Mutlak butlan, bir hukuki işlemin kanunda öngörülen temel geçerlilik şartlarını taşımaması nedeniyle kesin hükümsüzlük yaptırımına tabi olmasıdır. Hukuk öğretisinde kullanılan bu kavram, özellikle kanunun emredici hükümlerine, kamu düzenine veya ahlaka aykırı işlemler bakımından önem taşır. Ancak mutlak butlanın hukuki sonuçları, sözleşmeler, evlenme işlemleri ve şirket kararları bakımından farklılık gösterebilir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 27. maddesinde sözleşmelerin kesin hükümsüzlüğü düzenlenmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 145. maddesinde ise evlenmenin mutlak butlan nedenleri sayılmıştır. Bu iki düzenleme, aynı temel geçersizlik kavramıyla ilişkili olsa da farklı hukuki sonuçlar doğurur.
Kısaca: Mutlak butlan, hukuki işlemin ağır bir geçerlilik eksikliği nedeniyle kesin hükümsüz olmasıdır. Örneğin konusu kanunun emredici hükümlerine aykırı bir sözleşme kesin hükümsüz olabilir. Ancak mutlak butlanla sakat bir evlilik, mahkeme kararı verilinceye kadar geçerli bir evliliğin bütün sonuçlarını doğurur.
Mutlak Butlan Nedir?
Mutlak butlan, hukuken kurulmuş bir işlemin geçerli sayılabilmesi için gereken temel şartların eksik olması veya işlemin hukuk düzeninin korumadığı bir içeriğe sahip bulunması nedeniyle ortaya çıkan kesin hükümsüzlük durumudur.
Örneğin iki kişi arasında yapılan bir sözleşmenin konusu, kanunun emredici hükümlerine açıkça aykırı olabilir. Bu durumda sözleşmenin geçersizliği, Türk Borçlar Kanunu’nun 27. maddesi kapsamında değerlendirilir.
Ancak mutlak butlan, bütün hukuk alanlarında aynı usule tabi değildir. Özellikle aile hukukunda evlenmenin mutlak butlanı için mahkeme kararı gerekir.
Butlan kavramının genel anlamı ve diğer geçersizlik türleri hakkında butlan sözlük maddemizi inceleyebilirsiniz.
Mutlak Butlanın Şartları Nelerdir?
Mutlak butlanın ortaya çıkmasına neden olan şartlar, hukuki işlemin türüne göre belirlenir.
Borçlar hukukunda Türk Borçlar Kanunu’nun 27. maddesine göre şu nedenler kesin hükümsüzlük sonucunu doğurabilir:
- Kanunun emredici hükümlerine aykırılık,
- Ahlaka aykırılık,
- Kamu düzenine aykırılık,
- Kişilik haklarına aykırılık,
- Sözleşmenin konusunun başlangıçtan itibaren imkânsız olması.
Ancak evlenmenin mutlak butlanında bu genel sözleşme nedenleri değil, Türk Medeni Kanunu’nun 145. maddesinde belirtilen özel sebepler uygulanır.
Bu nedenle bir işlemin mutlak butlanla sakat olup olmadığı değerlendirilirken öncelikle işlemin tabi olduğu hukuk alanı belirlenmelidir.
Mutlak Butlanın Hukuki Sonuçları Nelerdir?
Mutlak butlanın temel sonucu, hukuki işlemin geçerlilik bakımından ağır bir sakatlık taşımasıdır.
Genel borçlar hukukunda kesin hükümsüz sözleşme, kural olarak başlangıçtan itibaren geçerli sözleşmesel sonuç doğurmaz.
Örneğin kesin hükümsüz bir sözleşmeye dayanılarak taraflardan sözleşmenin geçerliymiş gibi ifası istenemez. Bununla birlikte daha önce yapılmış ödemelerin veya teslim edilen malların hukuki durumu, sebepsiz zenginleşme ve ilgili diğer hükümler kapsamında ayrıca değerlendirilebilir.
Aile hukukunda ise farklı bir sonuç bulunmaktadır. Mutlak butlanla sakat bir evlilik, hâkimin kararına kadar geçerli bir evliliğin sonuçlarını doğurur.
Dolayısıyla mutlak butlanın bütün hukuki işlemleri aynı şekilde ve aynı tarihten itibaren etkilediği söylenemez.
Mutlak Butlan ile Nispi Butlan Arasındaki Fark Nedir?
Mutlak butlan ve nispi butlan, hukuki işlemlerdeki geçersizlik nedenlerini ayırmak için kullanılan kavramlardır.
