Derdest, hukuk dilinde açılmış ve henüz kesin olarak sonuçlanmamış, görülmeye devam eden dava için kullanılan terimdir. Bir davanın derdest olması, yargılama sürecinin hukuken devam ettiğini ifade eder. Derdestlik ise aynı taraflar arasında, aynı konuya ve aynı dava sebebine dayanan bir davanın daha önce açılmış ve hâlen görülmekte olması nedeniyle aynı davanın ikinci kez açılmasını engelleyen usuli durumdur.
Türk hukukunda derdestlik, özellikle hukuk davalarında önemli bir dava şartıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114. maddesine göre aynı davanın daha önce açılmış ve hâlen görülmekte olmaması gerekir. Aksi durumda sonradan açılan dava, kanuni koşulların bulunması hâlinde dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilebilir.
Kısaca: Derdest, devam eden dava demektir. Örneğin bir kişi, aynı alacak için aynı davalıya karşı dava açmış ve bu dava hâlen görülmekteyse aynı uyuşmazlığı ikinci kez dava konusu yapması derdestlik engeliyle karşılaşabilir. Ancak iki davanın yalnızca benzer olması, derdestlik için yeterli değildir.
Derdest Ne Demek?
Derdest kelimesi, bir işin veya hukuki sürecin henüz tamamlanmamış ve devam ediyor olması anlamında kullanılır. Yargılama hukukunda ise açılmış, ancak kesin biçimde sona ermemiş davaları tanımlar.
Örneğin Ankara’da açılmış bir tazminat davasının yargılaması devam ediyorsa bu dava derdest durumdadır.
Mahkemenin henüz karar vermemiş olması derdestliğin en açık örneklerinden biridir. Bununla birlikte ilk derece mahkemesince karar verilmiş olsa bile kanun yolu süreci devam eden bir dava da somut usuli duruma göre derdest kabul edilebilir.
Bu nedenle derdest kavramı, yalnızca ilk derece mahkemesinde duruşma yapılmasını değil, davanın kesin olarak sona erip ermediğini de ilgilendirir.
Derdest Dava Nedir?
Derdest dava, mahkemede açılmış ve yargısal süreç bakımından henüz kesin şekilde sonuçlanmamış davadır.
Örneğin bir işçi, ödenmeyen işçilik alacaklarını talep ederek dava açmış olabilir. Davanın görülmesine devam ediliyorsa söz konusu dava derdesttir.
Ancak derdest dava ifadesi, davanın mutlaka aktif duruşma aşamasında bulunduğunu göstermez.
Dava dosyasında bilirkişi raporunun beklenmesi, ilgili kurumlardan belge istenmesi veya kanun yolu incelemesinin devam etmesi gibi farklı usuli aşamalar bulunabilir.
Bu nedenle bir davanın derdest olup olmadığı değerlendirilirken dosyanın güncel hukuki durumu dikkate alınmalıdır.
Derdestlik Nedir?
Derdestlik, aynı davanın daha önce açılmış ve hâlen görülmekte olması nedeniyle ikinci kez açılan davanın incelenmesine engel oluşturan usuli durumdur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde, aynı davanın daha önce açılmış ve hâlen görülmekte olmaması dava şartları arasında sayılmıştır.
Örneğin bir kişi, başka bir kişiden aynı sözleşmeye dayalı 100.000 TL alacağının tahsili için dava açmış olsun. Bu dava devam ederken aynı taraflar arasında aynı alacak ve aynı maddi olaylara dayalı ikinci bir dava açılması hâlinde derdestlik gündeme gelebilir.
Derdestliğin amacı, aynı uyuşmazlığın gereksiz biçimde birden fazla davada incelenmesini ve birbiriyle çelişen kararlar verilmesi riskini önlemektir.
Derdestlik Şartları Nelerdir?
Bir davada derdestlik engelinin bulunduğunun kabul edilebilmesi için belirli koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekir.
