← Hukuk Sözlüğü

Vasi, vesayet altına alınmış küçük veya kısıtlı kişinin kişiliğini, malvarlığını ve hukuki menfaatlerini korumakla görevli, yetkili vesayet makamı tarafından atanan kişidir. Vasi, vesayet altındaki kişinin hukuki işlemlerde temsilini sağlar ve malvarlığının yönetiminde kanuni sorumluluklar üstlenir. Ancak vasi, vesayet altındaki kişinin bütün hakları üzerinde sınırsız yetkiye sahip değildir. Bazı işlemler için mahkeme izni gerekir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 403. maddesine göre vasi, vesayet altındaki küçüğün veya kısıtlının kişiliği ve malvarlığı ile ilgili bütün menfaatlerini korumak ve hukuki işlemlerde onu temsil etmekle yükümlüdür. Vesayet, özellikle velayet altında bulunmayan küçükler ve kanuni koşullarla kısıtlanan ergin kişiler bakımından uygulanır.

Kısaca: Vasi, mahkeme tarafından vesayet altındaki kişinin haklarını korumak ve hukuki işlemlerinde onu temsil etmek üzere atanan kişidir. Örneğin hukuken kısıtlanmasına karar verilen bir kişinin malvarlığının yönetilmesi ve belirli işlemlerde temsil edilmesi için vasi atanabilir.

Vasi Ne Demek?

Vasi, hukukta vesayet altındaki kişinin kişisel ve malvarlıksal menfaatlerini korumak amacıyla görevlendirilen yasal temsilciyi ifade eder.

Vasinin görevi yalnızca vesayet altındaki kişinin parasını veya taşınmazlarını yönetmek değildir. Kişinin bakımı, hukuki haklarının korunması ve gerekli işlemlerde temsili de vasilik görevinin kapsamına girebilir.

Örneğin mahkeme tarafından kısıtlanmış bir kişinin banka işlemlerinin yürütülmesi veya malvarlığına ilişkin bir davada temsil edilmesi gerekebilir.

Ancak vasinin bu işlemleri hangi koşullarda yapabileceği, Türk Medeni Kanunu’ndaki temsil yetkisi ve izin hükümlerine göre belirlenir.

Vasi Kimdir?

Vasi, vesayet makamının kararıyla vesayet altındaki küçük veya kısıtlı kişinin menfaatlerini korumak üzere görevlendirdiği kişidir.

Türk Medeni Kanunu’nun 413. maddesine göre vesayet makamı, bu görevi yapabilecek yetenekte olan bir ergini vasi olarak atar.

Örneğin bir kişinin hukuken kısıtlanmasına karar verilmişse ve bu kişinin temsili gerekiyorsa mahkeme, kanuni şartları taşıyan bir yakınını vasi olarak atayabilir.

Ancak bir kişinin anne, baba, eş, kardeş veya çocuk olması, kendiliğinden vasi sıfatı kazandırmaz. Vasilik yetkisinin ilgili hukuki usule göre kurulması gerekir.

Kimlere Vasi Atanır?

Vasi atanmasını gerektiren durumlar, Türk Medeni Kanunu’nun vesayete ilişkin hükümlerinde düzenlenmiştir.

Başlıca durumlar şunlardır:

  • Velayet altında bulunmayan küçükler: TMK’nın 404. maddesine göre velayet altında bulunmayan her küçük vesayet altına alınır.
  • Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle kısıtlanan kişiler: TMK’nın 405. maddesindeki şartların bulunması hâlinde kısıtlama kararı verilebilir.
  • Kanunda belirtilen davranış veya yönetim sorunları nedeniyle kısıtlanan kişiler: TMK’nın 406. maddesi kapsamında değerlendirme yapılabilir.
  • Özgürlüğü bağlayıcı ceza nedeniyle kanuni şartları taşıyan kişiler: TMK’nın 407. maddesi uygulanabilir.
  • İsteği üzerine kısıtlanan kişiler: TMK’nın 408. maddesindeki şartların bulunması hâlinde kişi kendi kısıtlanmasını isteyebilir.

Ancak her yaşlı, engelli, hasta veya ceza infaz kurumunda bulunan kişiye otomatik olarak vasi atanmaz. İlgili kanundaki koşulların gerçekleşmesi gerekir.

Vasi Nasıl Atanır?

Vasi atanması, yetkili vesayet makamının kararıyla gerçekleştirilir.

