← Hukuk Sözlüğü

Sehven, hukuk dilinde bir işlemin, açıklamanın veya kaydın yanlışlıkla, yanılgı sonucu ya da istenmeden yapıldığını ifade eden kelimedir. Özellikle mahkeme kararlarında, dava dilekçelerinde, resmî yazışmalarda ve sözleşmelerde maddi hataların açıklanması amacıyla kullanılır. Ancak bir işlemin sehven yapıldığının belirtilmesi, söz konusu işlemin kendiliğinden geçersiz olduğu veya hukuki sonuçlarının ortadan kalktığı anlamına gelmez.

Sehven ifadesiyle en sık yanlış isim veya tarih yazılması, hesaplama hatası yapılması, bir belgenin yanlış dosyaya sunulması ya da hukuki işlemde yanlış beyanda bulunulması gibi durumlarda karşılaşılır. Bu hataların düzeltilmesi için uygulanacak yöntem, işlemin niteliğine ve ilgili kanun hükümlerine göre değişir.

Kısaca: Sehven, yanlışlıkla veya hata sonucu demektir. Örneğin bir dava dilekçesinde kişinin soyadının yanlış yazılması sehven yapılan bir hata olabilir. Bu tür açık maddi hatalar, kanuni koşullarla düzeltilebilir. Ancak bir talebin veya sözleşme hükmünün değiştirilmesi, basit bir yazım hatasının düzeltilmesinden farklı hukuki kurallara tabi olabilir.

Sehven Ne Demek?

Sehven kelimesi, günlük dilde yanlışlıkla, dalgınlıkla veya istemeden yapılan işlemleri anlatmak için kullanılır.

Hukukta ise çoğunlukla bir belgeye ya da işleme yansıyan hatanın açıklanması amacıyla tercih edilir.

Örneğin bir avukatın dilekçesinde dava dosyasının esas numarasını yanlış yazması, sehven yapılan yazım hatası olarak açıklanabilir.

Ancak her hatanın basit bir yazım yanlışından ibaret olduğu kabul edilemez. Hatanın hukuki işlemin esasına etkisi bulunup bulunmadığı önemlidir.

Hukukta Sehven Ne Anlama Gelir?

Hukukta sehven, bir işlemin veya açıklamanın irade edilen biçimden farklı olarak yanlışlıkla gerçekleştirilmesini anlatır.

Bu kavram tek başına bağımsız bir dava türü veya özel bir hukuki yaptırım değildir.

Örneğin bir sözleşmede yanlış tarih yazılması, dava dilekçesine hatalı miktar geçirilmesi veya mahkeme kararında isim yanlışlığı bulunması sehven yapılan işlemler olarak nitelendirilebilir.

Ancak bunların hukuki sonuçları birbirinden farklıdır.

Bu nedenle “sehven yapılmıştır” ifadesinin kullanılması, hatanın hangi yasal yöntemle düzeltilebileceğinin ayrıca değerlendirilmesini gerektirir.

Sehven Yapılmıştır Ne Demek?

Sehven yapılmıştır ifadesi, belirli bir işlem veya açıklamanın bilerek ve istenerek değil, yanlışlık sonucunda gerçekleştirildiğini belirtir.

Örneğin bir resmî yazıda farklı bir dosyaya ait numara kullanılmışsa, yazının sehven hatalı düzenlendiği ifade edilebilir.

Bununla birlikte işlemi yapan kişinin yalnızca hata yaptığını bildirmesi, işlemin bütün hukuki etkilerini ortadan kaldırmaz.

Özellikle üçüncü kişilerin haklarını etkileyen veya kanuni süreye bağlı işlemlerde, hatanın niteliğine ve düzeltme koşullarına bakılmalıdır.

Sehven Yapılan İşlem Geçerli midir?

Sehven yapılan bir işlemin geçerliliği, hangi hatanın meydana geldiğine bağlıdır.

Örneğin bir dilekçede açık yazım hatası yapılması, dilekçenin her durumda geçersiz olacağı anlamına gelmez.