Yargıtay uygulamasında öne çıkan koşullar şunlardır:
- Daha önce açılmış bir davanın bulunması,
- İlk açılan davanın hukuken görülmeye devam etmesi,
- İlk ve ikinci davanın taraflarının aynı olması,
- İki davanın konularının aynı olması,
- Davaların dayandığı maddi vakıaların, yani dava sebeplerinin aynı olması.
Bu koşulların tamamı değerlendirilmeden yalnızca davalar arasında benzerlik bulunması nedeniyle derdestlik sonucuna varılamaz.
Örneğin aynı taraflar arasında farklı sözleşmelerden kaynaklanan iki ayrı alacak davası bulunması, tek başına derdestlik oluşturmaz.
Aynı Dava İki Kez Açılabilir mi?
Aynı taraflar arasında, aynı dava konusuna ve aynı dava sebebine dayanılarak açılmış bir dava hâlen görülmekteyse, aynı davanın yeniden açılması derdestlik engeliyle karşılaşabilir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114. maddesi, bu durumu dava şartları kapsamında düzenlemektedir.
Ancak ikinci davanın derdestlik nedeniyle reddedilebilmesi için gerçekten aynı davanın tekrar açıldığının belirlenmesi gerekir.
Örneğin aynı iş ilişkisinden kaynaklanan ancak farklı alacak kalemlerini konu alan iki davada derdestlik bulunup bulunmadığı, taleplerin kapsamına ve dayandıkları vakıalara göre değerlendirilir.
Dolayısıyla iki davanın aynı kişiler arasında bulunması, ikinci davanın mutlaka reddedilmesini gerektirmez.
Derdestlik İtirazı Nedir?
Derdestlik itirazı, aynı davanın daha önce açıldığını ve görülmeye devam ettiğini belirterek ikinci davanın bu nedenle incelenmemesi gerektiğinin ileri sürülmesidir.
Ancak güncel Hukuk Muhakemeleri Kanunu bakımından derdestlik, teknik anlamda ilk itiraz değil, dava şartıdır.
Bu ayrım önemlidir. Çünkü ilk itirazlar belirli usuli sürelerde ileri sürülmesi gereken savunmalar iken dava şartları, mahkemenin kanuni düzenlemeler çerçevesinde kendiliğinden incelemesi gereken hususlardır.
Bu nedenle uygulamada “derdestlik itirazı” ifadesi kullanılsa da hukuki niteliği dava şartı yokluğuna ilişkin savunmadır.
Derdestlik Dava Şartı mıdır?
Evet. Derdestlik, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda dava şartları kapsamında düzenlenmiştir.
HMK’nın 114/1-ı maddesine göre aynı davanın daha önce açılmış ve hâlen görülmekte olmaması gerekir.
HMK’nın 115. maddesi ise dava şartlarının mahkeme tarafından davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılacağını düzenlemektedir.
Dolayısıyla derdestlik engelinin bulunduğu durumlarda mahkemenin, taraflar bu hususu ileri sürmemiş olsa bile dava şartlarını değerlendirmesi gerekir.
Mahkeme Derdestliği Resen İnceler mi?
Evet. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 115. maddesi uyarınca mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.
Derdestlik de HMK’nın 114. maddesinde düzenlenen dava şartlarından biridir.
Bu nedenle davalının derdestlik savunmasında bulunmaması, mahkemenin bu konuyu kendiliğinden incelemesine engel değildir.
Ancak derdestlik incelemesinde önceki davanın varlığı, konusu, tarafları ve dava sebebi somut belgeler üzerinden belirlenmelidir.
Hukukta kendiliğinden işlem yapma kavramı hakkında daha ayrıntılı bilgi için resen sözlük maddemizi inceleyebilirsiniz.
Derdestlik Nedeniyle Davanın Reddi Ne Demek?