Mutlak butlan, genel olarak hukuk düzeninin ağır geçerlilik eksiklikleri nedeniyle işlemi kesin hükümsüz kabul etmesiyle ilgilidir.
Nispi butlan ise belirli kişileri koruyan ve kanunda öngörülen koşullarda iptal hakkının kullanılmasına bağlı sonuçlarla ilişkilidir.
Örneğin evlenmenin mutlak butlan nedenleri Türk Medeni Kanunu’nun 145. maddesinde, nispi butlan nedenleri ise 148 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
Nispi butlanda dava açma hakkı ve süreler daha sınırlı olabilir. Bununla birlikte bu ayrımın sonuçları, hukuki işlemin türüne göre farklılık gösterir.
Mutlak Butlan ile Yokluk Arasındaki Fark Nedir?
Mutlak butlan ve yokluk, farklı hukuki sakatlıkları ifade eder.
Yokluk, bir hukuki işlemin kurulabilmesi için gerekli kurucu unsurların bulunmaması nedeniyle işlemin hukuken varlık kazanmaması durumudur.
Mutlak butlan ise işlem kurulmuş olmakla birlikte temel geçerlilik koşullarını taşımadığı için kesin hükümsüzlük yaptırımına tabi olmasıdır.
Örneğin sözleşme kurulması için gerekli karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamalarının bulunmaması, sözleşmenin kurulmamış olması sonucunu doğurabilir.
Buna karşılık taraflar arasında kurulmuş bir sözleşmenin konusunun kamu düzenine aykırı olması, kesin hükümsüzlük kapsamında değerlendirilir.
Mutlak Butlan ile İptal Edilebilirlik Arasındaki Fark Nedir?
Mutlak butlan, genel borçlar hukuku bakımından işlemin baştan itibaren kesin hükümsüz olmasıyla ilişkilidir.
İptal edilebilirlik ise belirli hukuki sakatlıklar nedeniyle ilgili kişiye işlemi ortadan kaldırma hakkı tanınmasıyla ilgilidir.
Örneğin Türk Borçlar Kanunu’nun 30 ve devamı maddelerinde yanılma, aldatma ve korkutma gibi irade bozuklukları düzenlenmiştir.
Bu durumlarda ilgili kişi, kanunda belirtilen şartlar ve süreler kapsamında sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirebilir.
Ancak bu işlem, başlangıçtan itibaren kesin hükümsüz bir sözleşmeyle tamamen aynı hukuki duruma sahip değildir.
Sözleşmelerde Mutlak Butlan Nedir?
Sözleşmelerde mutlak butlan, sözleşmenin kesin hükümsüz olması anlamında kullanılır.
Türk Borçlar Kanunu’nun 27. maddesi, kesin hükümsüzlük bakımından temel düzenlemedir.
Örneğin taraflar arasında yapılan bir sözleşmede, kanunun emredici hükümlerine aykırı bir yükümlülük düzenlenmiş olabilir.
Ancak yalnızca sözleşmenin bir hükmünün hukuka aykırı olması, bütün sözleşmenin mutlaka geçersiz sayılmasını gerektirmez.
Bu nedenle sözleşmenin tamamının mı yoksa yalnızca belirli bölümünün mü geçersiz olduğu ayrıca değerlendirilmelidir.
Mutlak Butlanla Sakat Sözleşme Geçerli Hâle Gelir mi?
Kesin hükümsüz bir sözleşme, genel olarak tarafların sonradan onay vermesiyle kendiliğinden geçerli hâle gelmez.
Örneğin başlangıçta konusu kanuna aykırı olan bir sözleşmenin taraflarca daha sonra kabul edilmesi, sözleşmedeki hukuka aykırılığı ortadan kaldırmaz.
Ancak tarafların geçerlilik koşullarını taşıyan yeni bir hukuki işlem yapması ayrı bir konudur.
Bu nedenle kesin hükümsüz işlemin sonradan onaylanması ile hukuka uygun yeni bir sözleşme kurulması birbirinden ayrılmalıdır.
Kısmi Mutlak Butlan Nedir?
Kısmi mutlak butlan, sözleşmenin yalnızca belirli hükümlerinin kesin hükümsüz olması durumudur.
Türk Borçlar Kanunu’nun 27. maddesinin ikinci fıkrasına göre sözleşmenin bazı hükümlerinin hükümsüz olması, kural olarak diğer hükümlerinin geçerliliğini etkilemez.