Buna karşılık bir sözleşmenin tarafı veya konusu hakkında esaslı yanılma bulunması, Türk Borçlar Kanunu’nun irade bozukluğuna ilişkin hükümlerinin uygulanmasını gerektirebilir.

Dolayısıyla sehven yapılan işlemlerin tümü kendiliğinden geçersiz sayılmaz.

Hatanın yalnızca maddi bir yanlışlık mı yoksa hukuki işlemin geçerliliğini etkileyen esaslı bir yanılma mı olduğu belirlenmelidir.

Sehven Yapılan Hata Nasıl Düzeltilir?

Sehven yapılan hatanın düzeltilmesi, hatanın bulunduğu belgeye veya hukuki işleme göre farklı yöntemlerle gerçekleştirilebilir.

Örneğin:

  • Dava dosyasındaki açık yazı ve hesap hataları, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 183. maddesine göre düzeltilebilir.
  • Mahkeme hükmündeki açık maddi hatalar için hükmün tashihi hükümleri uygulanabilir.
  • Sözleşmedeki basit hesap hatalarının düzeltilmesinde Türk Borçlar Kanunu’nun 31. maddesi önem taşıyabilir.
  • İdari yargı kararlarındaki belirli yanlışlıklar, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 30. maddesi kapsamında düzeltilebilir.

Ancak bu yollar birbirinin yerine sınırsız biçimde kullanılamaz. Hatanın hangi işlemde bulunduğu ve hukuki niteliği önemlidir.

Sehven Maddi Hata Nedir?

Sehven maddi hata, bir belgenin veya işlemin hazırlanması sırasında yapılan açık yazım, rakam, isim, tarih veya hesap yanlışlığını ifade eder.

Örneğin dava dilekçesinde davalının adının harf hatasıyla yazılması veya toplama işlemindeki rakamların yanlış hesaplanması maddi hata niteliği taşıyabilir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 183. maddesi, dava dosyasında bulunan belgelerdeki açık yazı ve hesap hatalarının düzeltilmesini düzenlemektedir.

Ancak maddi hata kavramı, hukuki işlemin esasını değiştirmek amacıyla kullanılamaz.

Örneğin tarafın dava konusu talebini genişletmek istemesi, her durumda maddi hatanın düzeltilmesi olarak değerlendirilemez.

Dava Dilekçesinde Sehven Yapılan Hata Düzeltilebilir mi?

Evet. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 183. maddesine göre tarafların veya mahkemenin dava dosyasındaki belgelerinde bulunan açık yazı ve hesap hataları, karar verilinceye kadar düzeltilebilir.

Örneğin dava dilekçesinde bir kişinin isminin veya açıkça yanlış yazılmış tarihin düzeltilmesi gündeme gelebilir.

Ancak dilekçedeki hatanın yalnızca yazım yanlışlığı mı yoksa davanın esasını etkileyen bir değişiklik mi olduğu incelenmelidir.

Ayrıca bir tarafın yazı veya hesap hatasını düzeltmesi nedeniyle yargılama uzarsa, HMK’nın 183. maddesine göre yargılama giderlerinin belirlenmesinde bu durum dikkate alınabilir.

Sehven Yazılan Dilekçe Geri Alınabilir mi?

Bir dilekçenin yanlışlıkla sunulması, dilekçenin her durumda hiçbir hukuki sonuç doğurmadan geri alınabileceği anlamına gelmez.

Örneğin yanlış dosyaya gönderilen bir dilekçenin durumu ile usulüne uygun sunulmuş dava dilekçesinin geri alınması birbirinden farklıdır.

Davadan feragat, davanın geri alınması ve usul işlemlerinin düzeltilmesi, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda ayrı hükümlerle düzenlenmiştir.

Bu nedenle yanlışlıkla sunulan dilekçenin hukuki sonuçları, içeriğine, dosyaya sunulduğu aşamaya ve ilgili usuli kurallara göre değerlendirilmelidir.

Sehven Yazılan Dava Değeri Düzeltilebilir mi?

Dava dilekçesinde yanlış yazılan dava değerinin düzeltilmesi, hatanın niteliğine göre farklı hukuki sonuçlar doğurabilir.

