Islah, hukuk yargılamasında taraflardan birinin daha önce gerçekleştirdiği usul işlemlerini, kanunda belirtilen şartlarla kısmen veya tamamen düzeltmesini ya da değiştirmesini sağlayan hukuki kurumdur. Islah sayesinde davacı veya davalı, yargılama sırasında yaptığı belirli usuli işlemleri karşı tarafın rızasını almadan değiştirebilir. Ancak ıslah hakkının kullanılabilmesi, süre ve diğer kanuni sınırlamalara bağlıdır.
Islah, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 176 ila 182. maddelerinde düzenlenmiştir. Özellikle dava dilekçesindeki taleplerin değiştirilmesi, belirli usuli eksikliklerin giderilmesi veya savunmanın düzeltilmesi gibi durumlarda gündeme gelebilir.
Kısaca: Islah, davada daha önce yapılan bir usul işleminin kanuni şartlarla düzeltilmesi veya değiştirilmesidir. Taraflardan her biri aynı davada kural olarak yalnızca bir kez ıslah hakkını kullanabilir. Islahın zamanı, kapsamı ve sonuçları Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre belirlenir.
Islah Ne Demek?
Islah kelimesi genel olarak düzeltme ve iyileştirme anlamına gelir. Hukukta ise özellikle devam eden bir davada tarafların daha önce gerçekleştirdikleri usul işlemlerini değiştirebilmelerini ifade eder.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 176. maddesine göre taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir.
Örneğin bir alacak davasında davacı, dava dilekçesinde ileri sürdüğü belirli talepleri veya bunların dayanağını oluşturan usuli açıklamaları kanuni koşullar çerçevesinde ıslah edebilir.
Ancak ıslah, daha önce yapılan bütün işlemlerin sınırsız biçimde değiştirilebileceği anlamına gelmez. Kanunda ıslahın zamanı, sayısı ve etkileri bakımından çeşitli sınırlar bulunmaktadır.
Davada Islah Nedir?
Davada ıslah, taraflardan birinin devam eden hukuk davasındaki kendi usul işlemlerini kanuni sınırlar içerisinde düzeltmesidir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 141. maddesinde iddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesine ilişkin sınırlamalar düzenlenmiştir.
Islah, bu sınırlamaların kanunda öngörülen istisnalarından biridir.
Örneğin bir tarafın dava veya cevap dilekçesindeki bazı açıklamaları değiştirmesi, yeni vakıalar ileri sürmesi ya da belirli taleplerini yeniden düzenlemesi ıslah kapsamında gündeme gelebilir.
Ancak hangi işlemlerin ıslah edilebileceği, davanın türüne ve ilgili usul hükümlerine göre değerlendirilmelidir.
Islah Dilekçesi Nedir?
Islah dilekçesi, tarafın daha önce gerçekleştirdiği usul işlemini düzeltmek veya değiştirmek istediğini mahkemeye bildirdiği dilekçedir.
Islah talebinin yazılı olarak yapılması mümkündür. Bununla birlikte HMK’nın 177. maddesine göre ıslah sözlü olarak da yapılabilir.
Islah dilekçesinde, değiştirilmek istenen işlemin açık şekilde belirtilmesi önemlidir.
Genellikle şu bilgilere yer verilebilir:
- Mahkemenin adı ve dava dosyasının bilgileri,
- Islah talebinde bulunan tarafın bilgileri,
- Hangi usul işleminin değiştirildiği,
- Islah edilen talep veya açıklamalar,
- Islahın hukuki gerekçeleri,
- Gerekli hâllerde artırılan talep miktarı,
- Sonuç ve talep bölümü.
Ancak her ıslah işleminin aynı kapsamda dilekçe hazırlanmasını gerektirdiği söylenemez. Özellikle tam ve kısmi ıslah bakımından farklı usuli hükümler bulunmaktadır.
Islah Ne Zamana Kadar Yapılabilir?