Ancak kesin hükümsüz hükümler olmaksızın sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılıyorsa sözleşmenin tamamı kesin hükümsüz olur.
Örneğin sözleşmedeki belirli bir kayıt, emredici hukuk kurallarına aykırı olabilir. Bu durumda söz konusu kaydın diğer hükümlerden ayrılıp ayrılamayacağı değerlendirilir.
Evlenmenin Mutlak Butlanı Nedir?
Evlenmenin mutlak butlanı, evliliğin kuruluşu sırasında Türk Medeni Kanunu’nda sınırlı olarak sayılan ağır geçersizlik nedenlerinden birinin bulunmasıdır.
Türk Medeni Kanunu’nun 145. maddesinde evlenmenin mutlak butlan nedenleri düzenlenmiştir.
Ancak bu nedenlerden birinin bulunması evliliğin herhangi bir mahkeme kararı olmadan kendiliğinden sona erdiği anlamına gelmez.
Türk Medeni Kanunu’nun 156. maddesine göre batıl evlilik ancak hâkimin kararıyla sona erer.
Bu ayrım, evlenmenin mutlak butlanını sözleşmelerdeki genel kesin hükümsüzlükten ayıran en önemli özelliklerden biridir.
Evlenmede Mutlak Butlan Nedenleri Nelerdir?
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 145. maddesine göre evlenmenin mutlak butlan nedenleri dört başlık altında düzenlenmiştir:
- Eşlerden birinin evlenme sırasında evli bulunması: Önceki evliliği devam eden kişinin yeniden evlenmesi.
- Sürekli ayırt etme gücü yokluğu: Eşlerden birinin evlenme sırasında sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun bulunması.
- Evlenmeye engel derecede akıl hastalığı: Eşlerden birinde kanunda belirtilen derecede evlenmeye engel akıl hastalığı bulunması.
- Evlenmeye engel hısımlık: Eşler arasında kanunun evlenmeyi yasakladığı derecede hısımlık bulunması.
Bu nedenlerin her biri, evlenmenin kurulduğu tarihteki hukuki ve fiilî koşullar dikkate alınarak değerlendirilir.
Örneğin kişinin sonradan sağlık sorunu yaşaması, evlenme sırasında mutlak butlan nedeni bulunduğunu kendiliğinden göstermez.
Evli Bir Kişinin Yeniden Evlenmesi Mutlak Butlan mıdır?
Türk Medeni Kanunu’nun 145. maddesine göre eşlerden birinin evlenme sırasında başka biriyle evli bulunması, mutlak butlan nedenidir.
Örneğin önceki evliliği hukuken sona ermemiş bir kişinin ikinci bir evlilik yapması durumunda yeni evlilik bakımından mutlak butlan gündeme gelir.
Ancak Türk Medeni Kanunu’nun 147. maddesinde bu duruma ilişkin özel bir hüküm bulunmaktadır.
Önceki evlilik, ikinci evliliğin butlanına karar verilmeden önce sona ermişse ve ikinci evlenmedeki diğer eş iyiniyetliyse ikinci evliliğin butlanına karar verilemez.
Dolayısıyla her olayda yalnızca ikinci evliliğin yapılmış olmasına bakılarak aynı hukuki sonuca varılamaz.
Mutlak Butlan Davası Nedir?
Mutlak butlan davası, kanunda belirtilen ağır geçersizlik nedenlerine dayanan hukuki işlemin hükümsüzlüğüne ilişkin mahkeme incelemesini ifade eder.
Ancak bütün hukuk alanlarında aynı usule tabi tek bir mutlak butlan davası bulunmamaktadır.
Örneğin kesin hükümsüz bir sözleşmenin geçersizliğinin tespitiyle evlenmenin mutlak butlanına karar verilmesi farklı usuli düzenlemelere tabidir.
Türk Medeni Kanunu’nun 146. maddesinde evlenmenin mutlak butlanı davasını açabilecek kişiler düzenlenmiştir.
Bu nedenle hangi dava yolunun kullanılacağı, mutlak butlan iddiasına konu işlemin niteliğine göre belirlenmelidir.
Evlenmenin Mutlak Butlanı Davasını Kimler Açabilir?
Türk Medeni Kanunu’nun 146. maddesine göre evlenmenin mutlak butlanı davası Cumhuriyet savcısı tarafından resen açılır. İlgisi olan kişiler de dava açabilir.
Ancak bu genel kurala ilişkin özel sınırlamalar bulunmaktadır.