Örneğin açık bir toplama hatasının düzeltilmesi ile başlangıçta talep edilmeyen alacak miktarının sonradan talep edilmesi aynı işlem değildir.

Açık hesap hatalarında Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 183. maddesi gündeme gelebilir.

Buna karşılık talep sonucunun değiştirilmesi veya artırılması, ilgili davanın türüne ve uygulanacak güncel usul hükümlerine göre ayrıca değerlendirilir.

Bu nedenle dava değerindeki her değişiklik, yalnızca “sehven yanlış yazılmıştır” açıklamasıyla maddi hata düzeltmesi sayılmaz.

Sehven Yapılan Hata ile Islah Arasındaki Fark Nedir?

Sehven yapılan açık maddi hatanın düzeltilmesi ile ıslah farklı hukuki işlemlerdir.

Maddi hatanın düzeltilmesi, belirli bir belgede bulunan açık yazı veya hesap yanlışlığının giderilmesidir.

Islah ise tarafın daha önce yaptığı usul işlemlerini kanuni koşullarla kısmen veya tamamen düzeltmesine ya da değiştirmesine imkân tanıyan usuli kurumdur.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 176 ve devamı maddelerinde ıslah, 183. maddesinde ise maddi hataların düzeltilmesi düzenlenmiştir.

Örneğin dilekçede yanlış yazılmış bir rakamın düzeltilmesi açık maddi hata kapsamında olabilirken, dava talebinin kapsamının değiştirilmesi ıslah veya ilgili başka bir usuli işlem gerektirebilir.

Dolayısıyla maddi hata düzeltmesi için başvurulması, ıslahın kanuni şartlarının dolanılması amacıyla kullanılamaz.

Konuyla ilgili daha ayrıntılı bilgi için ıslah sözlük maddemizi inceleyebilirsiniz.

Mahkeme Kararında Sehven Yazılması Ne Demek?

Mahkeme kararında bir ifadenin sehven yazıldığının belirtilmesi, karar metninde açık bir yanlışlığın bulunduğunu ifade edebilir.

Örneğin tarafın adının yanlış yazılması veya karar metnindeki açık hesap hatası bu kapsamda değerlendirilebilir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 304. maddesi, hükümde bulunan yazı, hesap ve diğer benzeri açık maddi hataların düzeltilmesini düzenlemektedir.

Ancak mahkeme kararının hukuki sonucunun değiştirilmesi, yalnızca sehven yazıldığı belirtilerek hükmün tashihi yoluyla gerçekleştirilemez.

Hükmün Tashihi Nedir?

Hükmün tashihi, mahkeme kararında bulunan açık yazı, hesap veya bunlara benzer maddi hataların kanuni usulle düzeltilmesidir.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 304. maddesine göre hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkeme tarafından kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir.

Örneğin mahkeme kararında bir tarafın adının yanlış yazılması veya açık hesaplama hatası bulunması durumunda tashih gündeme gelebilir.

Ancak tashih yoluyla kararın esasına ilişkin yeni bir hüküm kurulması veya mahkemenin hukuki değerlendirmesinin değiştirilmesi mümkün değildir.

Sehven Yazılan Mahkeme Kararı Nasıl Düzeltilir?

Mahkeme kararında bulunan açık maddi hatalar, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 304. maddesi kapsamında düzeltilebilir.

Mahkeme, kanuni koşulların bulunması hâlinde taraflardan birinin talebi üzerine veya kendiliğinden tashih işlemi yapabilir.

Ancak kararın anlamı açık değilse ya da hüküm fıkraları arasında çelişki bulunuyorsa HMK’nın 305. maddesindeki hükmün tavzihi hükümleri gündeme gelebilir.

Dolayısıyla hükümdeki maddi hata ile hükmün açıklanmasını gerektiren belirsizlik aynı hukuki sorun değildir.

Tashih ile Tavzih Arasındaki Fark Nedir?

Tashih ve tavzih, mahkeme kararlarıyla ilgili ancak farklı amaçlara hizmet eden usuli işlemlerdir.