Derdestlik nedeniyle davanın reddi, aynı uyuşmazlığa ilişkin daha önce açılmış ve görülmekte olan dava bulunduğunun belirlenmesi üzerine sonradan açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilmesidir.
HMK’nın 115. maddesine göre dava şartı eksikliği tespit edildiğinde, kanunda belirtilen koşullar çerçevesinde usulden ret kararı verilir.
Bu durumda mahkeme, ikinci davanın esasına girerek davacının alacak veya tazminat talebinin haklı olup olmadığını çözmek yerine usuli engeli değerlendirir.
Örneğin aynı alacak için daha önce açılmış dava devam ederken ikinci bir dava açılmışsa ikinci dava derdestlik nedeniyle usulden reddedilebilir.
Ancak bu karar, ilk açılan davanın da reddedildiği veya ilgili alacağın mevcut olmadığı anlamına gelmez.
Derdestlik Nedeniyle Usulden Ret ile Esastan Ret Arasındaki Fark Nedir?
Usulden ret ve esastan ret, farklı hukuki gerekçelere dayanan kararlardır.
Usulden ret, davanın incelenmesi için gerekli usuli koşulların bulunmaması nedeniyle verilir.
Esastan ret ise mahkemenin uyuşmazlığın esasını inceleyerek ileri sürülen talebi hukuken yerinde bulmaması sonucunda gündeme gelir.
Örneğin derdestlik nedeniyle ikinci davanın reddi, kural olarak dava şartı yokluğuna dayanan usulden ret niteliğindedir.
Ancak ilk davada mahkemenin alacağın bulunmadığına karar vermesi, uyuşmazlığın esası hakkında yapılan değerlendirmeyle ilgilidir.
Bu ayrım, kararın hukuki etkilerinin ve sonraki başvuru imkânlarının belirlenmesinde önem taşır.
Derdestlik ile Kesin Hüküm Arasındaki Fark Nedir?
Derdestlik ve kesin hüküm, aynı uyuşmazlığın yeniden dava konusu yapılmasını engelleyebilen ancak farklı usuli durumlara dayanan kavramlardır.
- Derdestlik: Aynı dava daha önce açılmıştır ve hâlen görülmektedir.
- Kesin hüküm: Aynı uyuşmazlık hakkında daha önce verilen karar, ilgili koşullar çerçevesinde kesin hüküm niteliği kazanmıştır.
HMK’nın 114/1-ı maddesi derdestliğe, 114/1-i maddesi ise aynı davanın daha önce kesin hükme bağlanmamış olması şartına ilişkindir.
Ayrıca HMK’nın 303. maddesi, maddi anlamda kesin hükmün kapsamını düzenler.
Örneğin bir alacak davası hâlen devam ederken aynı alacak için ikinci dava açılması derdestlik sorununa yol açabilir.
İlk dava kesin hükümle sona erdikten sonra aynı taraflar arasında aynı dava sebebine ve talebe dayalı yeni bir dava açılması ise kesin hüküm engeliyle karşılaşabilir.
İlk Dava Karara Bağlanmışsa Derdestlik Devam Eder mi?
İlk derece mahkemesinin karar vermiş olması, her durumda davanın kesin olarak sona erdiğini göstermez.
Karara karşı kanun yoluna başvurulması veya kararın henüz kesinleşmemiş olması durumunda derdestlik değerlendirmesi yapılması gerekebilir.
Bu nedenle ilk dava hakkında hüküm verilmiş olsa bile hükmün kesinleşip kesinleşmediği önem taşır.
Özellikle istinaf veya temyiz incelemesi devam eden dosyalarda, ilk davanın hukuki durumu dikkate alınmalıdır.
Konuyla ilgili istinaf ve temyiz kavramlarına ilişkin açıklamalarımızdan yararlanabilirsiniz.
İki Dava Farklı Mahkemelerde Açılmışsa Derdestlik Olur mu?