Örneğin sona ermiş bir evliliğin mutlak butlanı, Cumhuriyet savcısı tarafından resen dava edilemez. Buna karşılık ilgisi bulunan kişiler kanuni koşullarda mutlak butlanın karar altına alınmasını isteyebilir.
Ayrıca ayırt etme gücünün sonradan kazanılması veya evlenmeye engel akıl hastalığının iyileşmesi durumlarında, dava açma hakkına ilişkin özel sınırlamalar uygulanır.
Bu nedenle dava hakkının belirlenmesinde Türk Medeni Kanunu’nun 146 ve 147. maddeleri birlikte değerlendirilmelidir.
Mutlak Butlan Davası Hangi Mahkemede Açılır?
Evlenmenin mutlak butlanına ilişkin davalar, kural olarak aile mahkemelerinin görev alanına girer.
4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun, aile hukukundan doğan uyuşmazlıklarda görevli mahkemelerin belirlenmesi bakımından önem taşır.
Aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde ise ilgili kanuni düzenlemeler çerçevesinde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla görev yapabilir.
Buna karşılık sözleşmelerin kesin hükümsüzlüğüyle ilgili uyuşmazlıklarda görevli mahkeme, sözleşmenin türüne göre değişebilir.
Mutlak Butlan Davasında Zamanaşımı Var mı?
Mutlak butlanla ilgili sürelerin değerlendirilmesinde işlemin türüne göre ayrım yapılmalıdır.
Genel borçlar hukukunda kesin hükümsüzlük iddiasının ileri sürülmesi, kural olarak belirli bir zamanaşımı süresine bağlı değildir.
Ancak geçersiz sözleşme kapsamında yapılan ödemelerin geri istenmesi gibi talepler ayrı zamanaşımı hükümlerine tabi olabilir.
Evlenmenin mutlak butlanı bakımından ise Türk Medeni Kanunu’nun 146 ve 147. maddelerinde dava açma hakkına ilişkin özel düzenlemeler bulunur.
Bu nedenle mutlak butlanın bütün hukuki sonuçları için tek bir zamanaşımı süresi bulunduğu söylenemez.
Mutlak Butlan Hâlinde Evlilik Kendiliğinden Sona Erer mi?
Hayır. Türk Medeni Kanunu’nun 156. maddesine göre batıl bir evlilik ancak hâkimin kararıyla sona erer.
Aynı madde, mutlak butlan hâlinde dahi evlenmenin mahkeme kararına kadar geçerli bir evliliğin bütün sonuçlarını doğuracağını açıkça düzenlemektedir.
Örneğin evlenmenin mutlak butlanına neden olan bir durum bulunmasına rağmen henüz mahkeme kararı verilmemişse evlilik, kanunun öngördüğü şekilde hukuki sonuçlarını doğurmaya devam eder.
Bu nedenle evlenmenin mutlak butlanı, sözleşmelerdeki kesin hükümsüzlüğün doğrudan ve aynı şekilde uygulandığı bir alan değildir.
Mutlak Butlan ile Boşanma Arasındaki Fark Nedir?
Mutlak butlan ve boşanma, evlilik birliğinin sona ermesiyle ilgili farklı hukuki nedenlere dayanır.
Mutlak butlan, evlenmenin kurulduğu sırada kanunda belirtilen ağır geçersizlik nedenlerinden birinin bulunmasıyla ilgilidir.
Boşanma ise geçerli şekilde kurulmuş bir evlilikte, kanunun öngördüğü boşanma nedenlerinden birinin bulunması üzerine gündeme gelir.
Örneğin evlenme sırasında eşlerden birinin başka biriyle evli olması, mutlak butlan nedenidir.
Buna karşılık evlilik birliğinin temelinden sarsılması, Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesi kapsamında boşanma nedeni olabilir.
Bu nedenle mutlak butlan davası ile boşanma davasının hukuki şartları birbirinden farklıdır.
Mutlak Butlan Kararı Çocukları Nasıl Etkiler?
Evlenmenin butlanına karar verilmesi, bu evlilik içinde doğan çocukların hukuki durumunu özel düzenlemeler kapsamında etkiler.
Türk Medeni Kanunu’nun 157. maddesine göre mahkemece batıl olduğuna karar verilen bir evlilikten doğan çocuklar, ana ve baba iyiniyetli olmasalar bile evlilik içinde doğmuş sayılır.
Aynı maddede çocuklarla ana ve baba arasındaki ilişkilere boşanmaya ilişkin hükümlerin uygulanacağı düzenlenmiştir.