Türk Medeni Kanunu’nun 397. maddesine göre vesayet makamı sulh hukuk mahkemesidir. Denetim makamı ise asliye hukuk mahkemesidir.

Vesayet işlemlerinde yetki, kural olarak vesayet altına alınacak kişinin yerleşim yerindeki vesayet dairelerine aittir.

Vasi atanması sürecinde genel olarak şu aşamalar gündeme gelir:

  1. Vesayeti gerektiren durumun yetkili makama bildirilmesi veya ilgili kişinin başvurusu.
  2. Kısıtlama gerekiyorsa kanunda öngörülen koşulların incelenmesi.
  3. Gerekli belgelerin ve sağlık raporlarının değerlendirilmesi.
  4. Vasi olarak atanacak kişinin kanuni şartları taşıyıp taşımadığının incelenmesi.
  5. Mahkemenin kısıtlama ve vasi atanmasına ilişkin karar vermesi.
  6. Kararın ilgili usul hükümlerine göre tebliği ve gerekli işlemlerin tamamlanması.

Ancak her vesayet dosyasında aynı inceleme ve belgelerin aranması zorunlu değildir. Atama süreci, vesayeti gerektiren nedene göre farklılaşabilir.

Vasi Atanması İçin Hangi Mahkemeye Başvurulur?

Vasi atanmasına ilişkin işlemlerde görevli vesayet makamı, kural olarak sulh hukuk mahkemesidir.

Türk Medeni Kanunu’nun 411. maddesine göre vesayet işlerinde yetki, küçüğün veya kısıtlının yerleşim yerindeki vesayet dairelerine aittir.

Örneğin yerleşim yeri Ankara’nın Çankaya ilçesinde bulunan bir kişinin vesayet işlemleri bakımından ilgili yerleşim yerindeki yetkili mahkeme belirlenir.

Ancak vesayet altındaki kişinin yerleşim yerinin değiştirilmesi ve yetkinin başka vesayet dairesine geçmesi gibi durumlarda özel hükümler uygulanır.

Kimler Vasi Olabilir?

Türk Medeni Kanunu’nun 413. maddesine göre vasi olarak atanacak kişinin ergin olması ve vasilik görevini yerine getirebilecek yeteneğe sahip bulunması gerekir.

Mahkeme, vasi adayının vesayet altındaki kişinin menfaatlerini koruyabilecek durumda olup olmadığını değerlendirir.

Örneğin eş, kardeş, çocuk veya başka bir yakın hısım, kanuni şartları taşıması hâlinde vasi olarak atanabilir.

Ancak yakın akraba olmak vasi atanmayı kesin olarak sağlamaz. Menfaat çatışması veya vasilik görevine engel olan başka bir hukuki durum varsa farklı kişi atanabilir.

Vasi Olmaya Engel Durumlar Nelerdir?

Türk Medeni Kanunu’nun 418. maddesinde vasi olmaya engel durumlar düzenlenmiştir.

Bu kapsamda:

  • Kısıtlı kişiler,
  • Kamu hizmetinden yasaklı olanlar veya kanundaki diğer engel hâllerini taşıyan kişiler,
  • Menfaatleri vasi atanacak kişinin menfaatleriyle önemli ölçüde çatışanlar,
  • Vesayet altına alınacak kişiyle aralarında düşmanlık bulunanlar,
  • İlgili vesayet dairelerinin hâkimleri,

vasi olarak atanamaz.

Bu nedenle vasi seçimi yapılırken yalnızca akrabalık ilişkisi değil, kişinin hukuki durumu ve menfaat çatışması bulunup bulunmadığı da incelenir.

Vasi Olarak Öncelikle Kim Atanır?

Türk Medeni Kanunu’nun 414. maddesine göre haklı sebepler engel olmadıkça vesayet makamı, vesayet altına alınacak kişinin öncelikle eşini veya yakın hısımlarından birini vasi olarak atar.

Bu değerlendirmede kişilerin yerleşim yerlerinin yakınlığı ve aralarındaki kişisel ilişkiler dikkate alınır.

Ancak kanunda yer alan bu öncelik, eşin veya yakın akrabanın her durumda mutlaka vasi atanacağı anlamına gelmez.

Örneğin eşle vesayet altındaki kişi arasında önemli bir menfaat çatışması bulunması hâlinde başka bir kişi vasi olarak tercih edilebilir.

Vasi ile Kayyım Arasındaki Fark Nedir?

Vasi ve kayyım, Türk Medeni Kanunu’nda farklı görevleri bulunan hukuki temsil kurumlarıdır.