Evet. Derdestlik engelinin ortaya çıkması için iki davanın mutlaka aynı mahkemede açılması gerekmez.
Farklı mahkemelerde açılan iki davada da tarafların, dava konularının ve dava sebeplerinin aynı olması ve ilk davanın görülmeye devam etmesi durumunda derdestlik gündeme gelebilir.
Örneğin aynı alacak hakkında farklı yerlerde iki ayrı dava açılması hâlinde, iki dosyanın gerçekten aynı uyuşmazlığı konu alıp almadığı incelenir.
Ancak bu değerlendirmede mahkemelerin görev ve yetki kuralları ile ilgili diğer usuli koşullar da önem taşıyabilir.
Aynı Taraflar Arasında İki Dava Açılması Derdestlik midir?
Hayır. Aynı taraflar arasında birden fazla dava bulunması, tek başına derdestlik oluşturmaz.
Derdestlik için davaların yalnızca taraflarının değil, konularının ve dava sebeplerinin de aynı olması gerekir.
Örneğin aynı iki kişi arasında bir kira alacağı davası ve ayrı bir tazminat davası bulunabilir.
Bu davalar farklı taleplere ve farklı maddi vakıalara dayanıyorsa sırf tarafların aynı olması nedeniyle derdestlikten söz edilemez.
Dolayısıyla uyuşmazlıkların benzer olması ile hukuken aynı davanın iki kez açılması birbirinden ayrılmalıdır.
Derdestlik ile Davaların Birleştirilmesi Arasındaki Fark Nedir?
Derdestlik ile davaların birleştirilmesi, birbirinden farklı usul hukuku kurumlarıdır.
Derdestlik, aynı davanın ikinci kez açılmasını engelleyen dava şartıdır.
Davaların birleştirilmesi ise aralarında bağlantı bulunan ayrı davaların kanuni koşullar çerçevesinde birlikte görülmesidir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 166. maddesinde davaların birleştirilmesi düzenlenmiştir.
Örneğin aralarında hukuki veya fiilî bağlantı bulunan iki farklı dava, kanuni koşulların gerçekleşmesi hâlinde birleştirilebilir.
Ancak tarafları, konusu ve dava sebebi tamamen aynı olan ikinci dava bakımından derdestlik engeli varsa uyuşmazlık yalnızca davaların birleştirilmesi kapsamında değerlendirilemez.
Derdestlik ile Görevsizlik Arasındaki Fark Nedir?
Görevsizlik, davanın kanunen görevli olmayan mahkemede açılmasıyla ilgilidir.
Derdestlik ise aynı davanın daha önce açılmış ve hâlen görülmekte olması nedeniyle ikinci kez dava konusu yapılmasıdır.
Örneğin bir uyuşmazlığın görevli olmayan mahkemede açılmış olması görev kurallarını ilgilendirir.
Aynı taraflar arasında aynı uyuşmazlık hakkında ikinci bir dava açılması ise derdestlik bakımından değerlendirilir.
Bu iki durum da dava şartlarıyla bağlantılı olabilse de farklı hukuki nedenlere dayanır.
Derdestlik İddiası Nasıl İspatlanır?
Derdestlik iddiası bakımından, daha önce açılmış ve görülmeye devam eden davanın varlığı ile ikinci davayla aynı nitelikte olup olmadığı önemlidir.
Bu amaçla ilk davaya ilişkin belgeler incelenebilir.
Özellikle şu bilgiler karşılaştırılabilir:
- İlk davanın açılış tarihi,
- İlk davanın görüldüğü mahkeme ve dosya numarası,
- Davaların tarafları,
- Davaların konusu ve talep sonuçları,
- Davaların dayandığı maddi vakıalar,
- İlk davanın güncel hukuki durumu.
Mahkeme, dava şartı niteliğindeki derdestlik konusunda gerekli incelemeyi kendiliğinden de yapabilir.