Bu nedenle evlenmenin mutlak butlanı, çocukların evlilik içi doğumdan kaynaklanan hukuki statülerinin kendiliğinden ortadan kalkması anlamına gelmez.
Mutlak Butlan Kararı Miras Haklarını Etkiler mi?
Evlenmenin mutlak butlanına karar verilmesinin miras hukuku bakımından sonuçları olabilir.
Türk Medeni Kanunu’nun 159. maddesi, evlenmenin butlanına ilişkin karar sonucunda sağ kalan eşin mirasçılık durumuna yönelik özel hükümler içermektedir.
Bu maddeye göre evlenme sırasında iyiniyetli olmadığı anlaşılan sağ kalan eş, yasal mirasçı olamayacağı gibi daha önce yapılmış ölüme bağlı tasarruflarla kendisine sağlanan hakları da kaybeder.
Ancak sağ kalan eşin iyiniyetli olup olmadığı ve miras hakkının bulunup bulunmadığı, somut olayın koşullarına göre değerlendirilmelidir.
Miras bırakan kavramıyla ilgili ayrıntılar için muris sözlük maddemizi inceleyebilirsiniz.
Hâkim Mutlak Butlanı Resen Dikkate Alır mı?
Hâkimin mutlak butlanı kendiliğinden dikkate alabilmesi, geçersizliğin türüne bağlıdır.
Genel borçlar hukukunda kesin hükümsüzlük, kural olarak mahkemenin uyuşmazlığı değerlendirirken kendiliğinden göz önünde bulundurabileceği bir geçersizlik nedenidir.
Ancak aile hukukunda evlenmenin mutlak butlanına ilişkin dava usulü ayrıca düzenlenmiştir.
Türk Medeni Kanunu’nun 146. maddesi Cumhuriyet savcısının resen dava açabileceğini belirtirken, 156. maddesi evliliğin hâkim kararıyla sona ereceğini düzenler.
Bu nedenle resen değerlendirme ile evlenmenin butlanı hakkında dava açılması ve hüküm kurulması birbirinden ayrılmalıdır.
Resen kavramının anlamını resen sözlük maddemizde ayrıca açıkladık.
Anonim Şirketlerde Mutlak Butlan Nedir?
Anonim şirketlerde bazı yönetim kurulu ve genel kurul kararlarının ağır hukuka aykırılıklar nedeniyle batıl olması mümkündür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 391. maddesi, yönetim kurulu kararlarının butlanını düzenlemektedir.
Aynı Kanun’un 447. maddesinde ise anonim şirket genel kurul kararlarının butlanına ilişkin hükümler bulunmaktadır.
Örneğin pay sahiplerinin vazgeçilmez haklarını kanuna aykırı şekilde ortadan kaldıran belirli genel kurul kararları butlan kapsamında değerlendirilebilir.
Ancak bir şirket kararının hukuka aykırı olması, her durumda mutlak butlan sonucunu doğurmaz. İptal edilebilirlik ile butlan farklı yaptırımlardır.
Mutlak Butlan Nasıl İspatlanır?
Mutlak butlanın ispatı, ileri sürülen geçersizlik nedenine ve uyuşmazlığın niteliğine göre değişir.
Örneğin evlenmenin mutlak butlanına ilişkin davada, evlenme tarihinde önceki evliliğin devam edip etmediği nüfus kayıtlarıyla araştırılabilir.
Ayırt etme gücü veya evlenmeye engel akıl hastalığına ilişkin uyuşmazlıklarda ise sağlık kayıtları ve gerekli tıbbi değerlendirmeler önem taşıyabilir.
Bir sözleşmenin emredici hükümlere aykırılığında ise sözleşmenin içeriği ve ilgili kanun hükümleri incelenir.
Dolayısıyla mutlak butlanın bütün türlerinde aynı delillerin kullanılması zorunlu değildir.
Mutlak Butlan Kararına Karşı Kanun Yoluna Başvurulabilir mi?
Mutlak butlanla ilgili mahkeme kararlarına karşı kanun yoluna başvurulup başvurulamayacağı, davanın türüne ve ilgili usul hükümlerine göre belirlenir.
Örneğin evlenmenin mutlak butlanına ilişkin nihai mahkeme kararlarında, kanuni koşulların bulunması hâlinde istinaf incelemesi gündeme gelebilir.
