize tabi kararlar düzenlenmiştir.
Danıştay dava dairelerinin belirli nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin kanunda sayılan kararları, ilgili koşulların bulunması hâlinde temyiz edilebilir.
İdari yargıda temyiz süresi, kural olarak kararın tebliğinden itibaren otuz gündür.
Ancak idari yargıda her karar Danıştay incelemesine açık değildir. Davanın konusu, parasal sınırlar ve özel kanun hükümleri dikkate alınmalıdır.
Temyiz İncelemesi Ne Kadar Sürer?
Temyiz incelemesinin tamamlanması için bütün davalar bakımından geçerli tek bir süre bulunmamaktadır.
İnceleme süresi; uyuşmazlığın niteliğine, dosyanın kapsamına, ilgili yüksek mahkemenin iş yoğunluğuna ve yapılması gereken usuli işlemlere göre değişebilir.
Bu nedenle temyiz başvurusu yapılan bir davanın ne kadar sürede sonuçlanacağına ilişkin kesin bir tarih verilmesi mümkün değildir.
Dosyanın bulunduğu aşamaya ilişkin bilgiler, erişim yetkileri çerçevesinde UYAP üzerinden takip edilebilir.
Temyiz Dosyası Nasıl Sorgulanır?
Vatandaşlar, tarafı oldukları ve erişim yetkilerinin bulunduğu dava dosyalarına ilişkin bilgileri UYAP Vatandaş Portal üzerinden inceleyebilir.
Dosyanın temyiz aşamasındaki durumuna ulaşmak için genel olarak şu işlemler yapılabilir:
- UYAP Vatandaş Portal üzerinden sisteme giriş yapılır.
- İlgili dava dosyası seçilir.
- Dosyanın kanun yolu aşamasına ilişkin erişime açık bilgiler kontrol edilir.
- Mevcutsa Yargıtay veya Danıştay incelemesine ilişkin dosya ve karar bilgileri incelenir.
UYAP üzerinden görüntülenebilen bilgiler, kişinin dosyadaki sıfatına ve sistemin sağladığı erişim yetkilerine göre değişebilir.
Temyiz Hakkında Bilinmesi Gerekenler
- Temyiz, mahkeme kararlarının hukuka uygunluğunun üst derece yargı merciince incelenmesini sağlayan kanun yoludur.
- Hukuk ve ceza yargılamasında temyiz incelemesi kural olarak Yargıtay tarafından yapılır.
- İdari yargıda temyiz incelemesini Danıştay gerçekleştirir.
- Temyiz ile istinaf aynı kanun yolu değildir.
- Her mahkeme kararı temyize açık değildir.
- Hukuk ve ceza yargılamalarında genel temyiz süresi iki haftadır.
- İdari yargıda temyize açık kararlar için genel süre otuz gündür.
- Temyiz süreleri bakımından usulüne uygun tebligat önem taşır.
- Temyiz sonucunda onama, bozma veya ilgili usul kanununun öngördüğü başka kararlar verilebilir.
- Bozma kararı, davanın mutlaka sona erdiği anlamına gelmez.
- Hukuk yargılamasında temyiz başvurusu kural olarak kararın icrasını kendiliğinden durdurmaz.
- Temyiz incelemesinin tamamlanma süresi dosyanın özelliklerine göre değişir.
Temyiz ile İlgili Hukuki Dayanaklar
Temyiz kanun yoluna ilişkin temel düzenlemeler, ilgili yargılama usulüne göre farklı kanunlarda yer almaktadır.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 361: Temyiz edilebilen kararlar ve başvuru süresi.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 362: Temyiz edilemeyen kararlar.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 364-365: Temyiz dilekçesi ve başvuruya ilişkin hükümler.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 367: Temyizin kararın icrasına etkisi.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 371-373: Bozma nedenleri ve bozma sonrası işlemler.
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 286: Temyiz edilebilecek hükümler.
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 291: Temyiz istemi ve süresi.
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 294: Temyiz başvurusunun içeriği.
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 46: İdari yargıda temyize tabi kararlar ve temyiz süresi.
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 49: Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar.
Resmî mevzuat ve yargı kaynakları:
- Mevzuat Bilgi Sistemi – Güncel Kanunlar
- Yargıtay Başkanlığı
- Danıştay Başkanlığı
- Resmî Gazete – Mevzuat Değişiklikleri
Temyiz hakkının bulunup bulunmadığı, başvuru süresi, kesinlik sınırları ve temyiz incelemesinin hukuki sonuçları; kararın niteliğine, yargılama usulüne ve güncel mevzuata göre değişebilir. Özellikle süreye bağlı kanun yolu başvurularında kararın tebliğ tarihi ve uygulanacak usul hükümleri birlikte değerlendirilmelidir.