Vasi, vesayet altındaki kişinin kişiliği ve malvarlığıyla ilgili menfaatlerini korumak ve hukuki işlemlerde onu temsil etmekle görevlidir.

Kayyım ise belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek amacıyla atanır.

Türk Medeni Kanunu’nun 403. maddesi, bu iki kavramın temel ayrımını düzenler.

Örneğin belirli bir davada menfaat çatışması nedeniyle kişiyi temsil edecek kayyım atanması mümkün olabilir.

Bu nedenle kayyım atanması, kişinin her durumda genel olarak vesayet altına alındığı anlamına gelmez.

Vasi ile Veli Arasındaki Fark Nedir?

Vasi ve veli, kişilerin hukuki korunması ve temsiliyle ilgili olmakla birlikte farklı kurumlara dayanır.

Veli, velayet hakkına sahip anne veya babadır. Velayet, kanuni şartlar çerçevesinde çocuğun bakımı, eğitimi, korunması ve temsiliyle bağlantılıdır.

Vasi ise vesayet makamı tarafından atanan ve vesayet altındaki kişiyi ilgili kanuni sınırlar içerisinde temsil eden kişidir.

Örneğin velayet altında bulunmayan bir küçük için vasi atanması gerekebilir.

Ancak bir çocuk için vasi atanması, velayet ile vesayetin aynı hukuki kurum olduğu anlamına gelmez.

Vasinin Görevleri Nelerdir?

Vasinin temel görevi, vesayet altındaki kişinin kişisel ve malvarlıksal menfaatlerini korumaktır.

Türk Medeni Kanunu’nun 403 ve 445 ve devamı maddeleri kapsamında vasinin görevleri arasında şu hususlar bulunabilir:

  • Vesayet altındaki kişinin kişiliğini ve haklarını korumak,
  • Kişinin bakımı ve gerektiğinde eğitimiyle ilgili gerekli özeni göstermek,
  • Hukuki işlemlerde kanuni sınırlar içerisinde temsil sağlamak,
  • Malvarlığını özenli şekilde yönetmek,
  • Gerekli kayıtları ve hesapları tutmak,
  • Mahkemeye rapor ve hesap sunmak,
  • Kanunen izin gerektiren işlemler için yetkili makama başvurmak.

Vasinin görevlerinin kapsamı, kişinin vesayet altına alınma nedeni ve ilgili mahkeme kararları dikkate alınarak belirlenir.

Vasi Hangi İşlemleri Yapabilir?

Vasi, vesayet altındaki kişiyi hukuki işlemlerde temsil edebilir ve onun menfaatlerini korumaya yönelik işlemler gerçekleştirebilir.

Ancak bu yetki sınırsız değildir.

Örneğin vasinin kişinin olağan malvarlığı yönetimiyle ilgili bazı işlemleri gerçekleştirmesi mümkün olabilirken, taşınmaz satışı veya önemli borçlanma işlemleri bakımından mahkeme izni gerekebilir.

Bu nedenle bir işlemin vasi tarafından tek başına yapılıp yapılamayacağı, işlemin niteliğine ve Türk Medeni Kanunu’nun izin hükümlerine göre belirlenir.

Vasi Mahkeme İzni Olmadan Ev Satabilir mi?

Vesayet altındaki kişiye ait taşınmazların alımı ve satımı, Türk Medeni Kanunu’nun 462. maddesi kapsamında vesayet makamının iznine tabidir.

Dolayısıyla vasi, vesayet altındaki kişinin evini veya arsasını yalnızca kendi kararıyla serbestçe satamaz.

Örneğin kısıtlı adına kayıtlı bir taşınmazın satılması gerektiğinde vesayet makamının izni alınmalı ve ilgili satış usulü uygulanmalıdır.

Ancak mahkeme izni verilmesi de işlemin her koşulda ve istenen bedelle yapılabileceği anlamına gelmez. Satışın kişinin menfaatine uygun olması ve diğer usuli şartların yerine getirilmesi gerekir.

Vasi Bankadan Para Çekebilir mi?

Vesayet altındaki kişinin banka hesaplarının yönetimi, vasiye tanınan yetkiler ve vesayet makamının denetimi çerçevesinde gerçekleştirilir.

Türk Medeni Kanunu’nun 441 ve devamı maddelerinde para, alacak ve malvarlığı yönetimine ilişkin hükümler bulunmaktadır.