Tashih, karar metnindeki açık yazı, hesap ve benzeri maddi hataların düzeltilmesidir.

Tavzih ise hükmün yeterince açık olmaması, icrasında tereddüt bulunması veya hüküm fıkralarının birbirine aykırı olması durumunda hükmün açıklığa kavuşturulmasıdır.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 304. maddesi tashihi, 305. maddesi ise tavzihi düzenler.

Örneğin karar metninde rakamın sehven yanlış yazılması tashih kapsamında değerlendirilebilirken, hüküm fıkrasının ne anlama geldiğinin belirsiz olması tavzih konusunu oluşturabilir.

Ancak her iki işlem de hükmün esasını değiştirmek amacıyla kullanılamaz.

Sehven Yanlış Karar Verilirse Ne Olur?

Bir mahkeme kararının hukuken yanlış olduğu iddiasıyla, karar metninde açık maddi hata bulunduğu iddiası birbirinden ayrılmalıdır.

Örneğin kararın dayandığı hukuki yorumun hatalı olması, yalnızca yazım yanlışlığı anlamına gelmez.

Bu durumda kararın niteliğine ve kanuni şartlara göre istinaf veya temyiz incelemesi gündeme gelebilir.

Buna karşılık karar metnindeki açık bir isim veya hesap hatası, hükmün tashihi hükümleri kapsamında düzeltilebilir.

İlgili başvuru yolları hakkında istinaf ve temyiz maddelerimizden yararlanabilirsiniz.

Sehven Yapılan Sözleşme Geçerli midir?

Bir sözleşmenin sehven veya yanılgı sonucu yapıldığının ileri sürülmesi, sözleşmenin her durumda geçersiz olduğu anlamına gelmez.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 30. maddesine göre sözleşme kurulurken esaslı yanılmaya düşen taraf, sözleşmeyle bağlı olmaz.

Ancak bu hükmün uygulanabilmesi için yanılmanın hukuken esaslı sayılması gerekir.

Örneğin sözleşmenin konusu veya tarafı konusunda esaslı yanılma bulunması hâlinde irade bozukluğuna ilişkin hükümler değerlendirilebilir.

Buna karşılık basit bir yazım yanlışlığı her zaman sözleşmenin bağlayıcılığını ortadan kaldırmaz.

Sözleşmede Sehven Yazılan Tutar Düzeltilebilir mi?

Sözleşmede yanlış yazılan tutarın hukuki sonucu, hatanın niteliğine göre belirlenir.

Türk Borçlar Kanunu’nun 31. maddesinde basit hesap yanlışlıklarının sözleşmenin geçerliliğini etkilemeyeceği ve bunların düzeltilmesiyle yetinileceği düzenlenmiştir.

Ancak taraflardan birinin gerçekte üstlenmek istediğinden önemli ölçüde daha fazla bir edim için iradesini açıklaması, koşullara göre esaslı yanılma oluşturabilir.

Bu nedenle basit bir hesaplama hatası ile sözleşmenin esaslı noktalarında ortaya çıkan yanılma aynı şekilde değerlendirilmemelidir.

Sehven Yapılan Ödeme Geri Alınabilir mi?

Yanlışlıkla yapılan bir ödemenin geri istenip istenemeyeceği, ödemenin hukuki nedenine ve ilgili kanun hükümlerine bağlıdır.

Örneğin kişinin gerçekte borçlu olmadığı bir tutarı kendisini borçlu sanarak ödemesi durumunda sebepsiz zenginleşme hükümleri gündeme gelebilir.

Türk Borçlar Kanunu’nun 78. maddesi, borçlanılmamış edimin ifasına ilişkin özel düzenleme içermektedir.

Ancak bir ödemenin sehven yapıldığının ileri sürülmesi, ödenen tutarın her koşulda geri alınabileceği anlamına gelmez.

Ödemenin sebebi, borç ilişkisi, yanılmanın varlığı ve ilgili zamanaşımı hükümleri birlikte değerlendirilmelidir.

Sehven Yanlış Hesaba Para Gönderilirse Ne Olur?