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 177. maddesine göre ıslah, kural olarak tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir.
Tahkikat, hukuk yargılamasında uyuşmazlığa ilişkin vakıaların ve delillerin değerlendirildiği aşamadır.
Mahkemenin tahkikatı sona erdirmesinden sonra, genel kural çerçevesinde ıslah yapılması mümkün değildir.
Ancak HMK’nın 177. maddesinin ikinci fıkrasında kanun yolu incelemesinden sonra dosyanın ilk derece mahkemesine dönmesine ilişkin özel bir düzenleme bulunmaktadır.
Bu nedenle ıslah süresinin belirlenmesinde yalnızca duruşma tarihine değil, davanın bulunduğu usuli aşamaya da bakılmalıdır.
Islah Hakkı Kaç Kez Kullanılabilir?
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 176. maddesinin ikinci fıkrasına göre taraflar, aynı davada yalnızca bir kez ıslah yoluna başvurabilir.
Bu kural hem davacı hem de davalı bakımından geçerlidir. Her tarafın kendi ıslah hakkı bulunmaktadır.
Örneğin davacı, kendi usul işlemlerini ıslah etmişse aynı davada ikinci kez ıslah yoluna başvurması kural olarak mümkün değildir.
Ancak kanunda ayrıca düzenlenen talep artırımı gibi usuli işlemler, ıslahtan farklı hukuki nitelikte olabilir.
Bu nedenle bir işlemin ıslah hakkını tüketip tüketmediği belirlenirken yalnızca dilekçenin başlığı değil, içeriği ve hukuki niteliği değerlendirilmelidir.
Tam Islah Nedir?
Tam ıslah, davacının davasını tamamen ıslah ederek dava kapsamında daha önce gerçekleştirdiği usul işlemlerini kanuni sınırlar içerisinde yeniden düzenlemesidir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 180. maddesi, davanın tamamen ıslah edilmesini düzenlemektedir.
Bu maddeye göre davasını tamamen ıslah ettiğini bildiren tarafın, bildirimden itibaren bir hafta içinde yeni bir dava dilekçesi vermesi gerekir.
Bu süre içinde yeni dava dilekçesi verilmezse ıslah hakkı kullanılmış sayılır ve davaya ıslah yapılmamış gibi devam edilir.
Dolayısıyla tam ıslahın yalnızca sözlü veya yazılı bildirimle sınırlı olmadığı, kanunda öngörülen tamamlayıcı işlemlerin de önem taşıdığı unutulmamalıdır.
Kısmi Islah Nedir?
Kısmi ıslah, tarafın daha önce gerçekleştirdiği usul işlemlerinin yalnızca belirli bir bölümünü düzeltmesi veya değiştirmesidir.
Örneğin bir davada ileri sürülen bazı taleplerin değiştirilmesi veya belirli açıklamaların yeniden düzenlenmesi, koşullara göre kısmi ıslah kapsamında değerlendirilebilir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 181. maddesi, kısmen ıslahı düzenlemektedir.
Bu madde kapsamında kısmen ıslaha başvuran tarafa, ıslah ettiği usul işlemini yapması için bir haftalık süre verilir.
Kanunda öngörülen süre içinde ilgili işlem gerçekleştirilmezse ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilir.
Tam Islah ile Kısmi Islah Arasındaki Fark Nedir?
Tam ve kısmi ıslah arasındaki temel fark, değiştirilen usul işlemlerinin kapsamıdır.
- Tam ıslah: Davanın tamamen ıslah edilmesini ve kanuni süre içinde yeni dava dilekçesi verilmesini gerektirir.
- Kısmi ıslah: Daha önce yapılan usul işlemlerinin yalnızca belirli bir bölümünün değiştirilmesidir.
Her iki durumda da ıslah hakkının kullanılması, ilgili süre ve şekil şartlarına tabidir.
Tarafın yapmak istediği işlemin tam veya kısmi ıslah niteliğinde olup olmadığı, işlemin kapsamına göre belirlenir.