Banka hesabındaki paranın çekilmesi veya kullanılması, paranın hukuki durumuna ve mahkemenin ilgili kararlarına göre izne tabi olabilir.

Bu nedenle vasi atanmış olması, kişinin bütün banka hesaplarındaki parayı hiçbir denetim olmaksızın kullanabilme yetkisi vermez.

Vasi, yaptığı işlemlerde vesayet altındaki kişinin menfaatini gözetmekle yükümlüdür.

Vasi Kısıtlı Adına Kredi Çekebilir mi?

Vasinin vesayet altındaki kişi adına ödünç alma veya verme gibi işlemleri gerçekleştirmesi, özel kanuni izinlere tabidir.

Türk Medeni Kanunu’nun 462. maddesinde ödünç alma ve verme işlemleri için vesayet makamının izninin gerektiği düzenlenmiştir.

Dolayısıyla vasi, kısıtlı adına kendi isteğiyle serbestçe kredi kullanamaz.

Ayrıca yapılacak işlemin vesayet altındaki kişinin menfaatine uygun olup olmadığı da değerlendirilmelidir.

Vasi Kısıtlı Adına Dava Açabilir mi?

Vasi, kanuni temsil yetkisi kapsamında vesayet altındaki kişinin haklarını korumaya yönelik hukuki işlemler yapabilir.

Ancak dava açılması, sulh olunması veya bazı usuli işlemlerin gerçekleştirilmesi bakımından Türk Medeni Kanunu’nun 462. maddesinde izin şartları bulunmaktadır.

Örneğin vesayet altındaki kişinin malvarlığı hakkını korumak amacıyla dava açılması gündeme gelebilir.

Bu durumda davanın niteliği, vasiye tanınan temsil yetkisi ve gerekli mahkeme izinleri birlikte değerlendirilmelidir.

Vasi Mirası Reddedebilir mi?

Vesayet altındaki kişi adına mirasın kabulü veya reddi, Türk Medeni Kanunu’nun 463. maddesi kapsamında özel izne tabidir.

Bu maddeye göre mirasın kabulü ve reddi gibi işlemler bakımından önce vesayet makamının, ardından denetim makamının izni gerekir.

Örneğin vesayet altındaki kişinin borçları bulunan bir mirasa hak kazanması durumunda mirasın reddi değerlendirilmek istenebilir.

Ancak vasi, ilgili izinleri almadan kişinin miras hakkı üzerinde sınırsız tasarrufta bulunamaz.

Miras bırakanın hukuki anlamıyla ilgili bilgi için muris sözlük maddemizi inceleyebilirsiniz.

Vasi Kısıtlı Adına Kefil Olabilir mi?

Türk Medeni Kanunu’nun 449. maddesinde vesayet altındaki kişi adına yapılması yasak olan işlemler düzenlenmiştir.

Bu maddeye göre vesayet altındaki kişi adına kefil olmak, vakıf kurmak ve önemli bağışlarda bulunmak yasaktır.

Bu nedenle vasi, vesayet altındaki kişiyi başkasının borcuna kefil göstererek sınırsız yükümlülük altına sokamaz.

Bu yasak, vesayet altındaki kişinin malvarlığını korumaya yönelik önemli güvencelerden biridir.

Vasi Maaşı veya Ücret Alır mı?

Vasilik görevinin yerine getirilmesi nedeniyle ücret verilmesi, Türk Medeni Kanunu’nun 457. maddesinde düzenlenmiştir.

Bu maddeye göre vasi, yaptığı hizmet karşılığında vesayet altındaki kişinin malvarlığından karşılanmak üzere ücret isteyebilir.

Vesayet makamı, yönetimin gerektirdiği emek ve yönetilen malvarlığının geliri dikkate alınarak ücretin miktarını belirler.

Ancak vasi atanması, kişinin otomatik olarak devlet tarafından düzenli maaşa bağlandığı anlamına gelmez.

Vasi Ne Kadar Süreyle Atanır?

Türk Medeni Kanunu’nun 456. maddesine göre vasi, kural olarak iki yıl için atanır.

Vesayet makamı, bu süreyi her defasında ikişer yıl uzatabilir.

Dört yıl dolunca vasi, kanunda öngörülen vasilikten kaçınma hakkını kullanabilir.

Ancak vasinin görev süresinin sona ermesi ile vesayet altındaki kişinin kısıtlılık durumunun sona ermesi aynı şey değildir.

Kısıtlılık devam ettiği hâlde vasilik görevi sona ermişse yeni vasi atanması gerekebilir.