Yanlış hesaba para gönderilmesi, işlemin özelliklerine göre sebepsiz zenginleşme veya ilgili başka hukuki düzenlemeler kapsamında değerlendirilebilir.

Örneğin bir kişi yanlış IBAN numarasına para transfer etmiş olabilir.

Bu durumda ödemenin gerçekten haklı bir hukuki sebebe dayanıp dayanmadığı ve parayı alan kişinin hukuki durumu önem taşır.

Ancak yanlış hesaba gönderilen her tutarın banka tarafından derhâl ve tek taraflı biçimde geri alınabileceği söylenemez.

İşlemin geri alınması ve ödemenin iadesi bakımından bankacılık mevzuatı, hesap sahibinin durumu ve genel borçlar hukuku hükümleri değerlendirilebilir.

Sehven Gönderilen Tebligat Geçerli midir?

Bir tebligatın yanlışlıkla gönderilmiş olması ile usule aykırı şekilde tebliğ edilmesi farklı durumlardır.

Tebligatın hukuki sonuçları, 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve ilgili mevzuata göre belirlenir.

Örneğin yanlış adrese gönderilen tebligatta kanuni tebliğ şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği önem taşır.

Tebligat Kanunu’nun 32. maddesinde usulsüz tebliğin, muhatabın tebliği öğrenmesi durumunda geçerli sayılmasına ilişkin hüküm bulunmaktadır.

Ancak tebligatın yanlış dosyaya ait olması veya yanlış kişiye gönderilmesi gibi durumlarda ayrıca inceleme gerekebilir.

Bu nedenle sehven gönderildiği söylenen bütün tebligatların aynı hukuki sonucu doğurduğu kabul edilemez.

İdari İşlemlerde Sehven Hata Yapılması Ne Anlama Gelir?

İdari işlemlerde sehven hata, idare tarafından hazırlanan bir karar, yazı veya kayıtta yanlışlık meydana geldiğini ifade edebilir.

Örneğin bir kurumun yazısında kişinin adının veya dosya numarasının yanlış belirtilmesi açık maddi hata niteliğinde olabilir.

Ancak idari işlemin yalnızca maddi hatasının düzeltilmesiyle, işlemin hukuki sonucunun değiştirilmesi aynı değildir.

Bu nedenle idari işlemin geri alınması, kaldırılması veya düzeltilmesi bakımından işlemin niteliği ve ilgili idare hukuku kuralları dikkate alınmalıdır.

İdari Yargı Kararında Sehven Yapılan Hata Nasıl Düzeltilir?

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 30. maddesinde, idari yargı kararlarındaki belirli yanlışlıkların düzeltilmesi düzenlenmiştir.

Bu maddeye göre tarafların adı, soyadı, sıfatı ve iddiaları sonucuna ilişkin yanlışlıklar ile hüküm fıkrasındaki hesap yanlışlıklarının düzeltilmesi istenebilir.

Ancak yanlışlıkların düzeltilmesi, kararın esasının yeniden değerlendirilmesi anlamına gelmez.

Bir idari yargı kararının hukuken hatalı olduğu iddiası, ilgili kanun yolu hükümleri kapsamında ayrıca değerlendirilmelidir.

Sehven Yapılmıştır İfadesi Hukuki Sorumluluğu Ortadan Kaldırır mı?

Hayır. Bir işlemin sehven yapıldığının belirtilmesi, doğmuş olan hukuki sorumluluğu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Örneğin yanlışlıkla yapılan bir işlem sonucunda başka bir kişinin zarara uğraması durumunda, ilgili sorumluluk hükümleri gündeme gelebilir.

Ancak hukuki sorumluluğun doğup doğmadığı; kusur, hukuka aykırılık, zarar ve nedensellik bağı gibi ilgili sorumluluk türüne özgü şartlara göre belirlenir.

Bu nedenle işlemin kasıtlı olmaması ile herhangi bir hukuki sorumluluk doğurmaması aynı durum değildir.

Sehven ile Kasten Arasındaki Fark Nedir?

Sehven ve kasten, bir davranışın gerçekleştirilme biçimi bakımından farklı anlamlar taşır.