Ancak iki dosyanın gerçekten aynı dava olduğunun belirlenebilmesi için dosyaların içeriklerinin karşılaştırılması gerekir.
Derdest Dosya Ne Demek?
Derdest dosya, yargısal süreç bakımından henüz kesin olarak sonuçlanmamış dava dosyasını ifade eder.
Örneğin bir mahkemenin yıl içindeki dosya istatistiklerinde derdest dosya sayısının belirtilmesi, ilgili dönemde görülmeye devam eden dosyaları gösterebilir.
Ancak bir dosyanın derdest olması, mahkemenin o dosyada sürekli duruşma yaptığı anlamına gelmez.
Dosya ön inceleme, tahkikat, bilirkişi incelemesi veya ilgili başka bir aşamada bulunabilir.
UYAP’ta Derdest Dosya Ne Anlama Gelir?
UYAP’ta bir dosyanın derdest olarak gösterilmesi, dosyanın sistemde görülmeye devam eden dava olarak kayıtlı olduğunu ifade edebilir.
Ancak dosyanın hukuki durumunun kesin biçimde anlaşılabilmesi için yalnızca durum etiketine değil, dosyadaki karar ve safahat bilgilerine de bakılmalıdır.
Örneğin mahkeme karar vermiş ancak kararın kesinleşmesine ilişkin işlemler tamamlanmamış olabilir.
Dosyanın güncel durumunu öğrenmek isteyen kişiler, erişim yetkileri çerçevesinde UYAP Vatandaş Portal üzerinden ilgili dava dosyasını inceleyebilir.
Derdest Dava Ne Zaman Sona Erer?
Bir davanın derdestlik durumunun sona ermesi, dosyanın hukuken sonuçlanmasına ve ilgili usuli koşullara bağlıdır.
Örneğin mahkeme tarafından verilen nihai kararın kesinleşmesi hâlinde dava artık derdest olarak değerlendirilmez.
Ancak davanın sona erme biçimi yalnızca mahkûmiyet, kabul veya ret kararıyla sınırlı değildir.
Feragat, kabul, sulh veya usuli sebeplerle davanın sona ermesi gibi durumlar da ilgili kanuni şartlar çerçevesinde sonuç doğurabilir.
Bu nedenle bir dosyanın derdestlik durumunun sona erdiği tarih, davanın ne şekilde sonuçlandığına göre belirlenmelidir.
Derdestlik Nedeniyle Reddedilen Dava Yeniden Açılabilir mi?
Derdestlik nedeniyle verilen usulden ret kararının hukuki etkisi, ret gerekçesine ve sonraki gelişmelere göre değerlendirilmelidir.
Örneğin ikinci davanın açıldığı tarihte aynı uyuşmazlığa ilişkin ilk dava görülmekteyse, ikinci davanın derdestlik nedeniyle reddi gündeme gelebilir.
İlk davanın daha sonra hangi şekilde sonuçlandığı ise yeni bir dava açılıp açılamayacağı bakımından ayrıca önem taşır.
Özellikle ilk davanın kesin hükümle sonuçlanması durumunda aynı uyuşmazlığın yeniden dava konusu yapılması bu kez kesin hüküm engeliyle karşılaşabilir.
Dolayısıyla derdestlik nedeniyle usulden ret kararı verilmiş olması, aynı davanın her koşulda yeniden açılabileceği anlamına gelmez.
İdari Yargıda Derdestlik Uygulanır mı?
İdari yargıda da aynı uyuşmazlığın birden fazla davaya konu edilmesi, derdestlik ilkesi bakımından önem taşıyabilir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda derdestlik, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki gibi açık bir dava şartı maddesi olarak düzenlenmemiştir.
Bununla birlikte Danıştay kararlarında, aynı taraflar arasında aynı konuya ve dava sebebine dayanan önceki davanın görülmeye devam etmesi hâlinde ikinci davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle derdestlik ilkesi değerlendirilmektedir.
