kişilerin huzur ve sükûnunu bozmak

Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Nedir?

Kişilerin huzur ve sükununu bozma, bireyin ruhsal dinginlik içinde yaşama hakkını korumayı amaçlayan hürriyete karşı bir suçtur. Bu suçun oluşabilmesi için failin sırf mağduru rahatsız etme maksadıyla davranması ve eylemlerini ısrarla sürdürmesi gerekir.

Yasalar; gürültü çıkarma, sürekli telefonla arama ya da yasalara aykırı tutum sergileme gibi fiilleri suçun oluşmasına yol açan temel nedenler arasında saymıştır. Bununla birlikte suç, günümüzde genellikle WhatsApp, Instagram gibi sosyal medya platformları üzerinden atılan rahatsız edici mesajlar ya da yapılan aramalar yoluyla işlenir.

Kişileri rahatsız etme suçu unsurları arasında yer alan ısrar, eylemin bir defaya mahsus olmamasını yani mağduru bunaltacak biçimde tekrarlanmasını ifade eder. Bir kimseyi defalarca aramak, ısrarla kısa mesaj göndermek ve yüksek sesle müzik dinleyip gürültü yapmak bu suça örnek olarak gösterilebilir.

Yargıtay kararları, bu tür eylemlerin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgular. Mağdurun istemediğini belirtmesine rağmen eylemlere devam edilmesinin “ısrarlı” davranışın en önemli göstergesi olduğu dile getirilir. Ancak tek seferlik ya da ev tamiri gibi zorunlu ihtiyaçtan kaynaklanan davranışlar, kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçuna örnek olarak gösterilemez.

Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçu mağdurun şikâyetine bağlıdır. Failin cezalandırılması için ilgili şahsın eylemi ve faili öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde yetkili makamlara başvurması gerekir. Bunun yanı sıra suç, üç aydan bir yıla kadar hapisle cezalandırılır. Ayrıca soruşturma ve kovuşturma aşamasında öncelikle uzlaşma prosedürü de uygulanır.

Kişilerin Huzur ve Sükûnunu Bozma Suçu Unsurları

Söz konusu suçun oluşması için kanunun aradığı belli başlı koşullar mevcuttur. Bu kapsamda kişilerin huzurunu bozma suçu unsurlarını aşağıdaki gibi sıralamak mümkündür:

  • Fail, mağdura yönelik olarak kanunda belirtilen ısrarla telefon etme, gürültü yapma ya da hukuka aykırı başka davranış fiillerinden birini gerçekleştirmelidir.
  • Fiilin tek ve münferit olmaktan çıkması, mağduru rahatsız edecek biçimde belirli bir sıklıkla ya süreklilik arz ederek tekrarlanması gerekir.
  • Gerçekleştirilen davranış, failin hukuk düzeni tarafından tanınan bir hakkını kullanması niteliğinde olmamalıdır. Örneğin; olağan komşuluk ilişkilerinden kaynaklanan sesler suç sayılmaz.
  • İlgili suçun hem soruşturma hem de kovuşturma aşamalarına geçilmesi, hak sahibinin fiil ve failden haberdar olduğu tarihten itibaren başlayacak olan altı aylık hak düşürücü süre içinde şikâyet hakkını kullanmasına bağlıdır.

Soruşturma aşamasında tarafların anlaşmaya çalışması zorunludur. Öte yandan uzlaşma sağlanamadığı takdirde yargılama süreci başlar. Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçunun işleniş biçimine göre hakaret ya da tehdit gibi farklı hükümlerin uygulanabileceğini de unutmamak gerekir.

telefonda bağırarak konuşarak birini rahatsız eden bir adam

Kişilerin Huzur ve Sükûnunu Bozma Israr Unsuru

“Israrlı” olma niteliği, kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçundaki eylemi haksız fiil olmaktan çıkarıp kabahat kapsamına sokan temel unsurdur. Bu doğrultuda ısrar, eylemin bir defaya mahsus olmadığını, mağdurun huzurun kaçıracak biçimde belirli aralıklarla ya da süreklilik arz ederek tekrarlandığını gösterir.