Ancak kararın kesin olup olmadığı ve sonrasında temyiz yoluna başvurulup başvurulamayacağı, uygulanacak mevzuata göre değerlendirilmelidir.
Konuyla ilgili istinaf ve temyiz kavramlarını da inceleyebilirsiniz.
Mutlak Butlan Hakkında Bilinmesi Gerekenler
- Mutlak butlan, hukuki işlemin ağır bir geçerlilik eksikliği nedeniyle kesin hükümsüz olmasıyla ilgilidir.
- Borçlar hukukunda kesin hükümsüzlük, Türk Borçlar Kanunu’nun 27. maddesinde düzenlenmiştir.
- Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine veya kişilik haklarına aykırılık kesin hükümsüzlük nedeni olabilir.
- Konusu başlangıçtan itibaren imkânsız olan sözleşmeler kesin hükümsüz olabilir.
- Mutlak butlan ile nispi butlan aynı hukuki yaptırım değildir.
- Mutlak butlan ve yokluk farklı kavramlardır.
- Sözleşmenin yalnızca belirli bölümünün kesin hükümsüz olması mümkündür.
- Kesin hükümsüz sözleşme, kural olarak sonradan onay verilmesiyle kendiliğinden geçerli olmaz.
- Evlenmenin mutlak butlan nedenleri Türk Medeni Kanunu’nun 145. maddesinde sınırlı olarak sayılmıştır.
- Evlenmenin mutlak butlanı davası Cumhuriyet savcısı tarafından kanuni koşullarla resen açılabilir.
- Mutlak butlanla sakat evlilik, hâkim kararı verilinceye kadar geçerli bir evliliğin sonuçlarını doğurur.
- Evlenmenin butlanına karar verilmesi çocukların evlilik içinde doğmuş sayılma durumunu ortadan kaldırmaz.
- Evlenmenin mutlak butlanının mirasçılık bakımından özel sonuçları bulunabilir.
- Anonim şirketlerin bazı genel kurul ve yönetim kurulu kararları butlanla sakat olabilir.
Mutlak Butlan ile İlgili Hukuki Dayanaklar
Mutlak butlan kavramına ilişkin düzenlemeler, hukuki işlemin türüne göre farklı kanunlarda yer almaktadır.
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 26: Sözleşme özgürlüğünün sınırları.
- TBK m. 27: Kesin hükümsüzlük ve kısmi hükümsüzlük.
- TBK m. 30-39: İrade bozukluklarına ilişkin hükümler ve sözleşmeyle bağlı olmama.
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 145: Evlenmenin mutlak butlan nedenleri.
- TMK m. 146: Mutlak butlan davasını açma görevi ve hakkı.
- TMK m. 147: Mutlak butlan davası hakkının sınırlanması veya ortadan kalkması.
- TMK m. 148-153: Evlenmenin nispi butlanına ilişkin hükümler.
- TMK m. 156: Batıl evliliğin hâkim kararıyla sona ermesi ve karara kadar doğurduğu hukuki sonuçlar.
- TMK m. 157: Evlenmenin butlanının çocuklar yönünden sonuçları.
- TMK m. 158: İyiniyetli eşin hukuki durumunun korunması.
- TMK m. 159: Evlenmenin butlanının mirasçılık bakımından sonuçları.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 391: Yönetim kurulu kararlarının butlanı.
- TTK m. 445-446: Genel kurul kararlarının iptali ve dava hakkı.
- TTK m. 447: Genel kurul kararlarının butlanı.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 106: Tespit davası.
- HMK m. 114/1-h: Dava açmakta hukuki yararın bulunması.
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 4: Aile mahkemelerinin görev alanı.
Resmî kaynaklar:
- Mevzuat Bilgi Sistemi – Türk Borçlar Kanunu, Türk Medeni Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu
- Anayasa Mahkemesi – Türkiye Cumhuriyeti Anayasası
- Adalet Bakanlığı İçtihat Bilgi Sistemi – Evlenmenin Butlanı ve Hukuki Sonuçları
- Adalet Bakanlığı İçtihat Bilgi Sistemi – Mutlak ve Nispi Butlan Ayrımı
Mutlak butlanın hukuki sonuçları; işlemin sözleşme, evlenme veya şirket kararı niteliğinde olmasına, geçersizlik nedenine ve ilgili özel kanun hükümlerine göre değişir. Özellikle borçlar hukukundaki kesin hükümsüzlük ile evlenmenin mutlak butlanı arasında hukuki sonuç ve dava usulü yönünden önemli farklılıklar bulunmaktadır.