Örneğin aynı idari işlemin iptali istemiyle aynı davacı tarafından iki ayrı dava açılması hâlinde, davaların kapsamları ve ilk davanın durumu incelenebilir.
Ancak idari yargıdaki usuli sonuçlar, ilgili mevzuat ve Danıştay içtihatları çerçevesinde belirlenmelidir.
Derdestlik Kararına Karşı Kanun Yoluna Başvurulabilir mi?
Derdestlik nedeniyle verilen nihai kararın kanun yolu incelemesine açık olup olmadığı, kararın niteliğine ve uygulanacak usul hükümlerine göre belirlenir.
Örneğin hukuk mahkemesinin derdestlik nedeniyle verdiği usulden ret kararına karşı, kanuni koşulların bulunması hâlinde istinaf yoluna başvurulabilir.
Ancak her mahkeme kararının aynı kanun yoluna tabi olduğu söylenemez.
Kararın kesin olup olmadığı, istinaf veya temyize tabi bulunup bulunmadığı ve başvuru süreleri ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Derdest Hakkında Bilinmesi Gerekenler
- Derdest, açılmış ve henüz kesin olarak sonuçlanmamış dava anlamına gelir.
- Derdestlik, aynı davanın ikinci kez açılmasını engelleyen usuli durumdur.
- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre derdestlik, dava şartları kapsamında değerlendirilir.
- Derdestlik için ilk davanın daha önce açılmış ve hâlen görülmekte olması gerekir.
- İki davanın taraflarının, konularının ve dava sebeplerinin aynı olması önemlidir.
- Davaların farklı mahkemelerde açılması, derdestlik engelini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
- Aynı taraflar arasında birden fazla dava bulunması, tek başına derdestlik oluşturmaz.
- Mahkeme, dava şartı niteliğindeki derdestliği kendiliğinden inceler.
- Derdestlik nedeniyle ikinci davanın usulden reddi gündeme gelebilir.
- Derdestlik ve kesin hüküm farklı usuli durumlardır.
- Derdestlik ile davaların birleştirilmesi aynı hukuki kurum değildir.
- UYAP’ta derdest görünen dosyanın hukuki durumu, karar ve safahat bilgileriyle birlikte değerlendirilmelidir.
- İdari yargıda derdestlik ilkesi, ilgili Danıştay içtihatları çerçevesinde uygulama alanı bulabilir.
Derdest ile İlgili Hukuki Dayanaklar
Derdestlik kavramının temel hukuki dayanağı, hukuk yargılamasında dava şartlarını düzenleyen Hukuk Muhakemeleri Kanunu’dur. Konuyla bağlantılı hükümler şunlardır:
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 114/1-ı: Aynı davanın daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması dava şartı.
- HMK m. 114/1-i: Aynı davanın daha önce kesin hükme bağlanmamış olması dava şartı.
- HMK m. 115: Dava şartlarının mahkemece kendiliğinden incelenmesi ve dava şartı yokluğunun sonuçları.
- HMK m. 166: Davaların birleştirilmesi.
- HMK m. 167: Davaların ayrılması.
- HMK m. 303: Maddi anlamda kesin hüküm.
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) m. 2: İdari dava türleri ve idari yargısal denetimin kapsamı bakımından bağlantılı hüküm.
Resmî kaynaklar:
- Mevzuat Bilgi Sistemi – 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu
- Danıştay Başkanlığı – Karar Arama Sistemi
- Yargıtay Başkanlığı
Bir davada derdestlik engelinin bulunup bulunmadığı; önceki davanın açılış tarihi, hukuki durumu, tarafları, konusu ve dava sebebi birlikte incelenerek belirlenir. Özellikle birbirine benzer davaların aynı uyuşmazlığa dayanıp dayanmadığının tespitinde yalnızca dava başlıklarına değil, talep sonuçlarına ve ileri sürülen maddi vakıalara da bakılması gerekir.