Aynı kişiye farklı zamanlarda yapılan çok sayıda telefon araması veya gönderilen mesajlar, Yargıtay uygulamasında ısrar unsurunu oluşturur. Bu kapsamda sesli aramaların yanı sıra WhatsApp ve Instagram gibi uygulamalar üzerinden yapılan yazışmalar da ısrarlı davranış olarak değerlendirilir.

Israr unsurunun varlığı, her somut olayın özelliklerine göre hâkim tarafından objektif ölçütlerle belirlenir ve mutlaka belirli bir sayısal eşik aranmaz. Kişilerin huzur ve sükununu bozma ısrar, davranışların mağdurun rahatsızlığını faile bildirmesine rağmen sürmesiyle anlam kazanır. Bu bağlamda gürültü yapma eylemlerinde ısrar, telefonla rahatsız etmeden farklı olarak kesintisiz şekilde uzun süre devam eden tek fiille dahi oluşabilir.

Israrla Telefon Edilmesi Suretiyle Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma

Israrla telefon edilmesi, TCK 123’te düzenlenen kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçunun seçimlik hareketleri arasında yer alır. Suçun oluşması için failin mağduru birden fazla kez araması ya da mesaj göndermesi gerekir.

Hâkim, ısrar unsurunun varlığını her somut olayın özelliklerine göre belirler. Mağdurun rahatsızlığını bildirmesine rağmen aramaların sürmesi, ısrarın en önemli göstergesidir. Arama ve mesajların içeriğinin herhangi bir önemi yoktur.

Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Cezası

Kişilerin sükun ve huzurunu bozma suçu, üç aydan bir yıla kadar hapisle cezalandırılır. Mahkeme, suçun işleniş biçimine ve failin kastının yoğunluğuna bakarak temel cezayı belirler. Ayrıca hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararının verilmesine de rastlanır. Hükmedilen hapis cezasının uygun koşulların varlığı halinde adli para cezasına çevrilmesi ya da ertelenmesi söz konusudur.

Söz konusu suç tipinde soruşturma ve kovuşturma aşamasına geçilebilmesi için mağdurun beyanı şarttır. Şikayet başvurusu, olayın ve failin öğrenilmesinden itibaren 6 ay içinde yapılmalıdır. Aksi takdirde şikâyet hakkı düşecektir. Şikâyet süresini kaçıranların dava açması mümkün değildir. Buna ek olarak dosya, yargılama süreci başlamadan önce tarafların anlaşmaya çalışması için uzlaştırmacıya gönderilir.

Asliye Ceza Mahkemesi, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçuyla ilgilenir. Ayrıca suçun dava zamanaşımı süresi 8 yıl olarak belirlenmiştir. Dolayısıyla kamu davası, mağdurun ilgili süre içinde Asliye Ceza Mahkemesi’ne başvurmaması halinde düşer. Fail, yargılama sonucunda mahkûmiyet kararı verilmesi durumunda hapisle cezalandırılır. Öte yandan ilgili eylemin cinsel taciz ve tehdit gibi farklı bir suçu içermesi halinde failin cezası artar.

mesajla birisini rahatsız etmek

Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Yetkili Mahkeme

Hukuki güvenlik ilkeleri gereği, huzur ve sükunu bozma suçlarında dava açılacak mahkemenin doğru seçilmesi önemli bir husustur. Söz konusu eylemin cezası üç aydan bir yıla kadar hapistir. Dolayısıyla bu suçla Asliye Ceza Mahkemesi ilgilenir. Bunun yanı sıra mahkeme, TCK 123’ün yanı sıra altı aydan iki yıla kadar hapis gerektiren ısrarlı takip eylemi gibi hususlarda da görevlidir.

Kişiyi rahatsız etme cezası üst sınırı, ısrarlı takip suçunun nitelikli hallerinde (çocuğa veya boşanılan eşe karşı işlenmesi vb.) üç yıla çıkar. Söz konusu durumlarda görev yine Asliye Ceza Mahkemesi’ne kalır. Farklı bir deyişle Ağır Ceza Mahkemesi’ne geçiş söz konusu değildir.

Ceza Muhakemesi Kanunu genel kuralı gereğince suçun işlendiği yer, yetkili mahkemenin belirlenme sürecine doğrudan etki eder. Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu, telefon ya da mesaj aracılığıyla işlendiği takdirde “çok yerli” ve “mütemadi” bir yapıya sahip olabilir. Söz konusu durumda mağdurun fiili ve neticeyi hissettiği yerle failin eylemleri gerçekleştirdiği konum arasında yetki bağlantısı doğar.