Sehven, işlemin yanlışlıkla veya istenmeden yapılmasını ifade eder.

Kasten ise bir davranışın bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesiyle ilgilidir.

Örneğin bir belgede yanlış rakamın istemeden yazılması sehven hata olarak açıklanabilirken, bilerek yanlış bilgi verilmesi farklı hukuki sonuçlar doğurabilir.

Ancak bir davranışın kasıtlı veya hatalı olup olmadığı yalnızca kişinin kullandığı ifadeye göre değil, somut olayın koşullarına göre belirlenir.

Sehven Hakkında Bilinmesi Gerekenler

  • Sehven, yanlışlıkla veya hata sonucu anlamına gelir.
  • Hukukta özellikle dilekçeler, mahkeme kararları ve resmî yazışmalarda kullanılır.
  • Bir işlemin sehven yapılması, işlemi kendiliğinden geçersiz kılmaz.
  • Açık yazı ve hesap hataları, HMK’nın 183. maddesi kapsamında düzeltilebilir.
  • Mahkeme hükmündeki açık maddi hataların düzeltilmesi, hükmün tashihi olarak adlandırılır.
  • Tashih ile tavzih farklı usuli işlemlerdir.
  • Maddi hatanın düzeltilmesi ile ıslah aynı hukuki kurum değildir.
  • Bir sözleşmedeki esaslı yanılma ile basit hesap hatası farklı hukuki sonuçlar doğurur.
  • Yanlışlıkla yapılan ödemenin iadesinde sebepsiz zenginleşme hükümleri gündeme gelebilir.
  • Sehven yapılan tebligatın hukuki sonucu, ilgili tebligat kurallarına göre belirlenir.
  • İdari yargı kararlarında belirli yanlışlıklar özel kanuni usulle düzeltilebilir.
  • Bir işlemin sehven yapılmış olması, hukuki sorumluluğu her durumda ortadan kaldırmaz.

Sehven ile İlgili Hukuki Dayanaklar

Sehven kelimesi bağımsız bir hukuki yaptırım olarak değil, hata ve yanılmanın niteliğini açıklayan bir ifade olarak kullanılır. Bu nedenle hukuki sonuçları, hatanın meydana geldiği işleme ilişkin kanun hükümlerine göre belirlenir.

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 176: Islahın kapsamı ve sayısı.
  • HMK m. 177: Islahın zamanı ve şekli.
  • HMK m. 183: Dava dosyasındaki açık yazı ve hesap hatalarının düzeltilmesi.
  • HMK m. 304: Hükümdeki yazı, hesap ve diğer benzeri açık maddi hataların düzeltilmesi.
  • HMK m. 305: Hükmün tavzihi.
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 30: Sözleşmenin kurulmasında esaslı yanılma.
  • TBK m. 31: Açıklamada yanılma ve basit hesap yanlışlıkları.
  • TBK m. 32-35: Saikte yanılma, iletmede yanılma ve yanılmanın diğer hukuki sonuçları.
  • TBK m. 39: İrade bozukluğu nedeniyle sözleşmeyle bağlı olmama hakkının kullanılması.
  • TBK m. 77: Sebepsiz zenginleşmeden doğan borç ilişkisi.
  • TBK m. 78: Borçlanılmamış edimin ifası.
  • 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) m. 30: İdari yargı kararlarındaki yanlışlıkların düzeltilmesi.
  • 7201 sayılı Tebligat Kanunu (TK) m. 32: Usulsüz tebliğin öğrenme hâlindeki hukuki sonucu.

Resmî kaynaklar:

Sehven yapılan bir işlemin hukuki sonuçları, hatanın açık maddi yanlışlık mı, esaslı yanılma mı yoksa ilgili işlemin geçerliliğini etkileyen başka bir durum mu olduğuna göre değişir. Özellikle mahkeme kararları, dava dilekçeleri, sözleşmeler ve resmî işlemlerde hatanın düzeltilmesi için ilgili kanunda öngörülen yöntemin kullanılması önem taşır.

Kategori
1