Islah İçin Karşı Tarafın Onayı Gerekir mi?
Islahın önemli özelliklerinden biri, kanuni şartların bulunması hâlinde karşı tarafın rızasına gerek olmadan yapılabilmesidir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 141 ve 176. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, ıslahın iddia ve savunmanın değiştirilmesine ilişkin sınırlamalar bakımından özel bir imkân sağladığı görülür.
Ancak karşı tarafın onayının aranmaması, ıslahın her durumda geçerli olacağı anlamına gelmez.
Islah hakkının daha önce kullanılıp kullanılmadığı, tahkikatın durumu, işlemin kapsamı ve diğer kanuni şartlar dikkate alınmalıdır.
Islah Dilekçesine Cevap Verilebilir mi?
Islah talebinin karşı tarafa bildirilmesi ve karşı tarafın ilgili usuli haklarını kullanması mümkündür.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 177. maddesine göre karşı taraf duruşmada hazır değilse veya ıslah talebi duruşma dışında yapılıyorsa yazılı talep veya tutanak örneği, haber vermek amacıyla karşı tarafa bildirilir.
Islahın kapsamına göre karşı taraf, usuli itirazlarını veya ilgili savunmalarını ileri sürebilir.
Örneğin ıslahın süresinde yapılmadığı, ıslah hakkının daha önce kullanıldığı veya artırılan alacağa ilişkin zamanaşımı bulunduğu iddia edilebilir.
Ancak her ıslah işleminde aynı cevap süresinin veya aynı savunma usulünün uygulanacağı söylenemez.
Islah ile Dava Değeri Artırılabilir mi?
Islah, belirli koşullarda dava konusu talebin miktarının artırılması amacıyla kullanılabilir.
Örneğin davacı, başlangıçta talep ettiği alacak miktarını yargılama sırasında değiştirmek isteyebilir.
Ancak dava değerinin artırılmasıyla ilgili kurallar, 2026 yılında yapılan kanun değişiklikleri nedeniyle özellikle dikkatli değerlendirilmelidir.
16 Temmuz 2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanun’la Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 109. maddesine yeni bir fıkra eklenmiştir.
Bu düzenlemeyle kısmi davada talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmadan tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir.
Dolayısıyla talep miktarının artırılması her durumda ıslah işlemi anlamına gelmez. Hangi usuli yolun kullanılacağı, davanın niteliğine ve uygulanacak güncel mevzuata göre belirlenmelidir.
Islah ile Talep Artırımı Arasındaki Fark Nedir?
Islah, tarafın daha önce gerçekleştirdiği usul işlemlerini düzeltmesine veya değiştirmesine imkân tanıyan genel bir usuli kurumdur.
Talep artırımı ise kanunda öngörülen şartlarla dava konusu talebin miktarının artırılmasıdır.
31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7589 sayılı Kanun, bu ayrım bakımından önemli değişiklikler getirmiştir.
Bu Kanun’la belirsiz alacak davasını düzenleyen HMK’nın 107. maddesi yürürlükten kaldırılmış, 109. maddesine ise kısmi davalarda talep artırımıyla ilgili yeni bir fıkra eklenmiştir.
Yeni düzenlemeye göre kısmi davada alacağın yalnızca bir bölümü dava edilmişse, talep konusu aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere tahkikat sona erene kadar artırılabilir.
Kanun ayrıca artırılan kısım bakımından zamanaşımının dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılacağını düzenlemektedir.
Bu nedenle ıslah ile HMK’nın 109. maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında yapılan talep artırımı aynı hukuki işlem değildir.
Değişiklik öncesinde açılmış davalarda ise geçiş hükümleri ve davanın niteliği ayrıca değerlendirilmelidir.
Belirsiz Alacak Davasında Islah Yapılabilir mi?
Belirsiz alacak davası, daha önce Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107. maddesinde düzenlenen bir dava türüydü.