Mağdurun bulunduğu yer mahkemesi, bilişim araçlarıyla işlenen dosyalarda yetkili kabul edilir. Soruşturma ise mağdurun şikâyette bulunduğu yerin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülür.

Kişilerin Huzurunu Bozma Şikayete Tabi mi?

TCK’nın 123. maddesinde düzenlenen bu suçun soruşturulması ve kovuşturulması, mağdurun süresi içinde yapacağı şikayet şartına bağlanmıştır. Dolayısıyla Cumhuriyet savcılığı, mağdurun şikayeti olmadan resen soruşturma başlatamaz. Mağdur, maruz kaldığı eylemi ve failin kimliğini öğrendiği andan itibaren altı aylık hak düşürücü süre içinde şikâyet hakkını kullanmalıdır. Bu sürenin geçirilmesi durumunda cezai takibat yapılamaz

Şikayet süresini kaçıran mağdur, bu suç sebebiyle kamu davası açılmasını talep etme hakkını yitirir. Öte yandan savcılık, suçun işlenmesinde kullanılan eylemlerin hakaret ve tehdit gibi şikâyete tabi olmayan farklı bir kabahati oluşturması halinde resen soruşturma başlatabilir. Fail, bu gibi durumlarda daha ağır cezayı gerektiren fiilden dolayı cezalandırılır ve şikâyet süresi aşılmış olsa bile yargılama yapılabilir.

Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Şikayet Süresi

Kişilerin huzur ve sükununu bozma TCK suçunda şikayet süresi, mağdurun fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği tarihten itibaren altı aydır. Söz konusu süre, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 73. maddesi uyarınca hak düşürücü niteliktedir. Dolayısıyla kanunda belirtilen istisnalar dışında uzatılması ya da durdurulması mümkün değildir. Suçun takibi, mağdurun ilgili süre içinde yetkili makamlara başvurmaması halinde imkansız hale gelir ve dava açılamaz.

Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma şikayet süresinin başlangıcı, mağdurun faili tanımadığı durumlarda savcılığın sanığı tespit ettiği tarihe kadar işlemez. Örneğin; gizli numaradan yapılan ısrarlı aramalarda süre, failin kimliğinin belirlendiği andan itibaren başlar. Ayrıca kamu davası, suçun işlendiği tarihin üzerinden sekiz yıllık zamanaşımı süresinin geçmesi halinde şikayet olsa bile düşer.

apartmanda yüksek sesle müzik dinleyerek insanları rahatsız eden bir kadın

Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçu Uzlaşmaya Tabi mi?

Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu (TCK m.123) uzlaşma kapsamındadır. Dosya, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesi gereği soruşturma ve kovuşturma aşamasında uzlaşmacıya gönderilir. Bu noktada dava, tarafların uzlaşması halinde düşer. Dolayısıyla süreç, kamu davası açılmadan sonlanır.

Yargılama süreci uzlaşma sağlanamadığı takdirde devam eder ve fail hakkında üç aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmedilebilir. Mağdurun şikâyetinin ardından işletilen uzlaştırma prosedürü, suçun şikayete tabi olmasıyla doğrudan bağlantılıdır. Söz konusu düzenleme, hem yargı yükünü hafifletir hem de taraflar arası barışı sağlar.

Kişilerin Huzur ve Sükûnunu Bozma Yargıtay Kararları

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2018/45 esas sayılı kararında sanığın mağduru dört kez arayıp bir defa mesaj gönderdiği ifade edilmiştir. Öte yandan mağdur da sanığı bir kez aramış ve iki defa da ona mesaj göndermiştir. Bu noktada Yargıtay, ısrar unsurunun oluşmadığına hükmetmiştir. Söz konusu karar, taraflar arasında karşılıklı iletişim olması halinde kişilerin huzur ve sükununu bozma maksadının ortadan kalktığını gösterir.

Yargıtay 18. Ceza Dairesi, avukatlık bürosu çalışanının kredi kartı borcu için mağduru aramasıyla ilgili bir karar vermiştir. Ancak bu süreçte ikiden fazla aramanın sanık tarafından yapılıp yapılmadığı araştırılmamıştır. Ayrıca failin kişilerin huzur ve sükununu bozma saikiyle hareket edip etmediği de belirlenmemiştir.