Vasi Değiştirilebilir mi?

Evet. Kanuni şartların bulunması hâlinde mevcut vasinin görevden alınması ve yeni vasi atanması mümkün olabilir.

Türk Medeni Kanunu’nun 483. maddesinde vasinin görevden alınma nedenleri düzenlenmiştir.

Örneğin vasinin görevini ağır şekilde ihmal etmesi, yetkilerini kötüye kullanması veya güveni sarsıcı davranışlarda bulunması hâlinde görevden alınması gündeme gelebilir.

Ayrıca vasinin görevini yerine getirmekte yetersiz kalması nedeniyle vesayet altındaki kişinin menfaatleri tehlikeye düşüyorsa, vasinin kusuru bulunmasa bile görevden alınması mümkün olabilir.

Vasinin Görevini Kötüye Kullanması Hâlinde Ne Olur?

Vasi, kendisine verilen yetkileri vesayet altındaki kişinin menfaatine uygun kullanmakla yükümlüdür.

Yetkilerin kötüye kullanılması, malvarlığının usulsüz yönetilmesi veya kişinin haklarının korunmaması durumunda hukuki sorumluluk gündeme gelebilir.

Türk Medeni Kanunu’nun 483 ve devamı maddelerinde vasinin görevden alınması düzenlenmiştir.

Vesayet makamı, görevden alma nedenlerini öğrendiğinde kanuni koşullarla resen işlem yapabilir.

Somut olayın özelliklerine göre vasinin tazminat sorumluluğu veya başka hukuki sonuçlar da söz konusu olabilir.

Yetkili makamın kendiliğinden işlem yapmasının anlamını resen maddemizde ayrıca açıkladık.

Vasi Mahkemeye Hesap Vermek Zorunda mı?

Evet. Vasi, vesayet altındaki kişinin malvarlığının yönetimiyle ilgili hesap ve rapor verme yükümlülüğüne sahiptir.

Türk Medeni Kanunu’nun 454. maddesine göre vasi, vesayet makamınca belirlenen tarihlerde ve her hâlde yılda bir defa hesap vermekle yükümlüdür.

Vesayet makamı, gerektiğinde vasiden rapor ve hesapları incelemek üzere bilgi isteyebilir.

Bu nedenle vasilik görevi, yalnızca kişiyi temsil etme yetkisi değil, aynı zamanda denetime tabi mali ve hukuki sorumluluklar içerir.

Vasilik Görevi Nasıl Sona Erer?

Vasilik görevi, kanunda öngörülen farklı nedenlerle sona erebilir.

Örneğin vasinin görev süresinin uzatılmaması, görevden alınması veya vesayet altındaki kişinin hukuki durumunun değişmesi gündeme gelebilir.

Türk Medeni Kanunu’nun 479 ve devamı maddelerinde vesayetin ve vasilik görevinin sona ermesine ilişkin hükümler bulunmaktadır.

Vasilik görevinin sona ermesi durumunda vasi, kanuni koşullar çerçevesinde son raporu ve kesin hesabı vermekle ve malvarlığının teslimine ilişkin işlemleri gerçekleştirmekle yükümlüdür.

Ancak vasilik görevinin sona ermesi, her durumda vesayet kararının da ortadan kalktığı anlamına gelmez.

Vasi Atama Kararına İtiraz Edilebilir mi?

Vasi atanmasıyla ilgili kararlara karşı Türk Medeni Kanunu’nda özel başvuru hükümleri bulunmaktadır.

Örneğin TMK’nın 422. maddesi kapsamında ilgili kişinin vasi atanmasına ilişkin itirazı ve vasilikten kaçınma talepleri düzenlenmiştir.

Ayrıca vesayet makamının işlemlerine karşı kanunda belirtilen farklı başvuru yolları uygulanabilir.

Ancak bütün vesayet kararlarına karşı aynı süre ve yöntemle başvurulacağı söylenemez.

Başvurunun niteliği, kararın konusu ve tebliğ tarihi dikkate alınmalıdır.

Vasi Atanan Kişi Bütün Haklarını Kaybeder mi?

Hayır. Bir kişinin vesayet altına alınması, bütün kişilik haklarının kendiliğinden ortadan kalktığı anlamına gelmez.

Vesayet, ilgili kişinin korunması amacıyla düzenlenmiş hukuki bir kurumdur.