Ancak 7589 sayılı Kanun’la HMK’nın 107. maddesi 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlükten kaldırılmıştır.
Kanunun yürürlüğe girmesinden önce açılmış belirsiz alacak davalarında, geçiş düzenlemeleri gereğince önceki hükümlerin uygulanması gündeme gelebilir.
Bu nedenle eski ve yeni davalar bakımından aynı değerlendirme yapılmamalıdır.
Ayrıca belirsiz alacak davasında önceki HMK 107. madde kapsamında yapılan talep artırımı ile HMK’nın 176 ve devamı maddelerine göre gerçekleştirilen ıslah işlemleri hukuken farklıdır.
Somut dosyada uygulanacak kuralların belirlenmesi için davanın açılış tarihi ve ilgili geçiş hükümleri incelenmelidir.
Islah Dilekçesi İçin Harç Ödenir mi?
Islah nedeniyle dava konusu talep miktarının artırılması veya harca tabi başka bir işlem yapılması hâlinde ek harç yükümlülüğü doğabilir.
Örneğin nispi harca tabi bir alacak davasında talep miktarının artırılması, artırılan bölüm yönünden harç tamamlanmasını gerektirebilir.
Bununla birlikte her ıslah işleminin aynı miktarda harç ödenmesini gerektirdiği söylenemez.
Harç ve gider yükümlülükleri, işlemin niteliğine, Harçlar Kanunu’na ve ilgili usul hükümlerine göre belirlenir.
Islah Nedeniyle Teminat İstenebilir mi?
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 178. maddesi, ıslah nedeniyle ortaya çıkan yargılama giderleri ve karşı tarafın zararının karşılanması amacıyla uygulanabilecek teminat düzenlemesini içerir.
Mahkeme, ilgili koşullarda karşı tarafın ıslah nedeniyle uğrayabileceği zarar ve giderleri dikkate alarak teminat belirleyebilir.
Kanunun öngördüğü şekilde teminatın süresinde yatırılmaması, ıslahın yapılmamış sayılması sonucunu doğurabilir.
Bu nedenle ıslahın yalnızca dilekçe sunmaktan ibaret olmadığı, gerekli usuli ve mali yükümlülüklerin de dikkate alınması gerektiği unutulmamalıdır.
Islah Zamanaşımını Etkiler mi?
Islahın zamanaşımı üzerindeki etkisi, davanın türüne, değiştirilen talebin niteliğine ve uygulanacak mevzuata göre değişebilir.
Örneğin önceki dönemde açılan kısmi davalarda, ıslahla artırılan alacak bölümü bakımından zamanaşımı savunması gündeme gelebilmekteydi.
Ancak 7589 sayılı Kanun’la HMK’nın 109. maddesine eklenen dördüncü fıkra, bu kapsamda gerçekleştirilen talep artırımında zamanaşımının artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılacağını düzenlemektedir.
Bu nedenle 2026 değişikliğinden önceki içtihatların, yeni düzenlemenin kapsamına giren işlemlere doğrudan uygulanması doğru olmayabilir.
Islah işleminin zamanaşımı üzerindeki sonucu belirlenirken davanın açılış tarihi, kullanılan usuli yol, geçiş hükümleri ve alacağın niteliği birlikte değerlendirilmelidir.
Islah Sonrası Faiz Hangi Tarihten Başlar?
Islah sonrasında talep edilen alacağa uygulanacak faizin başlangıç tarihi, borcun niteliğine ve ilgili hukuki duruma göre değişir.
Örneğin borçlunun daha önce temerrüde düşürülüp düşürülmediği, dava türü, talebin kapsamı ve talep artırımının hukuki niteliği faiz başlangıcını etkileyebilir.
Bu nedenle artırılan her alacak bakımından faizin mutlaka ıslah tarihinden veya dava tarihinden başlayacağını söylemek doğru değildir.