Mahkeme ise bu eksik araştırmaya dayanarak mahkumiyet kararı vermiştir. Fakat Yargıtay, bu kararı bozmuştur. Çünkü bu süreçte failin kişilerin huzur ve sükununu bozma özel kastının açıkça tespit edilmesi gerekir.

Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Manevi Tazminat

Mağdur, hukuk mahkemesinde kişilerin huzur ve sükununu bozma manevi tazminat davası açabilir. Ceza davasında verilen mahkumiyet kararı, hukuk hâkimi için bağlayıcı olup tazminat talebinin değerlendirilmesinde önemli bir delil olarak kabul edilir.

Manevi tazminatın miktarı; mağdurun maruz kaldığı ısrarlı eylemlerin yoğunluğu, süresi ve sosyal çevrede itibar kaybı gibi kriterler dikkate alınarak belirlenir. Söz konusu talep, ceza davasıyla bağlantılı olarak hukuk mahkemelerinde ileri sürülür ve mağdurun yaşadığı ruhsal sorunların giderilmesi amaçlanır.

evde yüksek sesten rahatsız olan bir kadın kulaklarını kapatıyor

Sık Sorulan Sorular

Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Para Cezası Ne Kadar?

Kişilerin huzur ve sükununu bozma cezası, üç aydan bir yıla kadar hapis olarak belirlenmiştir. Ancak mahkeme, hükmettiği hapis cezasını uygun koşullar oluştuğu takdirde adli paraya çevirebilir.

Rahatsız Eden Kişi Nereye Şikayet Edilir?

Rahatsızlık veren kişi, mağdurun ikametgahının bulunduğu yerdeki Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet edilir. Savcılık, suçun şikayete tabi olmasından dolayı resen harekete geçmez. Farklı bir deyişle mağdurun altı ay içinde ilgili kuruma başvurması gerekir.

Telefonda Rahatsız Etmenin Cezası Nedir?

Telefonda rahatsız etme, TCK 123 kapsamında üç aydan bir yıla kadar hapisle cezalandırılır. Aynı zamanda suçun oluşması için mağdurun rahatsızlığını bildirmesine rağmen aramaların devam etmesi gerekir.

Birini Sürekli Aramak Suç mu?

Birini sırf rahatsız etme saikiyle sürekli aramak, kişinin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturur. Aramaların ısrarlı olması ve mağdurun huzurunu bozmaya elverişli bulunması halinde suç meydana gelir.

TCK 123 Sicile İşler mi?

TCK 123’ten mahkumiyet kararı adli sicile kaydedilir. Ancak bu durum, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararının verilmesi halinde adli sicil arşivine işlenir.

TCK 123 Memurluğa Engel midir?

TCK 123’ten verilen bir yıldan az hapis cezası, doğrudan memuriyete engel değildir. Ancak kesinleşen ya da ertelenen bir yıl ya da daha uzun süreli ceza, disiplin soruşturmasına yol açabilir.

kişilerin huzur ve sükûnunu bozmak

Kişilerin Huzurunu Bozmada Avukat Desteği

Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunda (TCK 123) avukat desteği almak, sürecin sağlıklı yürütülmesi açısından kritik öneme sahiptir. Çünkü ceza muhakemesi usulü, delil tespiti, şikayet süresi ve uzlaştırma prosedürü gibi teknik konular hem hukuki bilgi hem de deneyim gerektirir.

Avukat, mağdura şikayet dilekçesinin usulüne uygun hazırlanması, delillerin toplanması ve savcılık araştırmasında hak kaybının önlenmesi konusunda rehberlik eder. Öte yandan avukat, kişilerin huzur ve sükununu bozma sürecinde sanığa savunma hakkının etkin kullanılması, ısrar unsurunun değerlendirilmesi gibi hususlarda yardımcı olur. Delillerin sunulması ve hukuki prosedürlerin eksiksiz takibi, davanın seyrini etkileyen en önemli faktörler arasındadır. Dönmez Hukuk ve Danışmanlık Bürosu ile iletişime geçerek uzman desteğine başvurabilirsiniz.

1