Vesayet altındaki kişinin fiil ehliyeti ve hukuki işlemleri, kısıtlanma nedeni ve Türk Medeni Kanunu’nun ilgili hükümlerine göre değerlendirilir.

Örneğin ayırt etme gücüne sahip bir vesayet altındaki kişinin, kanunda belirtilen kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarını kullanması ve kendi görüşünü açıklaması mümkün olabilir.

Bu nedenle vesayet altındaki kişinin hukuki durumunun değerlendirilmesinde korunma amacı ve bireysel hakları birlikte gözetilmelidir.

Vasi Hakkında Bilinmesi Gerekenler

  • Vasi, vesayet altındaki kişinin kişiliği ve malvarlığına ilişkin menfaatlerini koruyan yasal temsilcidir.
  • Vasi, yetkili vesayet makamı tarafından atanır.
  • Vesayet makamı kural olarak sulh hukuk mahkemesidir.
  • Velayet altında bulunmayan küçükler ve kanuni koşullarla kısıtlanan kişiler vesayet altına alınabilir.
  • Her yaşlı, hasta veya engelli kişiye otomatik olarak vasi atanmaz.
  • Vasi atanırken kişinin yakın akrabaları belirli koşullarda öncelikli değerlendirilebilir.
  • Vasi ile kayyım aynı hukuki temsil kurumu değildir.
  • Vasi, vesayet altındaki kişinin malvarlığını özenle yönetmek zorundadır.
  • Taşınmaz satışı ve önemli mali işlemler için mahkeme izni gerekebilir.
  • Vesayet altındaki kişi adına kefil olmak ve kanunda yasaklanan diğer işlemleri yapmak mümkün değildir.
  • Vasi, hesap ve rapor verme yükümlülüğüne sahiptir.
  • Vasi kural olarak iki yıllığına atanır ve görev süresi uzatılabilir.
  • Görevini kötüye kullanan veya gerekli koşulları taşımayan vasi görevden alınabilir.
  • Vasilik görevinin sona ermesi, kişinin vesayet durumunun mutlaka sona erdiğini göstermez.

Vasi ile İlgili Hukuki Dayanaklar

Vasi atanması, vasinin görevleri, yetkileri ve sorumlulukları başta Türk Medeni Kanunu olmak üzere ilgili mevzuatta düzenlenmektedir.

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 397: Vesayet makamı ve denetim makamı.
  • TMK m. 403: Vasi ve kayyımın tanımı ile görevleri.
  • TMK m. 404: Velayet altında bulunmayan küçüklerin vesayet altına alınması.
  • TMK m. 405-408: Ergin kişilerin kısıtlanmasına ilişkin nedenler.
  • TMK m. 409: Kısıtlamada ilgilinin dinlenilmesi ve sağlık kurulu raporu.
  • TMK m. 411: Vesayet işlerinde yetkili makam.
  • TMK m. 413-415: Vasi atanmasının şartları ve öncelikler.
  • TMK m. 416-418: Vasiliği kabul yükümlülüğü, kaçınma sebepleri ve vasi olmaya engel durumlar.
  • TMK m. 419-422: Vasi atanması, geçici önlemler, tebliğ ve itiraz.
  • TMK m. 438: Vesayet altındaki kişinin malvarlığının defterinin tutulması.
  • TMK m. 445-448: Vasinin kişiye özen gösterme ve temsil görevleri.
  • TMK m. 449: Vesayet altındaki kişi adına yapılması yasak işlemler.
  • TMK m. 454: Vasinin hesap verme yükümlülüğü.
  • TMK m. 456: Vasinin görev süresi.
  • TMK m. 457: Vasinin ücret isteme hakkı.
  • TMK m. 462: Vesayet makamının iznini gerektiren işlemler.
  • TMK m. 463: Vesayet ve denetim makamlarının birlikte iznini gerektiren işlemler.
  • TMK m. 479-484: Vesayetin ve vasinin görevinin sona ermesi ile görevden alma nedenleri.
  • TMK m. 489-491: Son rapor, kesin hesap ve malvarlığının teslimi.

Resmî kaynaklar:

Vasinin yetkilerinin kapsamı; vesayet altındaki kişinin hukuki durumuna, atanma kararına ve yapılacak işlemin niteliğine göre değişebilir. Özellikle taşınmaz satışları, banka hesaplarının yönetimi, mirasın kabulü veya reddi ve mahkeme izinleri bakımından somut olayın özellikleri ile güncel mevzuat birlikte değerlendirilmelidir.

Kategori
1