Özellikle 2026 yılında değişen kısmi dava hükümleriyle birlikte faiz ve zamanaşımı konularının birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerekir.
Islah İstinaf Aşamasında Yapılabilir mi?
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 357. maddesi uyarınca bölge adliye mahkemesindeki istinaf incelemesi sırasında ıslah yapılamaz.
Ancak bu durum, istinaf incelemesinden sonra dosyanın ilk derece mahkemesine gönderildiği her durumda ıslahın tamamen yasak olduğu anlamına gelmez.
HMK’nın 177. maddesinin ikinci fıkrasında, bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi ve mahkemenin tahkikata ilişkin işlem yapması hâlinde, tahkikat sona erinceye kadar ıslah yapılabileceği düzenlenmiştir.
Bu nedenle istinaf mahkemesinde ıslah yapılması ile istinaf kararından sonra ilk derece mahkemesinde ıslah yapılması farklı durumlardır.
Konuyla ilgili daha fazla bilgi için istinaf kavramını inceleyebilirsiniz.
Yargıtay Bozma Kararından Sonra Islah Yapılabilir mi?
Evet, kanunda belirtilen koşulların bulunması hâlinde Yargıtay bozma kararından sonra da ıslah yapılabilir.
7251 sayılı Kanun’la HMK’nın 177. maddesine eklenen ikinci fıkra, bu konuda özel bir düzenleme getirmiştir.
Buna göre Yargıtayın bozma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, mahkemenin tahkikata ilişkin bir işlem yapması hâlinde tahkikat sona erinceye kadar ıslah mümkündür.
Ancak bozma kararına uyulmasıyla ortaya çıkan hukuki durum, ıslah yoluyla ortadan kaldırılamaz.
Dolayısıyla bozma kararından sonra ıslah yapılabilmesi, kanuni koşulların bulunmasına bağlıdır.
Yargıtay incelemesi hakkında daha fazla bilgi için temyiz sözlük maddemizden yararlanabilirsiniz.
Islah ile Maddi Hatanın Düzeltilmesi Aynı Şey mi?
Hayır. Islah ile maddi hatanın düzeltilmesi, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda ayrı düzenlenen işlemlerdir.
Islah, tarafın daha önce yaptığı usul işlemini belirli ölçüde değiştirmesine imkân tanır.
Maddi hatanın düzeltilmesi ise açık yazı veya hesap hatalarının giderilmesiyle ilgilidir.
HMK’nın 183. maddesine göre tarafların veya mahkemenin dava dosyasındaki belgelerde bulunan açık yazı ve hesap hataları, karar verilinceye kadar düzeltilebilir.
Dolayısıyla her yazım veya hesap hatasının düzeltilmesi için ıslah hakkının kullanılması gerekmez.
Islah Talebi Reddedilebilir mi?
Islahın kanuni koşulları karşılamaması hâlinde, yapılan işlem mahkeme tarafından usuli sonuç doğurmayan bir işlem olarak değerlendirilebilir.
Örneğin ıslah hakkının daha önce kullanılmış olması, ıslahın süresinde yapılmaması veya kanunda öngörülen işlemlerin tamamlanmaması önem taşıyabilir.
Ayrıca HMK’nın 182. maddesinde kötüniyetli ıslaha ilişkin özel hükümler bulunmaktadır.
Islahın davayı uzatmak veya karşı tarafı rahatsız etmek gibi kötüniyetli düşüncelerle yapıldığının anlaşılması hâlinde, mahkeme kanunda belirtilen sonuçları uygulayabilir.
Bu nedenle ıslah hakkı, sınırsız ve denetimsiz bir usuli yetki değildir.
Islah Davayı Baştan Başlatır mı?
Islah yapılması, davanın her durumda tamamen baştan başladığı anlamına gelmez.
Islahın etkisi, tam veya kısmi yapılmasına ve değiştirilen usul işlemlerinin kapsamına göre belirlenir.
HMK’nın 179. maddesinde ıslahın etkisi düzenlenmiştir. Kural olarak ıslah, ilgili işlemin yapıldığı tarihten itibaren usul işlemlerinin düzeltilmesine ilişkin sonuç doğurabilir.
Ancak aynı maddede, ıslah yoluyla geçersiz hâle getirilemeyecek belirli işlemler de bulunmaktadır.
Dolayısıyla ıslah, dava dosyasındaki bütün işlemleri kendiliğinden ortadan kaldıran yeni bir dava açılması işlemi değildir.
Islah Hakkında Bilinmesi Gerekenler
- Islah, hukuk davasında daha önce yapılan usul işlemlerinin düzeltilmesini veya değiştirilmesini sağlar.
- Islah, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 176 ila 182. maddelerinde düzenlenmiştir.
- Davacı ve davalı kendi usul işlemlerini kanuni şartlarla ıslah edebilir.
- Taraflardan her biri aynı davada kural olarak yalnızca bir kez ıslah yapabilir.
- Islah, genel olarak tahkikat sona erinceye kadar yapılabilir.
- Kanuni koşullarda karşı tarafın rızası olmadan ıslah mümkündür.
- Tam ve kısmi ıslah farklı usuli düzenlemelere tabidir.
- Islahın yazılı veya sözlü olarak yapılması mümkündür.
- Islah nedeniyle harç veya gider yükümlülüğü doğabilir.
- İstinaf incelemesi sırasında ıslah yapılamaz.
- Bozma veya kaldırma kararından sonra ilk derece mahkemesinde belirli şartlarla ıslah yapılabilir.
- 2026 yılında yapılan değişiklikle HMK’nın 107. maddesi kaldırılmış ve 109. maddesine yeni talep artırımı düzenlemesi eklenmiştir.
- Kısmi davada yeni HMK 109/4 kapsamında yapılan talep artırımı ile ıslah farklı hukuki işlemlerdir.
- Islahın zamanaşımı ve faiz üzerindeki etkileri, davanın türüne ve uygulanacak mevzuata göre değişebilir.
Islah ile İlgili Hukuki Dayanaklar
Islah kurumu ve bağlantılı usuli işlemler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda düzenlenmiştir.
- HMK m. 141: İddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi.
- HMK m. 176: Islahın kapsamı ve sayısı.
- HMK m. 177: Islahın zamanı ve şekli.
- HMK m. 178: Islah nedeniyle ortaya çıkan yargılama giderleri ve karşı tarafın zararının karşılanması.
- HMK m. 179: Islahın etkisi.
- HMK m. 180: Davanın tamamen ıslahı.
- HMK m. 181: Kısmen ıslah.
- HMK m. 182: Kötüniyetli ıslah.
- HMK m. 183: Maddi hataların düzeltilmesi.
- HMK m. 357: İstinaf incelemesinde yapılamayacak işlemler.
- HMK m. 109/4: 7589 sayılı Kanun’la eklenen, kısmi davada talep artırımı ve zamanaşımı düzenlemesi.
- 7589 sayılı Kanun: 31 Temmuz 2026 tarihinde yayımlanan, HMK’nın 107 ve 109. maddelerinde değişiklik yapan kanun.
Resmî kaynaklar:
- Mevzuat Bilgi Sistemi – 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
- TBMM – 7589 sayılı Kanun
- Adalet Bakanlığı İçtihat Bilgi Sistemi – Bozma Kararından Sonra Islah
- Resmî Gazete – Mevzuat Değişiklikleri
Islahın hukuki sonuçları, davanın türüne, daha önce gerçekleştirilen usul işlemlerine, tahkikatın bulunduğu aşamaya ve uygulanacak güncel mevzuata göre değişebilir. Özellikle 2026 yılında yapılan değişiklikler nedeniyle dava açılış tarihi, talep artırımı, zamanaşımı ve geçiş hükümleri birlikte değerlendirilmelidir.
